Moderatör Mustafa Tübcel, Gazeteci Arif Çayan, Köşe Yazarı Önder Şengüler ve Ceza Hukukçu Murad İdikurt; Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve beraberindeki isimlerin tutuklanmasıyla başlayan hukuki süreci, rüşvet çarkı iddialarını ve perde arkasındaki siyasi gelişmeleri yayında tüm detaylarıyla aktarıldı.
YAYIN LİNKİ:
"BAŞKA BELEDİYE BEKLİYORDUK, GÜZELBAHÇE SÜRPRİZ OLDU"
Daha önce kulislerde başka belediyelerin isimlerinin konuşulduğunu belirten Mustafa Tübcel, Güzelbahçe operasyonunun kendileri için de büyük bir şok olduğunu ifade etti. Tübcel, operasyon sabahını şu sözlerle anlattı:
"Bir sabah acı acı çalan bir telefonla uyandım. Arayan Arif Çayan'dı. 'Güzelbahçe Belediye Başkanı'nı almışlar' dedi. İnanamadım, 'İsim benzerliği mi, belediyeler mi karıştı?' dedim. Çünkü biz başka bir belediyeyi bekliyorduk. Arif bana 'Bir kalk elini yüzünü yıka, Güzelbahçe Belediyesi' deyince olayın ciddiyetini anladım. Benim ilk aklıma gelen 'Veli Ağbaba'ya operasyon yapılıyor' düşüncesi oldu."
"BELEDİYE BAŞKANI VE İMAR MÜDÜRÜ TUTUKLANDI"
Operasyonun hedefindeki isim olan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın İzmir siyasetinde çok tartışılan bir figür olduğunu belirten Tübcel; Günay’ın CHP içindeki dengelerine, Veli Ağbaba’ya olan yakınlığına ve Özgür Özel’e verdiği desteğe dikkat çekti.
Operasyonun bilançosuna değinen Tübcel, "Güzelbahçe Belediye Başkanı'nı, eşini ve eski belediye başkanını aldılar. Birçok kişi gözaltına alındı ancak Belediye Başkanı ile birlikte İmar Müdürü tutuklandı" diyerek sürecin hukuki boyutunun derinleştiğini vurguladı.
OPERASYONUN FİTİLİNİ ATEŞLEYEN İDDİA: "YALI BALIK ÜZERİNDEN RÜŞVET FATURASI"
Skandalın merkezinde, iş insanı Sinan Karahan’ın sosyal medyada yayınladığı videolar ve şikayetleri yer alıyor. İddialara göre ilçede imar ve işleyiş üzerinden ciddi bir usulsüzlük ağı kurulmuş durumda.
Operasyona gerekçe olan ana iddialar ve rüşvet trafiği iddiası şu şekilde sıralandı:
Ayrıcalıklı Gruplar: İş insanı Sinan Karahan, ilçede Miria Grup ve belediye başkanının oğlunun da içinde bulunduğu Günay Grup’un kayrıldığını ve usulsüz işler yapıldığını ileri sürdü.
Balıkçıda Rüşvet Trafiği İddiası: Karahan, kendisinden rüşvet istendiğini öne sürerek, "Benden rüşvet talep ettiler. Yalı Balık restoranı üzerinden fatura kestiler, ben de ödedim" iddiasında bulundu.
3.5 Milyon Liralık Kamu Zararı: Soruşturmanın bir diğer bacağını ise Belediyeler Birliği üzerinden yapılan harcamalar oluşturuyor. Sorumluların, yaklaşık 3.5 milyon TL tutarında kamu zararına yol açabilecek usulsüz harcamalara imza attığı iddia ediliyor.
"5 YOLSUZLUK, 1 UYUŞTURUCU DEMİŞTİK; OPERASYONLAR BAŞLADI"
Daha önceki yayınlarda İzmir genelinde büyük bir operasyon dalgası beklediklerini hatırlatan Köşe Yazarı Önder Şengüler ise , kulislerde konuşulan "5+1" formülünü şu sözlerle açıkladı:
"Mustafa abi, burası Time 35 TV ekranları, Gündemin Nabzı programı. Sizin gibi usta gazeteciler, usta hukukçumuzla birlikte biz İzmir'de zaten 5 artı 1'lik bir belediye başkanlığıyla alakalı operasyon beklediğimizi daha önceki programlarda söylemiştik. '5 tane yolsuzluk, 1 tane uyuşturucuyla alakalı işlem olacak' demiştik. Uyuşturucuyla alakalı biliyorsunuz Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli'nin testi temiz çıktı ama bir uyuşturucu gündemiyle başı ağrıdı. Beş belediyeden iki tanesi; şu an Güzelbahçe ve Buca'da operasyon oldu biliyorsunuz. Üç belediyeyi daha bekliyoruz. Beklentimiz bu yönde."
"GÜZELBAHÇE SÖYLENTİLERİ DOĞRU ÇIKTI"
Özellikle Güzelbahçe Belediyesi’ne yönelik iddiaların uzun süredir kulislerde konuşulduğunu belirten Şengüler, "Biz 5 artı 1 diye konuşmuştuk zaten daha önceki programlarda. Güzelbahçe ile alakalı çok söylenti vardı aslında Mustafa abi. Açıkçası ben bekliyordum, siz beklemiyordunuz ama ben Güzelbahçe'yi bekliyordum" ifadelerini kullandı.
"MUSTAFA GÜNAY, ÖZGÜR ÖZEL’E İLK BAYRAK AÇAN İSİMDİ"
Programın moderatörü Mustafa Tübcel’in, operasyon geçiren Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay için "Ama güçlü bir isim" çıkışı yapması üzerine, Şengüler çarpıcı bir siyasi analizde bulundu. Günay’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile olan yakın ailevi ve siyasi bağlarına dikkat çeken Şengüler, kurultay sürecindeki lobi çalışmalarına değindi:
"Güçlü bir isim, çok güçlü bir isim. Yani Özgür Özel, Güzelbahçe'ye geldiğinde ben oradaydım, o konuşmasını dinlemiştim. İşte ailece görüştüklerini, rahmetli oğluyla sürekli görüştüğünü söylemişti. Bir de o süreçte İzmir'de Özgür Özel'e en fazla ilk destek veren, isim veren birisiydi Mustafa Günay. İlk bayrağı o sallamıştı. Yalı Balık Restoranı'nda bu konuyla alakalı çok toplantılar düzenlemişler, İzmir delegeleriyle alakalı orada yemekler verilmiş. Bunları duyuyorduk zaten."
Güzelbahçe ve Buca operasyonlarının ardından gözler, Şengüler’in işaret ettiği ve kulislerde konuşulan diğer 3 belediyeye çevrildi.
BELEDİYE KORİDORLARINDA ŞOK DALGASI: "BİR TANE İNSAN BİLE ÜZÜLMÜYOR!"
Düzenlenen operasyonun ardından CHP kulislerinde ve belediye koridorlarında derin bir sessizlik ve kırılma yaşanıyor. Süreci değerlendiren Ceza Hukukçusu Murat İdikurt, sol seçmenin ve belediye çalışanlarının büyük bir vicdani travma içinde olduğunu belirterek, "Savunacağımız insanların savunacak tarafı yok" dedi.
Operasyonun hukuki boyutundan ziyade siyasi ve toplumsal yansımalarına dikkat çeken Av. İdikurt, parti tabanında ve belediye personeli arasında daha önce eşine rastlanmamış bir tepkisizliğin ve hayal kırıklığının hâkim olduğunu vurguladı.
"SAVUNACAK BİR TARAF BULAMIYORUZ"
Hukuken tutuksuz yargılamanın esas olduğunu hatırlatan Murat İdikurt, dosya içeriğinden bağımsız olarak sol seçmenin karşı karşıya kaldığı ahlaki çıkmazı şu sözlerle özetledi:
"İzmir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapıyorsunuz. Demokratik tepkinizi ortaya koymak için sokağa çıkacaksınız ya da nöbet tutacaksınız. Ne için? Kurultaydaki para alışverişi işleri için mi? Yolsuzluktan alındığı iddia olunan belediye başkanları için mi? Rüşvet iddiaları için mi? Sahip çıkacaksınız, tavır koyacaksınız ama 'Ne için?' diye sorulduğu zaman verilecek bir cevap yok."
SEÇMENDE VE ÇALIŞANLARDA DERİN TRAVMA
Parti tabanının ciddi bir vicdan muhasebesi içinde olduğunu belirten İdikurt, haksızlığa karşı ses çıkarmak isteyen seçmenin, iddiaların ağırlığı karşısında hamlesiz kaldığını ifade etti. Durumun psikolojik boyutuna değinen hukukçu, "Çok ciddi, travmatik bir durum. Tepki ortaya koyalım diyoruz ama savunacağımız insanların savunacak bir tarafı yok" şeklinde konuştu.
"BELEDİYEDE BİR KİŞİ BİLE ÜZÜLMÜYOR"
Operasyonun ardından belediye koridorlarındaki atmosferi de aktaran İdikurt, çalışanlar arasında ironik bir memnuniyetsizlik veya feryat değil, tam aksine tam bir kabulleniş ve tepkisizlik olduğunu söyledi. Belediyede görev yapan tanıdıklarıyla görüştüğünü belirten İdikurt, çarpıcı bir gözlemini paylaştı:
"Belediyede çalışan bazı arkadaşlarımla, tanıdığım insanlarla konuştum. Operasyonlar, tutuklamalar, gözaltılar var... Ya bir tane insan üzülmüyor ya! Bir tane insan üzülmüyor yani. Vallahi üzülmüyor."
İZMİR'DE RÜŞVET ÇARKI İDDİASI DEŞİFRE OLDU: "PARA LAZIM DİYEREK IBAN'DAN ALMIŞLAR!"
4 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturmanın perde arkasını ve iddia konusu olan rüşvet çarkının nasıl işlediğini, Operasyonun fitilini ateşleyen şikayetin sahibi iş insanı Sinan Karahan ile yapılan görüşmeyi aktaran Gazeteci Arif Çayan, skandalın boyutlarını gözler önüne serdi.
"YEMEK FATURASI KARŞILIĞI IBAN’A PARA ATTIM"
Gazeteci Arif Çayan, iş insanı Sinan Karahan ile bayram sabahı gerçekleştirdikleri görüşmenin detaylarını anlattı. Karahan’ın kendisine yönelik rüşvet baskısını açıkça itiraf ettiğini belirten Çayan, aralarındaki diyaloğu şu sözlerle aktardı:
"Sinan Karahan’a 'Nasıl oldu?' diye sordum. Bana, 'Birinin aracılığıyla benden belli bir miktarda para istediler' dedi. 'Verdin mi?' dedim, 'Evet verdim. IBAN’a attım, şuraya yatırdım. Karşılığında bana yemek faturası getirdiler' diye cevap verdi."
"İŞİM OLMADIĞI HALDE YİNE PARA İSTEDİLER"
Çayan, iddiaya göre; rüşvet taleplerinin bununla da sınırlı kalmadığını, iş insanından defalarca para sızdırılmaya çalışıldığını ifade etti. Sırf işinin yapılması için haksız ödemeler yapmaya devam eden iş insanının, en sonunda vaatlerin tutulmaması üzerine şikayetçi olduğunu belirtti:
Sürekli Para Talebi: "İş insanı, 'Daha sonra bir bina yaparken yine benden para istediler. Bize para lazım oldu, şu kadar para ver dediler. Parayı yine verdim ama bu kez işim olmadı' dedi. Süreç böyle bir tartışmaya döndü ve en sonunda gidip şikayetçi oldu."
HAVALİMANINDA GÖZALTI: TUTUKLU SAYISI 4’E YÜKSELDİ
Şikayetin ardından düğmeye basan emniyet güçleri operasyonu derinleştirdi. Dosya kapsamında tutuklu sayısının 4’e yükseldiğini belirten Çayan, yurt dışından dönen kritik isimlerin havalimanında kıskıvrak yakalandığını söyledi.
"O gün yanında bir kişi daha vardı, bugün iki kişi tutuklu. Dün de 'Miria' grubundan iki kişi tutuklandı. Sinan Karahan'ın bahsettiği, yurt dışında olan şahıslar Türkiye'ye geldiklerinde havaalanında gözaltına alındı ve tutuklandı. Şu an bu dosyada dört tutuklu var."
"DAHA DA BÜYÜYECEK!"
Programın sonunda Güzelbahçe’deki iddilara konu olan bu rüşvet dalgasının sadece mevcut isimlerle sınırlı kalmayacağı, operasyonun diğer ilçelere ve belediyelere de sıçrayabileceği belirtildi.
Önder Şengüler: "Güzelbahçe ile ilgili süreç devam ediyor. Bazı firmalarda operasyon sınırı geçiyor. Operasyonun daha da büyüyeceğine dair haberler var. Yurt dışından gelen ve havalimanında tutuklananlar arasında bir meclis üyesi ve eşi de bulunuyor. Emniyet zaten bu isimlerin gelmesini bekliyordu. Operasyonun genişletileceğine dair ciddi duyumlar var."
Mustafa Tübcel: "Evet, operasyonun sınırı geçtiği bilgisi doğru. Dalga daha da büyüyecek."