HAYTAP'tan can dostlar için Bakanlığa dilekçe!

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) İzmir Temsilcisi Esin Önder, can dostların ölmemesi için İçişleri Bakanlığı ve Süleyman Soylu'ya seslendi. 

İçişleri Bakanlığına konuyla ilgili dilekçe yazan HAYTAP İzmir Temsilcisi Esin Önder şunları belirtti; 

Sayın Süleyman Soylu Bakanım dikkatine;

 Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır" demektedir. 22.4.2008 tarih 126 sayılı genelgenin 14. Maddesinin l) bendi bazı ırklar bazı koşullar dışında Ülkemizde yasaklanmış olmasıyla bu ırklar için amaç dışında her türlü acı,eziyet ve ıstırap başlamıştır..

TBMM Dilekçe Komisyonu – Pitbull şikayetleri hakkında Genel Kurulu Kararı  25.03.2010 tarihinde Dursun Kürt ve 17 dilekçe için Doğa Koruma ve Milli Parklara bilgi verip,onların da :TBMM Dilekçe Komisyonunun 27.04.2010 tarih ve A.01.1.DİK.2004sayılı yazısı ile bu cinslere el konulmasını 81 İl Valiliğine genelge ile bilgi vermişlerdir..

Biz STK ve gönüllülerin yüzlerce dilekçeyle başvurduğumuz kısırlaştırma  dilekçelerimiz göz önüne alınmayıp,aynı genelgede ivedi kısırlaştırma da istenmiş ama ancak YASAKLILAR yetkili makamlarca değerlendirilmiştir..

Bu genelge üzerine tüm ırklarla ilgilenen yetkili kişilerin itirazı,basın açıklamaları,el konulacakların nerede nasıl barındıracakları görmezden gelinip,onlar ölüme mahkum edilmişlerdir..

İçişleri Bakanlığı tarafından temmuz ayında uygulamaya konan ‘Haydi’ (Hayvan Durum İzleme Mobil İhbar Uygulaması) hattı ile hayvanseverlerin  hayvanlara yapılan şiddet, işkence v.b şikayetlerini ilgili kuruma ulaştırabilecek olması bizleri çok mutlu etmiştir..

Ancak Haydi'nin de devreye girmesiyle husumet sonucunda en uysal evde bakılan 3 aylık yasaklı olan ırklara el koyma daha da artmıştır.

Devamlı itirazlarımız sonunda TBMM Dilekçe komisyonu 2019 da tekrar toplanıp,yasaklı ırklar için Kısaca;

"Bakımevlerine yapılan ziyaretlerde, kamuoyunda “yasaklı ırk” olarak adlandırılan köpeklerle ilgili sürecin pek çok sorun ve aksaklık içerdiği, hayvan refahı açısından önemli ihlaller doğurduğu, bu hayvanların bakımevlerinde barındırılmasıyla ilgili yeterli mevzuat altyapısı ve fiziksel mekân bulunmadığı, el konularak bakımevine gönderilen hayvanların çoğunlukla aile yanında yaşayan köpekler olduğu, dövüştürülmek üzere bilinçli olarak yetiştirilen ya da agresyon gösteren köpeklerin ise sahiplerinin elinde kayıt dışı olarak yaşamlarını sürdürdüğü ve bunu denetleyecek bir mekanizma oluşturulmadığı anlaşılmıştır" görüşünü sunmuş ve aşağıdaki maddelerle yapılması gerekenler konusunda görüş bildirmişlerdir..

Dünya Veterinerler Birliği hiç bir hayvanın doğuştan saldırgan olmadığını çok net açıklar.  Irk yasaklamanın fayda sağlayamacağı gibi onları barınak ortamında hapsedilmeleri onlar ve sahipleri için en büyük eziyettir Bu köpekler sadece yanlış yetiştirilirse agresif olur.. Önlemler"ağızlık takmak,gezdirmede belli tedbirler almakla olur.Irk yasaklamanın hiç bir bilimsel temeli yok açıklamasını,

Veteriner Odalarına da tedavisi bile yapılmasını istenmeyen bu köpekler için hem meslerlerine etik olmayıp hem de Kliniklere gelen hayvanlara sadece hayvan sağlığını değil, halk sağlığını da korumaya yönelik asi ve paraziter tedavi uygulamalarının yapılması zorunludur"açıklamasını yapmıştır..

Irklar konusunda Uzman Prof.Tamer Dodurga, "Bir araba kazası olduğunda ceza nasıl arabaya değilde sürene kesiliyorsa  yasaklı köpek veya başka bir köpek bir kişiye zarar verirse cezasınında sahibine verilmesi gerekiyor..  İstisnalar dışında genellikle masum olan bu köpeklerin sahipleriyle yaşamasına izin vermek gerekmektedir..Bu bilgilere rağmen ve değişmesi gerektiği meclis komisyonumuzca da tespit edilmesine rağmen halen yasaklı ırklarla ilgili madde neticesinde insanlarımızın mağdur edilmemesini temenni etmekteyim. Mevzuat değişikliği gerçekleşene kadar“mevzuat böyle gerektiriyor, bu sıkıntıları çekmekten başkacare yok”diye diretileceğini düşünmek mantık ve vicdan çerçevesinde mümkün değildir. Çünkü kanun maddeleri yorumlanırken o maddenin çıkarılma amaç ve mantığına bakılır. Bazı ırkları yasaklayan maddenin çıkış amacı ise ısırılma gibi nedenlerle insanların mağduriyetinin engellenmesidir. Ancak kanunda birçok tehlikeli ırk bu kapsama girmediği için serbest olarak bakılabilmesine rağmen bu ırklara mensup olup ama kediden daha uysal olan ve hayvan sahibinin göz bebeği olan köpeklerin bile bu madde kapsamında değerlendirilmesi bu maddenin çıkışamacıyla uyumlu değildir" açıklamasını yapmıştır..

Sonuç olarak,

Kanun çıkana kadar aşağıda TBMM araştırma komisyonunun maddelenmiş görüşleri de incelenerek,evde bakılan uysal cinslere el konulmaması, HAYDİ ve diğer yetkili kurumlara yeni bir genelge gönderilmesi,bu zaman zarfında evden el konulan canların ilgılı beledıyece kısırlaştırılıp sahiplerine teslim edilmesi konusunda yeni bir genelge gönderilmesini,müracaatımıza ilişkin cevap ve bilginin 4982 sayılı yasa gereği tarafımıza bildirilmesini emir ve müsaadelerinize saygılarımızla arz ediyoruz.
 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri