Kaliteli insanlar ve insanlık

Aysel Ateş Abdullazade

Merhaba değerli Medya Ege okuyucuları! Okumakla aranız nasıl? Bir videoda dediği gibi, sizin antidepresanınız nedir? Ben kendiminkini anlatayım, sen de kendini sorgula.

Kitapların hayatımda çok büyük ve dolmayan yeri var. Otuz iki yıllık hayatımda hep kitaplarla iç içe yaşadım. Annem ve babam her ikisi öğretmen olduğu için salonumuzda koltukların, mutfakta yemek masasının, tezgahın, yatak odasında yatağın, rafların üstü hep kitaplarla dolu olurdu. Dolaplar dolusu kitaplarımız vardı evimizde. Bu sevgimle Edebiyat öğretmeni oldum.

Sonralar çalıştığım meslek dalları fark etmeksizin kitaplar hayatımdan çıkması bir tarafa, uzaklaşmadı bile. Daha da arttı kitaplarla bağımız. Televizyonda "Kadınca Adımlar"ı sunarken kitapları önerdim izleyicime, köşe yazarken kitap sevgisini aktardım okuyucularıma, çeviri yaparken kitaplardan kazandıklarımı katarak işimi mükemmelleştirdim, Melek filminin senaryosunda küçük bir kızın hayatında kitabın ve okumanın anlamını aktardım, kızımı kitaplar ve kitap tutkusu ile büyütüyorum, yemek yaparken audi kitap dinliyorum, komşumla sohbet ederken kendine bir şeyler katması için kitap okumasını öneriyorum. Ve yedi yılda iki kitap yazdım.

Şimdi yaşımın bu evresinde insanları eliyorum. Kitaba ilgisi olmayan, kitap sayfası çevirmeyen ve bu beceriksizliği ile övünen herkesi hayatımdan çıkarıyorum. O kadar basit geliyor ki. Düşünüyorum, dört yıl üniversite okumuşum, beş yıl öğretmenlik yapmışım, iki kitap ve bir film senaryosu yazmışım, üç dilde çeviri üçgeninde çalışmalar yapıyorum, iki kitaba sığmayacak kadar şiirlerim var ve ben böylesi basit insanlarla konuşmaya/muhabbet etmeye hâlâ çabalıyorsam kendime haksızlık etmiş oluyorum. Bu bir saygısızlıktır. Kendime ve başkalarına saygsıızlık kırmızı çizgimdir. Bana şu anda aklı ile düşünebilen, zekasını kullanan, mantığını devreye sokan insanlar lazım sadece. Az ama öz. Basitliği ile övünen, kendini bir halt sandığı halde içi boş bir kuru kafa olan kişilerin benim hayatımda ve yaşantımda yeri yok. O yer çok değerli çünkü. Ve bunu da belli bir yaşta anlıyorsun. O yaş bu yaş artık. Bu yüzden standartlarımız yüksek, çünkü kaliteli insanlara ihtiyaç var bu toplumda. Kaliteli insanların yolu mutlaka kitaplardan, okumaktan ve gelişmekten geçer. Aksini iddia eden varsa, kendini kandırmış olur.

Kitap, insanlığın pusulasıdır!