Gazze’deki 112 Basın Şehidine Saygıyla!

Ali Eyce yazdı; Gazze’deki 112 Basın Şehidine Saygıyla!

Dünkü yazımı gazeteciliğin ne zor bir meslek olduğunu yazarken, gerçek gazeteciliğin kişisel ve toplumsal olarak nasıl algılandığı, nasıl kullanıldığı ve nasıl yorumlandığı noktasına değinmiş ve sonunda da İsrail’in Gazze’deki saldırılarında, görevi başında hayatını kaybeden gazetecileri rahmet, saygıyla andım.

Yazımı köşemde kullanılması için editör masasına gönderdikten dakikalar sonra üyesi olduğum İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle mesajını mail, WhatsApp ve SMS yoluyla aldım.

O Mesaj:

“10 Ocak'lar bayram olmalı

Gazetecilerin haklarının yasal güvenceye alındığı 10 Ocak 1961 tarihi, kazanılmış haklar için kutlama günü olarak kabul edilmişti. Ancak geçen yıllar boyunca ne yazık ki kazanılmış haklarda geriye gidilmiş, basın üzerindeki baskı ve sansür artmıştır. İzmir Gazeteciler Cemiyeti olarak biz Gazetecilerin haberlerini özgürce yapabildiği, köşe yazılarının araştırma ve röportajların ceza konusu olmadığı özgür bir basın ortamına kavuşmayı istiyoruz. Ve her yıl 10 Ocak’ları özgürlük ortamı içinde kutlamayı diliyoruz.

Ancak ne yazık ki, her geçen gün bizi daha karamsar yapan bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bağımsız medya kuruluşlarının var olma savaşı verdiği, işsizliğin hüküm sürdüğü, basın özgürlüğü karnemizin kırıklarla dolu olduğu bir süreci yaşıyoruz.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü ‘’anma’’ olmaktan çıkarıp, gerçekten kutlayabilmek için gazetecilerin temel hak ve özgürlükler doğrultusunda görev yapabileceği, soruları ve yaptığı haberler yüzünden tehdit, baskı ve cezaya uğramayacağı, ücretlerin yoksulluk sınırı üzerine çıkacağı, basın kuruluşlarının kapanmayacağı bir Türkiye gerekiyor.

Bağımsız yayın yapan ve sayılarını bir elin parmağını geçmeyen ulusal ve yerel medya kuruluşları, tüm bu olumsuz koşullara rağmen ayakta kalma ve var olma mücadelesini sürdürüyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde en alt sıralarda yer alan ülkemizin hak ettiği üst sıralara gelmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bütün zor şartlara rağmen, gazeteciler halka gerçekleri söylemeye devam edecektir. Mesleklerini sürdürebilme mücadelesi veren meslektaşlarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlar, ancak çalışamayan, çalıştırılamayan ve mesleğini sürdüremeyen tüm meslektaşlarımız adına mücadelemizin yüksek sesle süreceğini bir kez daha vurgulamak isteriz.

İGC Yönetim Kurulu”

Son satırına kadar okudum.

Gazze’de İsrail’in görevlerini yaparken öldürdüğü 112 gazeteci meslektaşımız için bir iki satır okurum diye umut ettim.

Avrupa Birliğiyle entegreli fonlarla birçok gazetecilik eğitim projesine imza atan İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin dünyadan, dünyada gazetecilerin bir yerlerde katledilmesinden bi haber olmadığını düşündüm.

Bir rahmet, bir saygı, bir kınama, bir barış mesajıyla, 112 gazetecinin öldürülmesine bir iki satır değinmelerini beklerdim.

Bırakın öldürülmeyi, cezaevine konsa dahi Türkiye’de basın özgürlüğüne darbe vurulduğunu iddia eden Avrupa ülkelerinin, İsrail’in kirli savaşta görevini yapan 112 gazetecinin öldürülmesine sessiz kalmasının kınanmasını beklerdim.

Basın için özgürlük tamam!

Basın için iş imkânı tamam!

Basın için ceza, baskı, sansür, tehdit, ekonomi, para vs. tamam!

İsrail tarafından öldürülen 112 gazetecinin canı açıklamada eksik olmamalıydı!

Görevi başında ölen, öldürülen 112 gazetecinin hayatının bütün ‘Tamam’lardan daha da önemli olduğunu söylemek, yazmak dahi utanç verici.

Gazetecilik zor iş!
Gazeteci kalabilmekte de!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri