Özen, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, Denizli’nin tutumunun CHP’li belediyeciliğin demokrasiye, şeffaflığa ve yerel yönetime bakışını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti ve şu ifadeleri kullandı;
"Seçilmiş meclis üyelerine parmak sallayan, söz hakkını bir lütuf gibi sunan bu tavır; halk iradesini değil, tahakkümü esas alan bir zihniyetin açık göstergesidir.
Cumhur İttifakı ilçe başkanları için “rezillikleri görüyoruz” ifadesini kullanan Sayın Lal Denizli’ye hatırlatıyoruz:
Asıl rezillik, montajlanmış görüntülerle milleti kandırmaya çalışmaktır. AK Parti Konak İlçe Başkanımız Said Baştaş’ın Kordon’da çektiği bir videoya sonradan görüntüler ekleyerek “İZSU çalışanları buradaydı” algısı oluşturmak; CHP’nin yıllardır değişmeyen montaj, kaset ve kumpas siyaseti örneğidir. Millet bu numaraları defalarca gördü, sandıkta cevabını verdi.
Ama CHP’nin rezillikleri bununla sınırlı değildir.
Asıl rezillik; CHP’li Buca Belediye Başkanı, işçiler aylarca maaşlarını alamazken, çocuklarına harçlık dahi veremezken sevgilisine konser düzenlemesi ve lüks Phuket tatiline gitmesidir.
Asıl rezillik; pavyon köşelerinde delege pazarlığını siyaset sanan çürümüş anlayıştır.
Asıl rezillik; CHP’li belediyelerde hafızalara kazınan baklava kutularından çıkan eurolardır.
Asıl rezillik; “metro yapacağız”, “konut üretiyoruz” denilerek toplanan paraların, alınan kredilerin ortada eser yokken buharlaşması ve binlerce insanın mağdur edilmesidir.
Asıl rezillik; CHP’li belediye bürokratlarının özel jetler, alkol ve uyuşturucu partileriyle anılması ve bu rezaletler karşısında sessiz kalınmasıdır.
Millet neyin rezillik olduğunu ve kimin bu çürümüş düzenin parçası olduğunu gayet iyi bilmektedir."