İzmir’in kalbinde yüzlerce yıldır ticaretin sürdüğü Kemeraltı Çarşısı, yalnızca alışveriş yapılan bir merkez değil, aynı zamanda kentin yaşayan hafızalarından biri. Hanların, pasajların ve dar sokakların arasında bugün hâlâ geçmişin üretim kültürünü sürdüren küçük dükkânlara rastlamak mümkün.
Ancak Kemeraltı’nın bu yüzü her geçen yıl biraz daha sessizleşiyor. Kalaycılar, hallaçlar, bileyiciler, lehimciler, elekçiler, demirciler ve tenekeciler bir dönem çarşının gündelik hayatının doğal parçalarıydı. Bugün ise bu mesleklerin bazıları neredeyse ortadan kalkarken, bazılarını yaşatan usta sayısı giderek azalıyor.
Değişimin en dikkat çekici örneklerinden biri elekçilik. Kestanepazarı Camii yakınındaki küçük dükkânında çalışan Mehmet Erdoğan ve oğlu Ali Erdoğan, İzmir’de bu geleneksel mesleği sürdüren son ustalar arasında gösteriliyor. Baba-oğul yalnızca elek değil, takunya ve fare kapanı gibi el emeğine dayalı ürünler de üretiyor.
Mehmet Erdoğan’ın elekçilik serüveni 1983 yılına kadar uzanıyor. Yaklaşık 40 metrekarelik dükkânında mesleğini oğluyla birlikte sürdüren Erdoğan’ın uzun yıllardır yeni çırak yetiştirememesi ise mesleğin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor.
ÇIRAK YETİŞMİYOR, MESLEKLER BİRER BİRER KAYBOLUYOR
Geleneksel mesleklerin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri yeni kuşakların bu alanlara ilgi göstermemesi. Çünkü bu mesleklerin büyük bölümü kitaplardan veya eğitim videolarından değil, yıllarca süren usta-çırak ilişkisiyle öğreniliyor.
Çırak gelmediğinde yalnızca bir dükkânın geleceği tehlikeye girmiyor. Malzemeyi tanıma, doğru aleti kullanma, üretim tekniği ve yıllar içinde edinilen el becerisi de aktarılacak yeni bir kuşak bulamıyor.
Kemeraltı’nda zamana direnen mesleklerden biri de demircilik. Çarşıdaki eski bir demirci dükkânında Ali ve Ömer Akdemir kardeşler, babalarından öğrendikleri mesleği yaklaşık yarım asırdır sürdürüyor.
Ustalar, yaklaşık 1200 dereceye ulaşan ateşin karşısında demiri şekillendirerek balta, bıçak, tahra, çapa ve kürek gibi ürünler hazırlıyor. Dükkândaki üretim biçimi, modern makinelerin yaygınlaşmasından önce zanaatın nasıl sürdürüldüğünün yaşayan örneklerinden birini oluşturuyor.
Akdemir kardeşlerin hikâyesi, geleneksel mesleklerin ayakta kalabilmek için değişen dünyaya nasıl uyum sağladığını da gösteriyor. El emeği üretimi sürdüren ustalar, ürünlerini internet üzerinden farklı kentlerdeki müşterilere ulaştırarak geleneksel üretimle yeni satış yöntemlerini bir araya getiriyor.
SERİ ÜRETİM EL EMEĞİNİN YERİNİ ALDI
Kemeraltı’nın eski mesleklerinin gerilemesinde çırak sorununun yanı sıra değişen tüketim alışkanlıkları da önemli rol oynuyor. Fabrikalarda kısa sürede ve düşük maliyetlerle üretilen ürünlerin yaygınlaşması, saatlerce emek verilerek hazırlanan ürünlere olan talebi azaltıyor.
Bir eşya bozulduğunda tamir ettirmek yerine yenisini satın alma alışkanlığının yaygınlaşması da tamir ve zanaata dayalı meslekleri doğrudan etkiliyor.
