KARGO ŞİRKETLERİ

Banu Pirinçcioğlu

Bu pandeminin galibi kargo şirketleri. Bunu bir kabul edelim önce. 
Herşey durdu, hayat durdu, satın alma durmadı çünkü. 
Kimi ihtiyaçtan kimi sıkıntıdan aldı. 
Lojistik sayesinde hayat devam etti. 
Gıdadan tut medikale, temizlikten kıyafete herşey taşındı. 
Şöyle bir bakın geçmişe. İlk haftalarda bir bocaladı herkes, neyi nasıl yetiştireceğim derken, işler kısa sürede sisteme oturdu. 
Oturdu oturmasına ama bir süre sonra kargolar yetişmiyor, kargocular geç saatlere kadar çalışıyor haberlerini duymaya, görmeye başladık. 
Lojistik durmazken, bilakis daha da hızlanırken klasik olan oldu. Bütün kargo şirketleri ellerindeki elemanlarla iş döndürmek istediler. 
On taşırken yüz taşımaya başladığı halde eleman almaya tenezzül etmediler. 
Dert yanan kargoculardan çok dinledim, eleman alınmadığını. 
Ki zaten görünen köy kılavuz istemiyordu. Sabah 9 da kargo taşıyan çocukcağız gecenin onunda hala taşıma yapıyordu. Gözümle görmesen yalan derim, ama değil. 
Yine, çok kazanalım daha çok kazanalım hırsı devreye girmişti. 
Oysa özellikle pandemi döneminde işsiz kalan çok insan vardı. Eleman almak istedikten sonra alınırdı elbet. Kısa süreli sözleşmeli üç aylık mesela eleman alınırdı. Böylece kimsenin canının çıkmasına gerek kalmazdı. 

Maalesef daha da çok, daha da, daha da diye bir para hırsı var. Şirket sahipleri ceplerini doldurup taşırmanın, yöneticiler de en tepeye şirin gözükmenin derdinde. 
Ben de bizzat şahit olmuş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, para tatlı geliyor. 
Bütün işverenlerin kafası aynı mantıkla çalışıyor. Dur bakalım yapabiliyor mu diye bakıyor. İki kişinin yapacağı işi bir kişi yapıyorsa eğer, sonsuza dek yapmasını istiyor işveren. İsyan da olsa, işler de patlasa fark etmiyor. Teselli hep aynı. Önümüzü göremiyoruz, bu süreçte eleman alınmayacak. 
Aslında önünü çok da güzel görüyor. Rakamlar belli,  kazanç ortada.  Ama iş yürüyor mu, yürüyor. Müşteriler isyan ediyor ama olsun bana da muhtaç zaten diyor. 
Değişik bir bakış açısı. 
Sömürü bazlı, köle sistemine uygun bir çalışma sistemi. 
Az adam, çok kazanç. 

Başka sektörler için yorum yapamam. Ancak kendim de eski bir lojistikçi olarak söyleyebilirim ki, bu pandeminin kazananı lojistik oldu. 
Hayat durdu ama lojistik durmadı çünkü. 
Ve durmamaya da devam ediyor. Bu uzun bir süreç. Yeniden kapanacağız, görünen o ki en az yaza kadar vakalar azalmayacak. 
Yine lojistik başrolde olacak yani. 
Yurtdışı ve özellikle yurtiçi lojistik en çok ihtiyaç duyulan sektör olacak. 
Pandemiyi kullanıp zaten zam da yapılmıyor, zaten üç kuruşa insan çalıştırılıyor. 
En azından insani şartlarda çalıştırın elemanlarınızı. 
Gecenin bir yarısına kadar eleman çalıştıracaksanız dönüşümlü çalıştırın. Herkesin akşam yemeğini evinde yeme hakkı var. 
Bir elamanı gecenin onlarına kadar çalıştırıp sabah da kör şafakta işin başında olmasını istemeyin. 
Eleman dolu, iş arayan milyon tane insan var. 
Alırsın sözleşmeli çalıştırırsın. Üç ay sonra bakarsın durumuna, tamam mı devam mı karar verirsin 
Artık kardan biraz zarar edeceksiniz. 

Çünkü hepimiz çok iyi biliyoruz ki kazanıyorsunuz.