İSTASYONUN KAÇINCI DURAĞINDASIN?

Zeynep Kanter

Hiç kendine sordun mu, hayatının kaçıncı durağındasın?

Yolun başında mısın, uzun zamandır aynı yerde mi bekliyorsun, yoksa bir zamanlar ulaşmak için her şeyi göze aldığın bir yerden çoktan geçip gittin mi?

Hayatın ilginç bir yanı var. Kimse bize hangi yaşta ne yapmamız gerektiğini resmî bir kuralla söylemiyor ama sanki herkesin uyması gereken görünmez bir takvim var. Belli bir yaşta başarılı olmalı, belli bir yaşta düzenini kurmalı, belli bir yaşta hayallerine ulaşmalı, belli bir yaşta da artık her şeyi yoluna koymuş olmalıyız.

Peki, kimin takvimi bu?

Kimin belirlediği bir sıraya göre yaşıyoruz? Neden kendi yolculuğumuzu başkalarının vardığı duraklarla ölçüyoruz?

Bir bakıyoruz, birileri çoktan gitmiş. Bir başkası yeni bir başlangıç yapmış. Bir diğeri yıllardır hayalini kurduğu yere ulaşmış. Biz de ister istemez kendimize dönüp soruyoruz: Ben neden hâlâ buradayım?

Belki de kimsenin bilmediği bir mücadele veriyoruz. Belki başkalarının kolayca geçtiği bir yoldan geçebilmek için yıllardır uğraşıyoruz. Dışarıdan geride kalmış gibi görünürken, içimizde kimsenin görmediği bir savaşı kazanıyor olabiliriz.

Ama bazen bunları kendimize anlatmakta bile zorlanıyoruz.

Çünkü başkalarının hayatında yalnızca görünen sonuçları biliyoruz; kendi hayatımızınsa bütün zorluklarını, tereddütlerini ve eksiklerini yaşıyoruz. Onların vardığı yeri kendi başlangıcımızla karşılaştırıyoruz. Sonra da kendimize haksızlık ediyoruz.

Oysa her yolculuğun görünmeyen bir tarafı var.

Bazı insanlar erken yaşta ne istediğini bilir. Bazıları yıllarca yanlış kapıları çalar. Bazıları bir hayalin peşinden giderken başka bir hayalini geride bırakır. Bazılarıysa tam her şey yoluna girdi sanırken hayatın beklenmedik bir virajıyla karşılaşır.

Ve bazen insan, bütün bunların sonunda başa döndüğünü sanır; oysa aynı yere dönmek, aynı insan olarak dönmek değildir.

Bir zamanlar seni kıran bir şeyin bugün seni eskisi kadar incitmemesi, eskiden uğruna her şeyi göze aldığın bir şeyden artık vazgeçebilmen, herkese yetişmeye çalışırken bir gün kendine dönmeyi öğrenmen… Bunlar da insanın iç dünyasında aldığı yolun işaretleridir. Üstelik çoğunun tabelası yoktur. Kimse sana madalya vermez, kimse alkışlamaz. Ama sen değişirsin.

Belki de hayatın en sessiz dönüm noktaları, dışarıdan hiçbir şeyin değişmediği zamanlarda yaşanır.

Bir de kaçırdığımızı düşündüğümüz trenler var. İçinde olmayı çok istediğimiz ilişkiler, gerçekleşmesini beklediğimiz hayaller, bize açılmadığını düşündüğümüz kapılar… O anlarda bütün yolculuğun bittiğine inanabiliyoruz. Oysa bazen kaçırdığımız bir tren, gitmek istediğimiz yeri yeniden düşünmemize neden olur. Bazen de yıllarca beklediğimiz bir kapı açıldığında, artık oradan geçmek istemediğimizi fark ederiz.

İnsan değişir. İstekleri, öncelikleri, hayattan bekledikleri değişir. Fakat çoğu zaman kendimize, geçmişte verdiğimiz sözlerin borçlusu gibi davranırız. Bir zamanlar istediğimiz şeyden vazgeçersek yenilmiş olacağımızı sanırız.

Oysa vazgeçmek her zaman yenilmek değildir. Bazen insanın kendine verebileceği en dürüst cevap, artık aynı yöne gitmek istemediğini kabul etmesidir.

Belki de asıl mesele, kaçıncı durakta olduğumuz değil; neden o yönde ilerlediğimizi hâlâ bilip bilmediğimizdir.

Şimdi bir an dur. Başkalarının nerede olduğuna bakmadan, kimseye kendini kanıtlamaya çalışmadan düşün.

Gerçekten istediğin bir hayatı mı yaşıyorsun, yoksa bir zamanlar kendine çizdiğin yolun dışına çıkmaya cesaret edemediğin için mi ilerliyorsun?

Belki henüz varmadın. Belki biraz daha beklemen gerekiyor. Belki de yeni bir başlangıcın zamanı geldi.

Her durumda kendine geç kaldığını söylemek zorunda değilsin. Çünkü hayat, herkesin aynı saatte binip aynı saatte varacağı bir tren değil.

Önemli olan, kaçıncı durakta olduğun değil; yolculuğun sonunda kendine ne kadar yabancı, ne kadar yakın kaldığındır.

Peki, sen hayatının kaçıncı durağındasın? Bir sonraki durağı gerçekten sen mi seçiyorsun?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.