Bir dönem Kemeraltı’nın önemli zanaatlarından olan kalaycılık bunun en belirgin örneklerinden biri. Bakır kapların mutfakların vazgeçilmezi olduğu yıllarda kalaycıların dükkânları yoğun şekilde çalışıyordu. Bakır kullanımının azalması ve farklı mutfak ürünlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kalaycılığa duyulan ihtiyaç da azaldı.
Benzer bir değişim hallaçlıkta yaşandı. Yün ve pamuğun kabartılarak yatak, yorgan ve yastıklarda kullanılmaya hazır hale getirilmesine dayanan meslek, hazır yatak ve tekstil ürünlerinin yaygınlaşmasıyla eski önemini kaybetti.
Bileyicilik, lehimcilik ve tenekecilik de değişen tüketim kültüründen etkilenen meslekler arasında. Geçmişte bıçaktan makasa, mutfak eşyalarından günlük kullanılan çeşitli araçlara kadar pek çok ürün tamir edilir ve yeniden kullanılırdı. Tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte bu zanaatların müşteri kitlesi de daraldı.
Bugün Kemeraltı’nı gezen biri için küçük bir zanaatkâr dükkânı sıradan bir iş yeri gibi görünebilir. Ancak tezgâhların arkasında onlarca yıllık bir bilgi birikimi bulunuyor.
Bir ustanın demire ne zaman vuracağını anlaması, malzemenin kıvamını gözünden tanıması veya yıllardır kullandığı birkaç basit aletle aynı ürünü tekrar tekrar ortaya çıkarabilmesi uzun yıllara dayanan deneyim gerektiriyor.
KAPANAN HER KEPENKLE İZMİR’İN HAFIZASI EKSİLİYOR
Geleneksel mesleklerin ortadan kalkması yalnızca ekonomik bir değişim anlamına gelmiyor. Bu mesleklerle birlikte İzmir’in geçmişteki gündelik yaşamına, üretim kültürüne ve ticaret hayatına ilişkin önemli birikimler de kaybolma riski taşıyor.
Kemeraltı’nın tarihi kimliğinin önemli parçalarından birini, yüzyıllar boyunca aynı sokaklarda faaliyet gösteren farklı meslek grupları oluşturdu. Dükkânların önünden yükselen çekiç sesleri, körükler, el aletleri ve ustaların yıllar içinde geliştirdiği üretim yöntemleri çarşının karakterini şekillendirdi.
Bugün ise bir tarafta çırak bulamayan elekçiler, diğer tarafta kızgın ateşin karşısında demir dövmeye devam eden ustalar bulunuyor. Farklı meslekleri sürdüren bu insanların ortak mücadelesi ise aynı noktada birleşiyor: Ustadan çırağa uzanan zinciri koparmamak.
Kemeraltı bugün hâlâ İzmir’in en hareketli noktalarından biri. Her gün binlerce insan çarşının sokaklarından geçiyor, alışveriş yapıyor, tarihi hanları ve dükkânları ziyaret ediyor. Ancak kalabalığın arasında başka bir Kemeraltı daha yaşamaya devam ediyor.
Bu Kemeraltı’nda hâlâ kızgın demire çekiç vuruluyor, ahşap elle şekillendiriliyor, eski eşyalar tamir ediliyor ve onlarca yıllık aletlerle üretim yapılıyor.
Son ustaların en büyük endişesi ise kendilerinden sonra tezgâhların başına geçecek yeni isimlerin bulunup bulunmayacağı.
Çırak yetişmediği sürece Kemeraltı’nda kapanan her kepenk yalnızca bir esnafın vedası olmayacak. O kepenklerle birlikte İzmir’in yüzyıllardır yaşayan üretim kültürünün bir parçası da kent hayatından çekilecek.
Bir zamanlar Kemeraltı sokaklarının vazgeçilmezleri olan kalaycıların, hallaçların, elekçilerin, demircilerin ve tenekecilerin geleceği artık son ustaların ellerinde.
Kemeraltı’nın dar sokaklarında bugün hâlâ duyulan çekiç sesleri, bu nedenle yalnızca üretimin değil, İzmir’in geçmişini geleceğe taşıma mücadelesinin de sesi olmaya devam ediyor.