İki elle sıkılan elin anlattıkları!

Arif Çayan yazdı; İki elle sıkılan elin anlattıkları!

Siyasette bazen uzun açıklamalar değil, tek bir fotoğraf konuşur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinden kamuoyuna yansıyan kare de tam olarak böyle bir fotoğraf.

Görüşme basına kapalı yapıldı. Cumhurbaşkanlığı görüşmenin ayrıntılarını açıklamazken, Cemil Tugay görüşme sonrasında İzmir’in gündemindeki önemli konular ile kentin geleceğine yönelik projeleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktardığını söyledi.

Fakat kamuoyunun önüne yalnızca sözcükler değil, fotoğraflar da çıktı.

Ve benim gazeteci gözüyle dikkatimi çeken ayrıntı, tam da burada başlıyor.

Fotoğrafa baktığınızda sıradan bir protokol tokalaşmasından biraz farklı bir görüntü var. Cemil Tugay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini yalnızca sağ eliyle sıkmıyor; sol elini de tokalaşmanın üzerine getiriyor.

İki elle yapılan bir tokalaşma…

Elbette tek bir fotoğraf karesinden siyasi niyet okumak doğru olmaz. Beden dili üzerinden “şu anlama geliyor” diyerek kesin hükümler vermek de gazetecilik açısından sağlam bir zemine oturmaz. Ancak siyaset fotoğrafçılığında bazı karelerin, içeriğinden bağımsız olarak kamuoyunda sembolik anlamlar üretmeye başladığı da bir gerçek.

Bu kare de onlardan biri.

Çünkü fotoğrafın çekildiği siyasi atmosfer önemli.

Cemil Tugay, CHP’den ayrıldıktan sonra görevini bağımsız belediye başkanı olarak sürdürüyor. Aynı süreçte AK Parti’ye geçeceği yönünde çeşitli iddialar gündeme geldi; Tugay ise daha önce bu iddiaları reddetti. Dolayısıyla Erdoğan ile Külliye’de gerçekleşen her temasın normalden daha fazla siyasi anlam yüklenerek tartışılması şaşırtıcı değil.

İşte o nedenle fotoğraftaki “iki el” ayrıntısı, görüşmenin içeriğinin önüne geçebilecek kadar dikkat çekici hale geliyor.

Ama burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Bu fotoğraf, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceğinin kanıtı değildir.

Bu fotoğraf, Erdoğan ile Tugay arasında siyasi bir anlaşma yapıldığının göstergesi de değildir.

Bunları söyleyebilmek için fotoğraftan çok daha fazlasına ihtiyaç var.

Bildiklerimiz daha sınırlı: Tugay, Cumhurbaşkanı’na İzmir’in sorunlarını ve projelerini anlattığını söylüyor. Cumhurbaşkanlığı ise kabulü duyurdu ancak görüşmenin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmadı.

Buna rağmen siyasetin doğası boşlukları sevmez.

Bilginin az olduğu yerde fotoğraflar büyür.

Bir bakış, bir oturuş biçimi, bir tebessüm ve bazen de bir tokalaşma günün siyasi tartışmasına dönüşebilir.

Erdoğan-Tugay görüşmesinde de bana göre asıl gazetecilik sorusu fotoğraftaki ikinci elden ziyade şudur:

Bu tokalaşmanın ardından İzmir-Ankara hattında ne değişecek?

İzmir’in bekleyen projeleri açısından somut bir gelişme yaşanacak mı?

Merkezi hükümet ile Büyükşehir Belediyesi arasında yeni bir çalışma zemini mi oluşacak?

Yoksa bu görüşme, bir büyükşehir belediye başkanının Cumhurbaşkanı ile kentinin meselelerini konuştuğu olağan bir devlet görüşmesi olarak mı kalacak?

Bunların cevabını bugün o fotoğraf vermiyor.

Fakat fotoğraf başka bir şeyi başarıyor:

Merakı büyütüyor.

Siyasette bazen fotoğraf gerçeğin kendisi değildir; yalnızca insanların gerçeği hangi sorular üzerinden tartışacağını belirler.

Erdoğan ile Tugay’ın tokalaştığı o kareye de bu nedenle dikkatle bakmak gerekiyor.

Belki birkaç hafta sonra dönüp baktığımızda sıradan bir protokol fotoğrafı diyeceğiz.

Belki de ileride yaşanacak gelişmeler nedeniyle, “İlk işaret aslında o karedeydi” diyenler çıkacak.

Şimdilik gazetecinin yapması gereken ise fotoğrafa hüküm yüklemek değil, fotoğrafın ardından gelecek gelişmeleri takip etmek.

Çünkü siyasette fotoğraf bir anı dondurur.

Asıl hikâyeyi ise fotoğraftan sonra yaşananlar yazar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri