İzmir'de siyasetin sahadaki yüzü: Veysel Şahin

Arif Çayan yazdı; İzmir'de siyasetin sahadaki yüzü: Veysel Şahin

Siyasette bazı dönemler vardır; yalnızca meydanlarda söylenen sözler değil, o sözlerin toplumda nasıl karşılık bulduğu önem kazanır.

Türkiye bugün tam da böyle bir dönemden geçiyor.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” hedefi, Türkiye siyasetinin son dönemdeki en önemli ve aynı zamanda en çok tartışılan başlıklarından biri.

Bu sürecin Ankara'daki siyasi boyutu kadar Anadolu'da, şehirlerde, ilçelerde ve mahallelerde nasıl anlatıldığı da önemli.

İzmir'de bu görevin önemli bölümünü üstlenen isimlerden biri ise MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin.

Şahin'in son dönemdeki çalışmalarına baktığımızda klasik anlamda yalnızca parti binasından yürütülen bir il başkanlığı anlayışı görmüyoruz.

Mahalleler, ilçeler, köyler, dernekler, federasyonlar, sivil toplum kuruluşları ve vatandaş buluşmaları...

Bir başka ifadeyle siyaset, parti binasının dört duvarından çıkarılıp doğrudan sokağa taşınıyor.

Bence meselenin dikkat çekici tarafı da burada başlıyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE'Yİ İZMİR'DE ANLATMAK

“Terörsüz Türkiye” gibi toplumun farklı kesimlerinde soru işaretleri oluşturabilen büyük bir siyasi hedefi anlatmanın yolu yalnızca kürsülerden konuşmak değildir.

İnsanların karşısına çıkmak gerekir.

Sorularını dinlemek, kaygılarını anlamak ve gerektiğinde en zor sorularla yüzleşmek gerekir.

Veysel Şahin'in İzmir'de izlediği yöntemin önemli tarafı da bu.

MHP teşkilatının kent genelindeki çalışmalarında “Terörsüz Türkiye” hedefinin bir taviz veya siyasi pazarlık olmadığı; terörün tamamen ortadan kaldırılması, toplumsal birlik ve Türkiye'nin geleceğinin güvence altına alınması hedefi taşıdığı özellikle vurgulanıyor.

Şahin'in söylemlerinin merkezinde ise “kardeşlik” kavramı bulunuyor.

Nitekim İzmir Mardinliler Federasyonu'ndan yüzlerce kişinin MHP'ye katıldığı programda verdiği mesaj da dikkat çekiciydi.

Türk ile Kürt arasına nifak sokmak isteyenlere karşı bin yıllık kardeşliğin korunması gerektiğini vurgulayan Şahin'in bu yaklaşımı, aslında MHP'nin yeni dönemde topluma anlatmaya çalıştığı siyasal hattın İzmir'deki yansıması.

Çünkü terörle mücadele yalnızca silahla verilen bir mücadele değildir.

Terör örgütlerinin beslendiği toplumsal ayrışmayı ortadan kaldırmak, insanların ortak aidiyetlerini güçlendirmek ve aynı ülkenin geleceğine birlikte bakabilmesini sağlamak da bu mücadelenin önemli parçalarından biridir.

İzmir gibi Türkiye'nin hemen her bölgesinden insanın yaşadığı bir kentte bunun ayrıca önemli olduğunu düşünüyorum.

MAKAMDAN DEĞİL SAHADAN SİYASET

Veysel Şahin döneminde MHP İzmir teşkilatının dikkat çeken özelliklerinden biri de saha hareketliliği.

Son dönemde gerçekleştirilen ilçe kongreleri bunun en somut örneklerinden biri oldu.

Karabağlar'dan Tire'ye, Ödemiş'ten Çeşme'ye, Konak'tan Bergama'ya, Menemen'den Aliağa'ya kadar uzanan kongre süreci yalnızca teşkilatların yönetimlerini belirlediği rutin toplantılar olarak görülmemeli.

Siyasi partiler açısından teşkilat, sokağa açılan kapıdır.

Teşkilatınız güçlü değilse en güçlü siyasi söylemi bile vatandaşa ulaştıramazsınız.

Veysel Şahin'in İzmir'de özellikle buna önem verdiği görülüyor.

Kendisinin kullandığı ifadeyle “mahalle mahalle, sokak sokak, köy köy” yürütülen bir siyasi çalışma var.

Bunun yanında federasyonlar, dernekler, esnaf ve farklı toplumsal kesimlerle temas kuruluyor.

Bu yöntem aslında siyasetin en eski ama hâlâ en etkili yöntemidir:

İnsana dokunmak.

Sosyal medya paylaşımlarının, televizyon tartışmalarının ve siyasi polemiklerin gündemi hızla tükettiği bir çağda yüz yüze siyasetin değerini küçümsememek gerekiyor.

Vatandaş karşısında siyasetçiyi görmek ister.

Sorununu anlatmak ister.

Soru sormak ister.

Bazen eleştirmek ister.

Siyasetçinin görevi de yalnızca kendisini destekleyenlerin değil, kendisine mesafeli duran insanların karşısına çıkabilmektir.

SİYASETİN İHTİYACI: TEMAS

Türkiye'nin bugün kavga eden siyasetçilerden çok konuşabilen, dinleyebilen ve toplumun farklı kesimleri arasında temas kurabilen siyasetçilere ihtiyacı var.

“Terörsüz Türkiye” hedefinin başarıya ulaşmasının yolu da yalnızca Ankara'da kurulacak siyasi cümlelerden geçmiyor.

Bu hedefin İzmir'de, Diyarbakır'da, Trabzon'da, Edirne'de, Mardin'de; kısacası Türkiye'nin her yerinde vatandaşa doğru biçimde anlatılması gerekiyor.

Veysel Şahin'in İzmir'de yürüttüğü saha çalışmasının önemini biraz da burada görüyorum.

Bir il başkanının görevi yalnızca partisinin tabelasını taşımak değildir.

O tabelanın temsil ettiği siyaseti sokağa anlatabilmektir.

Vatandaşın kapısını çalabilmektir.

Kendi mahallesinin dışına çıkabilmektir.

Ve gerektiğinde kendisine hiç oy vermemiş insanların masasına da oturabilmektir.

Veysel Şahin'in son dönemde çizdiği siyasi profil, bu anlayışın İzmir'deki örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor.

Elbette son sözü her zaman olduğu gibi zaman ve seçmen söyleyecek.

Ancak bugünden görünen bir gerçek var:

MHP İzmir'de sahayı boş bırakmıyor.

Veysel Şahin de masasından değil, sahadan siyaset yapmayı tercih ediyor.

Bazen siyasette en büyük farkı yaratan şey de budur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri