İzmir’de gündemi sarsan kooperatif davası ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi duruşu, Moderatör Mustafa Tübcel’in sunduğu Gündemin Nabzı programında kapsamlı şekilde ele alındı. Programda , Cemil Tugay’ın hem kooperatif soruşturmasındaki tutumu ve CHP içerisindeki "yalnız bırakılma" süreciyle ilgili çarpıcı tespitlerde bulunuldu.
"CEMİL TUGAY GÖREVİNİ YAPTI, ALGI OPERASYONU BAŞLATILDI"
Programın açılışında İzmir’deki kooperatif davasına değinen Mustafa Tübcel, Cemil Tugay’ın göreve gelir gelmez denetim mekanizmasını çalıştırdığını vurguladı. Sayıştay müfettişlerinin raporlarını ilgili makamlara bildirmenin bir belediye başkanının asli görevi olduğunu belirten Tübcel, şu ifadeleri kullandı:
"İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay iç mekanizmayı çalıştırıp denetim başlattı. Müfettişlerce hazırlanan raporları ilgili makamlara bildirmekle yükümlüdür ve o da bunu yaptı. Ancak bugün gelinen noktada 'Başkan Cemil Tugay bizi tutuklattı' şeklinde bir algı yaratılmak isteniyor. Belediye başkanı kimseyi tutuklatamaz, o sadece hukuki süreci işletmiştir."
Kooperatif davası olarak bilinen ve çok sayıda mağdurun dosyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ceza Hukukçusu Murad İdikurt, davanın bir siyasi operasyon olarak sunulmasının doğru olmadığını belirterek, sürecin esasen suç vasfının ne olduğu üzerinden şekillendiğini söyledi.
Avukat İdikurt, davada taraf avukatı olmadığını özellikle vurgulayarak, elindeki mevcut bilgiler ve hukuki çerçeve üzerinden genel bir değerlendirme yaptığını ifade etti. Kooperatif dosyasının, kamu davası niteliğinde nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla açıldığını belirten İdikurt, bu suç tipinde cezanın alt sınırının üç yıl olduğunu ve müşteki sayısı kadar cezanın söz konusu olabileceğini hatırlattı.
MAĞDURLARIN SESİ: "BELEDİYEYE GÜVENDİK, ENKAZ ALTINDA KALDIK"
Tübcel, kamuya yansıyan bilgiler ışığında yaklaşık 450 mağdurun olduğu iddianameye dikkat çekerek, kooperatif üyelerinin yaşadığı dramı dile getirdi. Gazi Emir Yapı Kooperatifi üyelerinin "Belediye garantörlüğüne güvendik ama bugün güvenin enkazı altındayız" şeklindeki beyanlarını hatırlatan Tübcel, ortada ciddi bir kamu zararı ve usulsüzlük iddiası olduğunu belirtti.
“CEMİL TUGAY KİMSEYİ TUTUKLATMADI”
Gazeteci Mustafa Tübcel İzmir kamuoyunda Cemil Tugay mı bu kişileri tutuklattı? algısı oluşturulmaya çalışıyor diyerek şunları söyledi;
“Şimdi şunu net soruyorum: Başkan Cemil Tugay mı bu kişileri tutuklattı? Yani temsilde hata olmaz; “Alo savcı bey, bizim eski belediye başkanı bir şey yapmış, alalım mı?” diye bir durum var mı?
Davaya ilişkin olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın sorumluluğuna da değinen İdikurt, bir belediye başkanının kimseyi tutuklatma yetkisi olmadığını vurguladı. Kamu görevlilerinin, denetim raporlarında tespit edilen hususları ilgili mercilere bildirmekle yükümlü olduğunu belirten İdikurt, “Suçu bildirmemek de başlı başına bir suçtur” dedi.
Gazeteci Arif Çayan ise Kooperatif davası üzerinden Cemil Tugay’ın hedef alındığını belirterek “Ortada bir rapor varsa, bunu ilgili makamlara bildirmek zorunluluktur. Bu bir tercih değil, kamu görevinin gereğidir. Cemil Tugay’ın yaptığı da budur” dedi.
“DAHA İKİNCİ AYINDA ADAYLIK HESAPLARI YAPILDI”
Cemil Tugay’ın göreve gelmesinin hemen ardından parti içi hesapların başladığını öne süren Arif Çayan, bazı ilçe belediye başkanlarının erken dönemde Büyükşehir Belediye Başkanlığı için çalışmaya başladığını iddia etti. Çayan, “Cemil Başkan seçildikten bir–iki ay sonra, kendi ortamlarında ‘Ben Büyükşehir Belediye Başkanı adayıyım’ diyen belediye başkanları vardı. Daha ikinci ayında, kendi personelinin adını bilmeyen insanların bu hesapları yapması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
"CHP MİLLETVEKİLLERİ NEREDE?"
Programın en dikkat çekici kısımlarından biri ise Cemil Tugay’ın siyasi olarak yalnızlaştırıldığı iddiası oldu. Tübcel, İzmir’in kronikleşmiş sorunları (körfez kirliliği, sendika krizleri, altyapı) ile mücadele eden Tugay’ın yanında CHP’li milletvekillerini göremediklerini ifade etti:
"Sendika eylem yaptı, çöpler toplanmadı, Cemil Tugay sahada tek başına çöp topladı. Yanında hiçbir milletvekilini görmedik. İzmir’i temsilen MYK’da olan isimler neden suskun kalmayı tercih ediyor? Bir senedir 'Cemil Tugay AK Parti’ye geçecek' dedikodularına cevap vermek zorunda kalıyor ama bir tane milletvekili çıkıp 'Başkanımızın yanındayız' diyerek fotoğraf vermiyor."
“BİR KAVGA İKLİMİ YARATILMAK İSTENİYOR”
Ceza Hukukçusu Av. Murad İdikurt ise CHP içinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerin ve yalnızlaştırma iddialarının ise hukuki değil, parti içi dengeler ve klikler arası mücadelelerle ilgili olduğunu savundu. Tugay’ın özel yaşamına ilişkin tartışmaların konuyla ilgisi olmadığını belirten İdikurt, asıl meselenin siyasi güç dengeleri olduğunu ifade etti.
İdikurt ayrıca, Cemil Tugay’ın merkezi hükümet yetkilileriyle görüşmesinin “parti değiştirecek” şeklinde yorumlanmasını eleştirerek, “İzmir’de bilinçli olarak bir kavga iklimi yaratılmak isteniyor. Amaç, hizmet tartışmaları yerine siyasetin konuşulması” değerlendirmesinde bulundu.
Son olarak İzmir’in belirli bir partinin “kalesi” olarak görülmesinin gerçekçi olmadığını ifade eden Murad İdikurt, “Yerel sorunların çözümü için uzlaşı kaçınılmazdır. Siyaset üstü bir işbirliği, kentin yararınadır” dedi.
“CEMİL TUGAY YALNIZLAŞTIRILIYOR VE İTİBARSIZLAŞTIRILIYOR”
Köşe Yazarı Önder Şengüler ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde yalnız bırakıldığını ve itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savundu.
Gündemin Nabzı programında konuşan Şengüler, Cemil Tugay’ın başarısız bir belediye başkanı olarak gösterilmesini doğru bulmadığını belirterek, İzmir’in mevcut sorunlarının tek başına Tugay’a yüklenemeyeceğini ifade etti.
Şengüler, “İzmir’de 15 yıllık Aziz Kocaoğlu dönemi, 5 yıllık Tunç Soyer dönemi ve yalnızca 2 yıllık Cemil Tugay dönemi var. Bugün yaşanan kronik sorunların tamamını Cemil Tugay’a yüklemek yanlış” dedi.
“CHP’Lİ MİLLETVEKİLLERİNDEN DESTEK YOK”
Şengüler, “İzmir kamuoyunda CHP’li milletvekillerinin Cemil Tugay’a destek verdiğine dair tek bir güçlü mesaj görmüyoruz. Oysa İzmir tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor”
“HÜKÜMETLE GÖRÜŞMESİ ELEŞTİRİLMEMELİ”
Şengüler, Cemil Tugay’ın hükümet yetkilileriyle temas kurmasının eleştirilmesini de doğru bulmadığını belirterek, “Bu şehrin körfez, altyapı, çevre yolu, su ve kanalizasyon gibi ciddi sorunları var. Bunların çözümü için hükümet desteği şart. Cemil Tugay’ın bakanlarla ya da iktidar temsilcileriyle görüşmesi son derece doğal” dedi.
CHP’li milletvekillerine de çağrıda bulunan Şengüler, “Sayın Murat Bakan, Sayın Mahir Polat, Sayın Deniz Yücel neredesiniz?. Bu şehirde yaşanan sorunlara neden sessiz kalıyorsunuz?” diye sordu.
“BU TUTUM İZMİR’E İHANETTİR”
Cemil Tugay’ın parti içindeki yalnızlığının siyasi bir riyakârlık olduğunu savunan Şengüler, “Bir belediye başkanının bu kadar zor bir süreçte yalnız bırakılması bir parti duruşuna yakışmaz. CHP’li milletvekilleri bu şehirden oy aldı, Cemil Tugay da bu şehirden oy aldı. Onu yalnız bırakmak İzmir’e ihanettir” ifadelerini kullandı.
Şengüler ayrıca, CHP’li ilçe belediye başkanlarının da kendi milletvekillerine ulaşmakta zorlandığını iddia ederek, partide ciddi bir iletişim ve dayanışma sorunu yaşandığını ileri sürdü.
“MİLLETVEKİLLERİ SAHADA YOK”
CHP’li milletvekillerinin İzmir’de yeterince görünür olmadığını savunan Çayan, Cemil Tugay’ın zor zamanlarında yalnız bırakıldığını söyledi. “Bugün Cemil Tugay ‘Konak Meydanı’nda yalnızım’ dese, birkaç belediye başkanı gelir ama milletvekillerinden belki bir-iki kişi gelir. WhatsApp grupları var ama sahada kimse yok” diye konuştu.
İzmir’in 13 CHP milletvekiline sahip olduğunu hatırlatan Çayan, bu isimlerin büyük bölümünün sokakta karşılığı olmadığını ifade etti. “Ben 13 milletvekilini yolda görsem, yarısından fazlasını tanımam. Vatandaş da tanımıyor. İzmir sokağına girmeyen onlarca milletvekili var” dedi.
"İZMİR İÇİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYAN BAŞIMIZIN TACIDIR"
Programın kapanış konuşmasını yapan Mustafa Tübcel, Tugay’ın hükümet yetkilileri ve bakanlarla kurduğu temasların eleştirilmesine de tepki gösterdi.
Tübcel “İzmir’in menfaati için bu diyaloglar şarttır. AK Partili isimlerle verilen fotoğrafların aksine, CHP’li vekillerin bu süreçlere dahil olmaması İzmir’e yok saymaktır. İzmir'in derdiyle dertlenen herkes başımızın tacıdır. Ancak görüyoruz ki Tugay, CHP örgütü içerisinde sistematik bir itibarsızlaştırma operasyonuyla karşı karşıya" dedi.