Öncelikle FETÖ ile yapmış olduğu mücadelede onların hizmetten ziyade bir ülke yapılanmasına gittiğine dair öngörülerinin mevcut olduğunu aktaran Güneydoğunun genç kanaat önderlerinden olan Ramazan İzol, " Yenigün TV programında hendek zamanları İstanbul'daki, Ankara'daki, Doğu Bölgesi'nin belirli yerlerindeki terör eylemleri üzerine şöyle bir açıklama yapmıştık; Eğer gidişat bu şekilde devam ederse yarın iç sağ sol çatışmalarına sebep verebilir. Hatta 1980 yıllarındaki askeri üniformanın içine girmiş insan dışı varlıklar nasıl Doğu Bölgesi'nde Kürt sorunu oluşsun diye Kürtlere bir zulüm yapıldıysa yine askeri üniformayı giymiş diktacılar hükümet güven oyunu kaybetmiştir diye darbe ihtimali söz konusu diye ifade etmiştik. Hatta üzerine şunu ifade ettik. Bunun bir şekilde önüne geçebiliriz. Meclis halkın bütünlüğünü gösterir. Meclis refahın ve huzurun simgesidir. Mecliste parçalanma ve bölünmeler ve kaos ortamı olduğu zaman bu meydanlara, sokaklara ve insanlara yansır. Bu sebeple meclisin birlik ve bütünlüğünü örnek verdik. Söz konusu vatan, millet ve bayrak. 17-24 Aralık'tan sonra istihbaratın içinde olan FETÖ'cüler oldukça fazlaydı. Bunların ihracıyla beraber istihbaratta bir çöküntü meydana gelmişti. Bu MİT en üst mertebeye yani cumhurbaşkanlığına bağlı olursa engellenebilir demiştik. Bu meydana geldi ve MİT cumhurbaşkanlığına bağlandı" şeklinde konuştu.
Referandumda başkanlık sistemini desteklediklerini devamlı ifade ettiklerini belirten İzol, "Almanya'nın sözde Ermeni soykırımını kabul ettiği gün biz dedik ki bu Almanya ile kalmayacak diğer Avrupa ülkelerine de yansıyacak ve Avrupa ülkeleri Türkiye ile ilişkilerini tamamen kesmeye başlayacak demiştik ki bizim dediğimiz zamanlar Almanya ve Türkiye'nin arası gayet iyidi.Hatta mülteciler için Avrupa ödenek vaat etmişti. Almanya Türkiye ile dirsek teması halindeydi. Ama biz dedik ki Almanya'ya aldanmayın çünkü Almanya Türkiye'de terör faaliyeti yapmış bütün mültecilere kucak açan bir ülkedir. Bunlar yarın öbür gün Türkiye'de bağlantılarını koparacak ve Türkiye'de bitirmekten ziyade tamamen linç girişimi algısını oluşturacaktır demiştik. Bu öngörümüz de gerçekleşti" dedi.
"BARZANİ'NİN SONUNUN GELECEĞİ ANLAŞILIYORDU"
Trump'ın gelmesiyle birlikte YenigünTV'de açıkladığı öngörülerin de gerçekleştiğini aktaran Ramazan İzol, "Trump Obama'nın başlatmış olduğu Türkiye'deki küçük savaşları büyük savaşlar haline çevirecek ve Trump'ın Orta Doğu'da ilk ziyaretlerinden bir tanesi Suudi Arabistan olacak demiştim, keza aynı şekilde oldu. Suriye daha Türkiye'ye girmemişken Türkiye Cerablus, İdlib bölgelerine girebilir. Musul, Kerkük bir şekilde topraklara dahil olacak. Türkiye Rakka'yı hedeflemiş durumda. Amerika kendi çıkarmış olduğu DAEŞ terör örgütünü kullanacak ve Türkiye ile teması bozulduğu zaman DAEŞ terör örgütünü faaliyete sokup bir şekilde de PKK ve PYD ile birleşip onlara gerekli arkadan desteği verip bu şekilde bir güç birliği yapacak diye ifade etmiştik. Bunlar da meydana geldi. Barzani'nin referandum hususunda dedik ki bu referandum Barzani'nin sonu olur çünkü Barzani Amerika'nın sözü ile hareket etti. Gerçekten Türkiye ile dirsek teması olmasına rağmen Barzani'nin, peşmergenin yani askeri eğitimler için de Türkiye'nin destek vermesiyle güçlenen daha doğrusu güzel bir algıya giderken bir yanda şımarık çocuk edasında Amerika'ya, İsrail'e göz kırkan Barzani'nin sonunun geleceği anlaşılıyordu. Tabi ki yanı başımızda hiç kimse böyle bir sorun olsun istemez ama ne yazık ki öyle bir sorun cereyan etti ve bildiğimiz gibi bu referandum Barzani'nin sonu oldu. Barzani referanduma giderse merkezi hükümet bunu kabul etmeyecektir demiştik. Merkezi hükümet Barzani'ye, Kuzey Irak'a doğru bir hareket eyleminde bulunacaktır. Bununla beraber Kerkük'teki Türkler de durmayacak onlar da oradaki bağımsızlığını bir şekilde ilan edecektir. Musul ve Kerkük Türkmenlerin kontrolü altında. Barzani ise elindeki gücü kaybedip sonunu hazırlayacaktır demiştik. Bu da aynı şekilde oldu" şeklinde konuştu.
