İzmir’in Menderes ilçesine bağlı Ahmetbeyli Mahallesi’nde, bugün sessizliğin hâkim olduğu bir arkeolojik alan binlerce yıl önce insanların cevap aramak için geldiği önemli bir merkezdi.
Klaros Kutsal Alanı, Apollon adına kurulmuş antik dünyanın önemli bilicilik yani kehanet merkezlerinden biri olarak biliniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, elde edilen bulgular doğrultusunda Klaros’un MÖ 13. yüzyılın sonlarından MS 4. yüzyıla kadar kehanet merkezi olarak işlev gördüğünü belirtiyor.
İnsanlar tanrıya danışmak için Klaros’a geliyordu
Klaros’u diğer antik alanlardan ayıran en önemli özellik, burasının bağımsız bir kentten çok dini bir merkez olmasıydı. Klaros, tarihi boyunca yakınındaki Kolophon’a bağlı olarak gelişti. Apollon Tapınağı ise özellikle Hellenistik ve Roma dönemlerinde kehanet merkezi olarak büyük ün kazandı.
Kutsal alana gelenlerin amacı yalnızca ibadet etmek değildi. İnsanlar ve kentlerin temsilcileri önemli konularda tanrı Apollon’un görüşünü öğrenmek için buradaki kâhinlere danışıyordu. Kutsal alanın giriş yapısı olan Propylea’da, kehanet için başvuranların bıraktığı yazıtların bulunması da bu geleneğin arkeolojik izlerini günümüze taşıyor.
Kehanetler dolunayda yapılıyordu
Klaros’taki kehanet ritüellerine ilişkin aktarılan ayrıntılar ise alanın gizemini daha da artırıyor.
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün Menderes'e ilişkin tanıtımında, Klaros'taki kehanetlerin dolunay zamanı, ay yükseldikten sonra meşale ışığında gerçekleştirildiği aktarılıyor. Ritüellerde genç kız ve erkeklerin defne yapraklarıyla sunağın ve tapınağın önüne gelerek ilahiler okudukları belirtiliyor.
Antik dönemde kutsal kabul edilen bu alanda halkın tapınağın belirli bölümlerinin ötesine geçmesine izin verilmediği de aktarılıyor.
Büyük İskender’in yolu da Klaros’a uzandı
Klaros hakkındaki en dikkat çekici anlatılardan biri Büyük İskender ile ilgili.
Menderes Belediyesi'nin Klaros Bilicilik Merkezi'ne ilişkin aktarımına göre Büyük İskender, Smyrna'yı aldıktan sonra Pagos'ta, bugünkü Kadifekale çevresinde gördüğü rüyanın yorumlanması için Klaros'a başvurdu. Kehanetten aldığı yanıtın ardından Pagos'ta Yeni Smyrna'nın kurulmasıyla ilişkilendirilen anlatı, Klaros'un ününün daha da artmasına katkı sağladı.
Dünyada tek örneği burada
Klaros’un önemi yalnızca kehanet geleneğinden kaynaklanmıyor. Alanda arkeoloji dünyası açısından son derece dikkat çekici eserler de bulunuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığına göre antik kaynaklarda “Hekatomb” olarak geçen ve yüz hayvanın bağlanmasına imkân veren taş blok düzenlemesinin bir kutsal alanda bulunan dünyadaki tek arkeolojik örneği Klaros’ta yer alıyor.
Klaros ayrıca yaklaşık 8 metre yüksekliğindeki Apollon, Artemis ve Leto kült heykellerinin bulunduğu ender kutsal alanlardan biri. Apollon Tapınağı’nın basamaklarına kadar uzanan yazıtları da alanı arkeolojik açıdan sıra dışı hale getiriyor.
Apollon Tapınağı'nın altında kehanet odaları
Klaros’taki Apollon Tapınağı da mimarisiyle dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre yapı, İyonya’da inşa edilmiş tek Dor düzenindeki tapınak olma özelliğine sahip. Tapınağın yapımına MÖ 3. yüzyılın başlarında başlandığı, önemli bölümlerinin MÖ 2. yüzyılın sonlarında tamamlandığı belirtiliyor.
Klaros’un kutsal alan olarak gelişmesinde bulunduğu coğrafya da etkili oldu. Apollon Tapınağı’nın antik tapınaklarda sık görüldüğü şekilde yüksek bir noktaya değil, vadinin düzlüğüne kurulmasının bölgede kutsal kabul edilen bir kaynak ve orman bulunmasıyla ilişkili olduğu aktarılıyor.
Birinci Dünya Savaşı kazıları durdurdu
Klaros’un modern dönemdeki keşif hikâyesi de yaklaşık bir asırdan uzun geçmişe sahip.
Bölgedeki sistematik araştırmalar 19. yüzyılın sonlarında başladı. Th. Macridy'nin 1907'de yaptığı çalışmalar alanın Apollon Klarios Kutsal Alanı olduğunun belirlenmesinde önemli rol oynadı. İlk bilimsel kazı ise 1913'te Th. Macridy ve Ch. Picard tarafından gerçekleştirildi. Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine çalışmalar yarım kaldı.
Kazılar ilerleyen yıllarda farklı ekipler tarafından yeniden başlatıldı. Visit İzmir'in güncel alan bilgisinde, 2020'den bu yana çalışmaların Selçuk Efes Müzesi Müdürü Cengiz Topal başkanlığında ve Doç. Dr. Onur Zunal'ın bilimsel danışmanlığında sürdürüldüğü belirtiliyor.
İzmir’in az bilinen tarihi hazinelerinden
Klaros, Efes ve Bergama kadar geniş kitleler tarafından bilinmese de İzmir'in en sıra dışı arkeolojik alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Antik dönemde insanların kilometrelerce yol kat ederek cevap aradığı kutsal alan, bugün Menderes'in Ahmetbeyli Mahallesi'nde ziyaret edilebiliyor.
Klaros, binlerce yıllık kehanet geleneği, dev kült heykelleri, yazıtları, Apollon Tapınağı ve dünyada tek örneği bulunan Hekatomb düzenlemesiyle İzmir'in geçmişindeki gizemli dünyanın izlerini günümüze taşıyor. Alan, 2014 yılından bu yana ören yeri statüsünde ziyaretçilerini ağırlıyor.