İYİLİK ASLA KARŞILIKSIZ KALMAZ

Dr. Taner Akman

İskoçya’da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming’di ailenin soyadı. Günlerden bir gün Bay Fleming tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Bir de baktı ki beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için bir yandan çırpınıp duruyor bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ve acılı bir ölümden kurtardı.


Ertesi gün Fleming’in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat

indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini. ‘‘Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum’’ dedi. yoksul ve onurlu Fleming ‘‘Kabul edemem!’’ diyerek ödülü geri çevirdi.


Tam bu sırada kapıdan çiftçinin küçük oğlu göründü. ‘‘Bu senin oğlun mu?’’ diye sordu aristokrat.
 

Çiftçi gururla ‘‘Evet!’’ dedi. Aristokrat devam etti: ‘‘Gel seninle bir

anlaşma yapalım. Oğlunu bana ver iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer

karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur.‘‘

Bu konuşmalar sonunda Fleming’in oğlu aristokratın desteğinde eğitim

gördü.
 

Aradan yıllar geçti. Çiftçi Fleming’in oğlu Londra’daki St.Mari’s Hospital

Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını penisilini bulan Sir

Alexander Fleming olarak duyurdu.

 

Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreye

yakalandı. Onu ne mi kurtardı?

 

Penisilin!

 

Aristokratin adı: Lord Randolp Churchill.

Oğlunun adı: Sir Winston Churchill.

Kurtaran doktor: Çiftçinin oğlu Sir Alexander Fleming.


 

Paraya gereksiniminiz yokmuş gibi çalışın.

Hiç acı çekmemiş gibi sevin.

Hiçbir şey beklemeden verin.

Karşılığı nasıl olsa gelecektir.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.