İneklerde Doğum Sonrası İştahsızlık

Tahir Yavuz

İneklerin doğumdan sonra iştahsız olmaları tehlikeli bir durumdur. Çünkü doğumdan sonra ineklerin enerjiye, kalsiyuma, her türlü vitamin, mineral ve iz minerallere ihtiyaçları vardır. Hatta; yeniden süt vermeye başlamış olan ineklerin bu dönemde ihtiyaçlarını karşılamak zordur. Bir de iştahsızlık söz konusu olursa doğum sonrası sık sık karşılaşılan hastalıklara yol açılır. Örneğin; Ketozis, yağlı karaciğer hastalığı, sonun atılamaması (eşin düşmemesi), midenin burkularak yer değiştirmesi (abomazum deplasmanı) ve metritis (rahim yangısı) gibi sorunlar karşımıza çıkar.

Doğum sonrası iştahsız ineklerle ilgili olarak üç ana konu ele alınmalıdır. Eksiklikler, fazlalıklar, enfeksiyonlar.

Eksikliklerin başında enerji gelmektedir. Diğer eksiklikler kalsiyum, fosfor, magnezyum, bakır, selenyum, E vitamini ve metiyonin olabilir.

Fazlalıklar ise canlı ağırlıkla ilgilidir. Vücut skoru yüksek yani şişman inekler doğumdan sonra iştahsız olurlar. Beyindeki iştah merkezi ineğin yeterince kilolu olduğunda daha fazla yemesinin gerekmediğine karar verir.

Üçüncü sebep ise enfeksiyonlardır. Bu dönemde en çok karşılaşılan enfeksiyon akut, toksik metritistir. Bazen de akut mastitis söz konusu olur. Bunların tümü kuru dönem ve geçiş dönemi ile ilgili sorunlardır.

Kalsiyum eksikliği süt humması ya da doğum felci adı verilen hastalığa sebep olabileceği gibi, yukarıda sayılan sonun atılamaması, abomasum deplasmanı ve metritis gibi sorunlara da yol açar.

Bunların tümünü bir araya getirirsek; ineklerde iştahsızlığın yanı sıra ayakta durma güçlüğü, durgunluk, kulakların soğuması, dışkının azalması ve rahimden kötü kokulu akıntı gelmesi gibi belirtiler gözlenir.

Mutlaka ateş alınmalıdır. Ateşin normalden yüksek olması enfeksiyonlarla, normalden düşük olması ise hipokalemi (kalsiyum yetmezliği)ile ilgilidir. Yukarıda sayılan sebeplere güç doğum ve güç doğumla ilgili olarak meydana gelen travmalar da eklenirse doğum sonrası iştahsızlık kaçınılmaz bir sonuç olur.

Doğum sonrası iştahsızlıkla karşılaşıldığında sorunun eksikliklerle mi, enfeksiyonlarla mı ilgili olduğu saptanmalıdır.

Derhal dehidrasyon (su ve elektrolit kaybı) giderilmelidir. Ek olarak; mineral eksiklikleri olma ihtimaline karşı kalsiyum, fosfor ve magnezyum takviyeleri yapılmalıdır.

Eksikliklerden en önemlisi enerji eksikliği olduğuna göre hemen propilen glikol içirilmelidir. O yüzden, doğum olunca kullanılmak üzere, propilen glikol ve kalsiyum boluslar el altında bulundurulmalıdır.

Doğum olunca genel bir alışkanlık vardır. İneğe şekerli su, pekmez, ya da melas verilir. Bunlar enerji vermeleri dolayısıyla yararlıdırlar. Fakat fazla verildiklerinde asidoza yol açarlar. ABD’de bunlara “tatlı tuzaklar” adını veriyorlar. Bunlardan biri verilecekse 200 ml’yi geçmemelidir.

Daha iyi bir seçenek ise; glikoneojenikler vermektir. Propilen glikol ve kalsiyum propionat glikoneojenik maddelerdir. Yani işkembede enerjiye dönüşürler.

Dehidrasyon’u önlemek için 150 gram tuz, 100 gram sodyum bikarbonat (yemek sodası) ve 1 çay bardağı bal 10 litre ılık suda eritilip karıştırılarak ineğe içirilir. Eğer inek kendi içmezse sonda ile verilmeli ya da sabırla yavaş yavaş içirilmelidir. Bunlar her zaman el altında bulunabilecek malzemelerdir. Tabii ki piyasada bulunan ticari elektrolit tozları ya da sıvıları da verilebilir.

Transfaunasyon(taze işkembe suyu içirmek) her zaman yararlıdır. Mezbahadan temin edilen taze işkembe suyu en az 5 litre, tercihen daha fazla olmak üzere, ineğe içirilir.

Daha sonra yeme geçerken nişastalı yemlerin alıştırılarak verilmesi gerekir. Alışkın olmadıkları kesif yemler ineklerin asidoz olmasına sebep olur.

Bu arada canlı maya (Saccaromyces cereviciae) verilmesi de yararlı bir uygulamadır.

En önemli sorun hipokalsemi olacağı için; doğum sancıları başladığında bir kalsiyum bolus, doğum bittiğinde de bir bolus daha yutturulması çok yararlıdır.

Koruyucu hekimlik:

Kuru dönem ve geçiş dönemi beslemesine dikkat edilmelidir. Kuru dönemde inekler rahat, konforlu bir yerde tutulmalı, kalabalık ve sıcak stresinden uzak olmalıdırlar. Bu konuda gerekli önlemler alınmalı, kuru dönem barınağında yemlik önü mesafesi en az 76 santim olarak hesap edilmelidir. Doğum boksu kuru ve temiz olmalı, her doğumdan sonra temizlenip dezenfekte edilmelidir.

Kuru dönemde ve geçiş döneminde iz mineraller takviye edilmeli, tercihen serbest ulaşım tarzında, ineklerin önünde bulundurulmalıdırlar.

Bugünlerde özellikle selenyum, bakır ve kobalt takviyeleri büyük önem taşır. Kurudaki inekler kesinlikle şişmanlatılmamalı, bu yönde sık sık gözlemlenmelidirler.

Ani yem değişikliği yapmak her zaman zararlıdır ve kötü sonuçlar doğurur.

B vitamini katkıları veya enjeksiyonları yararlıdır.

Metritis şüphesi varsa, arka taraftan kötü kokulu akıntı geliyorsa veteriner hekim tarafından antibiyotik ve yangı giderici ilaçların kullanılması gerekebilir.

Yemlere kolin, niyasin ve metiyonin katılması ihmal edilmemelidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.