Bir baş taşır bedeninin üstünde içi boş kevgir.
Başkasının yükünü taşımaktan yılmaz beygir.
Ne söylesen hakikat adına bir çift sağır kulak.
Kendi derdine yanmaz, güdümleyene olur ulak.
Soytarılık yapar, yoktur benliği, tornadan çıkmış.
Tüm güzel değerleri, bir küçük çıkar için yıkmış.
Benliği yıkık, başkasının çöpüne kesilmiş bekçi.
Siz altın taçtan haber etseniz, soyundan elekçi.
Bir tek bildiği afaradan fikirlere itirazsız tabilik.
Derileri kabarmış, kemiklerinden çekilmiş ilik.
Enseden eğik bir boyun, emredilse emre hazır.
Parça etler saksağanda, o kazanın dibini kazır.
Ne garip, bütün külliyatı sersen, onu ırgalamaz.
Güdümleyen istemezse, dışarıya hava salamaz.
Oturur iki kürek kemiğinin üstüne, yaş bir taşa.
İnsan az çok bilmez mi, oturulmaz taş ile başa.
İnsanın insana kayıtsız bağlılığı tarih gibi eski.
Bu gönüllü kölelik zinciri, kesemez hiçbir keski.
Varlığını var görmeyen, küt efendiye itaat kesilir.
Hak insanda onur olur üzerine yapışanı tez silir.
Dünya dolu insan bir avuç hak bilmeze yol verir.
Köle ruhlu insan, boynundaki ilmiği kendi gerir.
Güdülenler, bilseniz perde arkasını, bin hesap.
Bilgelere kulak kesilin, baltaya olamazsınız sap.
Av.Yusuf AKIN/22.10.2026/İzmir