Öngörülerini aktarmaya devam eden İzol, "Suriye ve Kuzey Irak Bölgesi ve Irak Bölgesi'nde Büyük Ortadoğu Projesinin, İsrail ve Ermeni Proje'lerinin mevcut olduğu en merkezi yer Suriye ve Irak Bölgesi'dir. Burada İpek Yolu Projesi devreye giriyor. Birlikte ilerleyen Amerika ve İngiltere şuanda ayrılmış durumda. Sünni olan Barzani ve diğer kesim için Şii, Haçlı Şabi ve diğer grupların birbirini vurup çok büyük Şii ve Sünni çatışması çıkarmak istiyorlar. Bu savaşta Pentagon silahla kazanacak Roswell İngiltere ise para ile gücünü ortaya koyacak. Eğer büyük savaşa doğru gideceksek Türkiye, Rusya, İran ve İngiltere de dahil olacaktır. Amerika, Çin, Almanya vs diğer ülkelerin bir araya geleceği muhtemeldir" değerlendirmelerinde bulundu.
"AKLI SELİM BİRİ ERKEN SEÇİM TALEP ETMEZ"
Ülkemizin şuan içinde bulunduğu durum neticesinde her vatan evladının, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ülkesine, vatanına, milletine hizmet etmesi gerektiğini belirten İzol, "Ülkemiz dış mihrapların, siyonistlerin işgali hamleleri içinde. Buna soğuk savaş diyebiliriz. İçimizde bazı terör faaliyetleri oluşturmak için çaba ve gayretleri vardır. Bunları yok etmek için insanların birlik ve beraberlik içinde yaşaması, insanların devletine gerek istihbarati gerek huzur sağlama noktasında yardım etmesi, ülkesine destek olması lazım. Ama meclis ülkenin bütünlüğünü, halkın refahını gösteren bir birimdir. Ne yazık ki bu mecliste şuanda bu durumda bu kaosun içinde ana muhalefet partisi kalkıp diyor ki erken seçim talep edelim. Aklı selim olan bir insan vatandaşlarına bu kararı bu kadar ekonomik sıkıntı, halkın endişeleri içinde hiç bir aklı selim insan kalkıp da kamuoyunda ya da dışarda erken seçim talep edelim diyemez. Erken seçime gidelim gibi boş laflar insanları endişe ve olumsuzluğa sevk eder. O yüzden siyasi bir partinin, ana muhalefet partisinin genel başkanına şu süreç içerisinde hükümetin yanında yer alması gerekir. Halka şunu söylemesi gerekir; Biz Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz. Bize Allah'ın izniyle hiç bir şey olmaz. Herkes rahat olsun. Zaten ortada bir tarih var ve herkes o tarihi bekler. Ana muhalefet partisinin böyle yapmasının sebebi malum bazı belediye başkanlıklarında değişiklikler meydana geliyor. Bu değişiklikler ister istemez onların kafasında oy kaybına gideceği düşüncesiyle hareket ediliyor. Biz burada da bir yarışı görüyoruz. Bakın bir insanın yarışı makam içinse bir gün hüsranla biter. Ama bir insanın yarışı vatan, millet, bayrak içinse muhakkak bu yarış zaferle biter. Biz bu ipi zaferle göğüslemek istiyoruz" dedi.
Kendisinin hiç bir şekilde bir partinin bir noktasına gelebilme gibi bir planı ve programı olmadığını belirten Ramazan İzol, "Benim tek planım vatanıma, milletme ve aziz devletime hizmettir. Gençler olağanüstü hal, FETÖ, PKK, PYD, DHKPC gibi terör örgütlerinin ülkeyi zaten bir kaos ortamına sürüklemeye çalışırken diğer yanda dış mihrapların Ortadoğu'daki projelerini gerçekleştirebilmek için Türkiye'yi bir şekilde bölmek arzusuyla yaşarken diğer yandan bir çok ülkenin Türkiye'mizde şuan konum itibariyle gözü olan bir çok dış mihrap varken şuanda ve Türkiye'nin emniyeti içindeki, askerin içindeki kişilerin bir kısmı alındı. Bizim acilen birbirimizle birlik beraberlik ve gençlerimizin akılları sağ ve sol ayrıştırıcılığına gitmeden, gençlerimizin akılları bölücülüğe gitmeden, terör faaliyetleri yürüten terör örgütlerine gitmeden bir an önce gençleri bir araya toplayacak etkinlikler ve akıl sahipleri lazım. Bu elzem bir durumdur. Çünkü bu ülkenin geleceği gençlere emanettir. Bununla ilgili umut ediyorum ki sayın cumhurbaşkanımız ileriye dönük olarak çok büyük platformlar yapacaktır" şeklinde sözlerini tamamladı.