İzmir denildiğinde hafızalarda canlanan Kordon manzarasının en önemli parçalarından biri Pasaport İskelesi. Konak ilçesinde, kentin denizle kurduğu ilişkinin merkezindeki yapılardan biri olan tarihi iskele, her gün önünden geçen binlerce kişinin belki de ayrıntılarını bilmediği köklü bir geçmiş taşıyor.
Günümüzde İzmir Körfezi'ndeki vapur ulaşımının duraklarından biri olarak kullanılan Pasaport İskelesi'nin hikâyesi 19. yüzyıla kadar uzanıyor. İzmir'in önemli bir liman ve ticaret kenti olarak geliştiği yıllarda şekillenen bölge, zaman içerisinde şehrin sembol noktalarından biri haline geldi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de Pasaport İskelesi'nin bugün hâlâ Körfez ulaşımında aktif rol oynadığını belirtiyor.
HİKÂYESİ 1800’LÜ YILLARDA BAŞLADI
Pasaport İskelesi'nin tarihini anlamak için yaklaşık bir buçuk asır öncesinin İzmir'ine gitmek gerekiyor.
Visit İzmir'in aktardığı bilgilere göre Pasaport İskelesi ve ona bağlı mendireğin yapımına 1867 yılında başlandı. İnşaat çalışmaları 1886 yılında tamamlandı. İskele ve mendirek, 19. yüzyılda İzmir limanının gelişiminin önemli parçalarından biri oldu.
O dönem İzmir, Akdeniz'in önemli ticaret merkezlerinden biriydi. Liman çevresindeki hareketlilik kentin ekonomik ve sosyal hayatının şekillenmesinde büyük rol oynarken, deniz yoluyla şehre gelen ve şehirden ayrılan yolcular açısından Pasaport bölgesi de önemli bir noktaya dönüştü.
Tarihi yapının bugün kullandığımız “Pasaport” adının arkasında da geçmişte üstlendiği görev bulunuyor. Osmanlı döneminde yapı Pasaport Dairesi olarak hizmet verdi. İskele ve çevresi zamanla bu işleviyle özdeşleşti ve “Pasaport” adı günümüze kadar ulaştı.
Bugün vapura yetişmek için önünden hızla geçilen tarihi yapı, böylece aslında İzmir'in dünyaya açıldığı dönemlerden kalan önemli bir kent hafızasını yaşatıyor.
BÜYÜK İZMİR YANGINI PASAPORT’U DA ETKİLEDİ
Pasaport İskelesi'nin tarihinde İzmir'in yaşadığı en büyük felaketlerden birinin de izleri bulunuyor.
1922 yılında meydana gelen Büyük İzmir Yangını kentin geniş bir bölümünde büyük yıkıma yol açarken Pasaport İskelesi de yangından zarar gördü. Tarihi yapı Cumhuriyet'in ilk yıllarında yeniden ayağa kaldırıldı.
Visit İzmir'deki bilgilere göre iskele, 1926 yılında dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik tarafından Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'na bağlı kalınarak yeniden inşa edildi.
Bu nedenle Pasaport İskelesi yalnızca Osmanlı döneminin liman geçmişini değil, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki yeniden yapılanma sürecinin de izlerini taşıyor.
Bölgenin tarihindeki bir diğer önemli dönem ise 1919-1922 yılları arasındaki işgal yılları oldu. Günümüzde Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğü'nün bulunduğu yapıların bu dönemde Liman Dairesi Başkanlığı olarak kullanıldığı belirtiliyor.
Böylece Pasaport ve çevresi, İzmir'in Osmanlı'nın son döneminden işgal yıllarına, Büyük Yangın'dan Cumhuriyet dönemine uzanan değişiminin tanıklarından biri olarak günümüze ulaştı.
İZMİR’İN DEĞİŞİMİNE TANIKLIK ETTİ
Pasaport'un hikâyesi aynı zamanda İzmir limanının değişiminin de hikâyesi.
Yıllar içerisinde büyüyen İzmir'in liman ve ulaşım ihtiyaçları değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin aktardığı bilgiye göre Pasaport İskelesi'nin yetersiz kalması üzerine Bayındırlık Bakanlığı tarafından 1952 yılında bugünkü Alsancak Limanı kuruldu.
Pasaport ise liman taşımacılığındaki eski ağırlığını zaman içerisinde kaybetmesine rağmen kent yaşamından çıkmadı. Bu kez İzmir Körfezi'ndeki şehir içi deniz ulaşımının önemli noktalarından biri olarak yaşamaya devam etti.
İskele yıllar içerisinde çeşitli bakım ve onarım çalışmalarından da geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2020 yılında tarihi Pasaport Vapur İskelesi'ni kapsamlı bir tadilata aldı. Çalışmalarda iskele üzerindeki ahşap kaplamalar ve korkuluklarla yürüyüş yolunun altındaki çelik konstrüksiyonun yenilenmesi planlandı. Vapur seferlerinin aksamaması için de tarihi iskelenin yakınına geçici yüzer iskele kuruldu.
Bu çalışmalar, yaklaşık bir buçuk asırlık geçmişe sahip alanın günümüz ulaşım ihtiyaçları içerisinde kullanılmaya devam edebilmesi açısından önem taşıdı.
KORDON’UN DEĞİŞMEYEN SİMGELERİNDEN
Bugün Pasaport İskelesi'nin önünde duran bir ziyaretçi yalnızca bir vapur iskelesine değil, İzmir'in yaklaşık 150 yıllık değişimine tanıklık eden bir noktaya bakıyor.
Bir tarafta İzmir Körfezi, diğer tarafta tarihi Kordon hattı; çevresinde ise kentin farklı dönemlerinden izler taşıyan yapılar bulunuyor.
Gün içinde vapurların yanaştığı, yolcuların gelip geçtiği Pasaport, özellikle gün batımında İzmir'in karakteristik görüntülerinden birine dönüşüyor. Kordon boyunca yürüyenler için de Konak ile Alsancak arasındaki en tanınmış duraklardan biri olmayı sürdürüyor.
Bir zamanlar İzmir'e deniz yoluyla gelen yolcuların pasaport işlemleriyle özdeşleşen, Büyük İzmir Yangını'nda zarar gören ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında yeniden ayağa kaldırılan Pasaport İskelesi bugün hâlâ asli unsuru olan denizle yaşamaya devam ediyor.
Değişen vapurlar, dönüşen Kordon ve büyüyen İzmir'e rağmen Pasaport İskelesi aynı yerde kentin denizle buluşmasına tanıklık ediyor.
İzmir'in geçmişini merak edenler için Pasaport İskelesi, sadece vapura binilen bir durak değil; Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, liman kentinden modern metropole uzanan İzmir hikâyesinin deniz kıyısındaki sessiz tanıklarından biri.