Siyaset, dışarıdan bakıldığında makamların, görevlerin ve seçimlerin dünyası gibi görünür. Oysa işin mutfağında bulunanlar bilir ki siyaseti ayakta tutan asıl unsur inançtır. Bir davaya inanmak, zor zamanlarda da aynı kararlılıkla yol yürüyebilmek ve yıllar geçse de başladığın noktayı sahiplenebilmektir.
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan'ın yaptığı son açıklama da tam olarak bunu anlatıyor.
"Tekrar 17 yaşıma dönsem yine AK Parti'de siyaset yapardım" demek, sıradan bir siyasi cümle değildir. Çünkü bu sözün içinde yılların emeği, gençlik dönemlerinden başlayan bir mücadele ve bir siyasi hareketin içerisinde büyümenin getirdiği aidiyet duygusu vardır.
Bugün Türkiye'de siyaset yapan birçok isim farklı dönemlerde farklı tercihlerde bulunabiliyor. Ancak bazı siyasetçiler vardır ki kendilerini sadece bir partinin üyesi olarak değil, o hareketin hikâyesinin bir parçası olarak görür. Eyyüp Kadir İnan'ın sözlerinde de bu yaklaşımı görmek mümkün.
Recep Tayyip Erdoğan ismi Türk siyasi tarihinde artık sadece bir siyasi lider olarak değil, bir dönemin simgesi olarak yer alıyor. Erdoğan'la aynı hareket içerisinde siyaset yapan birçok kişi için bu süreç, sadece siyasi bir yolculuk değil, aynı zamanda hayatlarının önemli bir parçası. İnan'ın çocuklara ve gelecek nesillere anlatılacak bir hikâye olarak bunu tarif etmesi de aslında bu duygunun yansıması.
Bugün siyaset çok hızlı değişiyor. Gündemler bir günde oluşup bir günde kaybolabiliyor. Böyle bir ortamda insanların yıllar sonra bile aynı noktada durduğunu ifade etmesi önemli. Katılırsınız ya da katılmazsınız, ancak bu duruşun samimiyetini görmezden gelmek mümkün değil.
Belki de Eyyüp Kadir İnan'ın açıklamasında en dikkat çeken bölüm tam da buydu. "Keşke" demeden konuşmak... Çünkü siyaset bazen ne söylediğiniz kadar, söylediğiniz sözün arkasında ne kadar durduğunuzla da ölçülür.