İzmir'de 'Özel' bir durum!

Ali EYCE

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, dün İzmir’e gelerek adaylarını kamuoyuna bizzat kendisi tanıttı.

Aday tanıtım toplantısını takip ettim.

Öncelikle siyaseten içeriğe girmeden şunu belirteyim, aday tanıtım toplantısında mikrofonu eline alan sunucu kardeşimizin konuşma üslubu, ses tonu ve yaptığı karışıklıklar o kadar kötüydü ki, tanıtım toplantısını bir kooperatif toplantısı gibi kulağımıza verdi.

Siyasi kısmına gelince bir kere CHP Aday Tanıtım Toplantısı’nın Karşıyaka’da, kapalı spor salonunda düzenlenmesinin anlamını düşünmek gerekiyor.

Karşıyaka, Karşıyaka sevdalarının dediği gibi 35/5, yani İzmir’in yarısı değil!

İzmir’in olsa olsa 10/1, yani onda biri!

İzmir’in merkezi ise hiç değil!

İzmir'in merkezi, Konak. Konak’ı saymazsanız Bayraklı, Bayraklı’yı da saymazsanız İzmir Körfezi!

Düşündüğünüzde tanıtım toplantısının Karşıyaka’da yapılmasının siyasi, güvenlik, strateji ve asayiş anlamında birçok anlamını bulabilirsiniz.

Düşünün!

İzmir’deki CHP ateşi, Karşıyaka’da söndürülmeye çalışıldı sonucuna öyle ya da böyle varacaksanız.

Toplantı sonrası kamuoyunun sesine basın mensuplarının da sorularına dikkat ederseniz, kamuoyunda yanan CHP ateşinin de hala yandığını anlarsınız.

Aday tanıtım toplantısından bu gibi sonuçların çıkmasını siyasi bir çıkarım olarak görmek çok doğal.

Doğal olmaması için CHP Genel Başkan Özgür Özel’in, aday göstermediği ve halen CHP’den Belediye Başkanlığı görevini yürüten başkanların kürsüye, yerlerine aday olanlarla birlikte çıkması gerekirdi.

Çıkmadı!

Yeniden aday gösterilmediği için her biri kendi tarzında cümlelerle sitemde bulunan belediye başkanlarının bazılarının siyasi bir eylem hazırlığı içinde olduğunu duyuyoruz.

Duymadığımız ama bildiğimiz tek şey ise seçim sandığına bunun yansımalarının nasıl olacağı.

CHP tarafından yönetilen birçok belediye çalışanının tedirginlikleri ise ayrı bir durum.

Belediye çalışanlarının belediye başkanı ve yönetim kadrosunda olacak değişim konusunda duydukları tedirginlik, başkanlığın ve yönetimin AK Parti’ye geçmesinden daha çok durumdalar.

Şu an tek güvendikleri yer ise bağlı oldukları sendikalar ve onların yöneticileri.

31 Mart günü akşamı seçim biter!

En fazla oyu alan belediyenin yönetimini ele geçirir ve seçimle ilgili bütün teoriler gerçek mi, değil mi görünür.

Asıl görünmeyen, bilinemeyen ve korku yaratan ise 1 Nisan günü olacaklar!

Seçimle gelen seçimle gider sözü sadece seçilenleri ilgilendirmiyor sonuçta.

Seçilenlerin seçtiklerini de ilgilendiriyor.

Vesselam!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.