Meclis üyesi Ünal'dan sert sözler: İzmir zıplanacak yer değil hesap verilecek yerdir!

Karşıyaka Belediyesi Ak Parti Grup Başkanvekili Hasan Ünal, CHP Grup Başkanvekili Başarır ile Bornova Belediye Başkanı Eşki'nin AK Partili siyasilere yönelik açıklamalarına, "İzmir zıplanacak yer değil hesap verilecek yerdir" sözleriyle yanıt verdi.

MEDYA EGE - Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi ve Ak Parti Grup Başkanvekili Hasan Ünal, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan'a yönelik, "O aslan parçasına şunu söyleyeyim: Ben İzmir’deyim, elimi kolumu sallayarak sabahtan beri çarşıda, pazarda dolaşıyorum. İzmir’e sen vize mi koydun, beyefendi? Yüreğin yetiyorsa Karşıyaka’da, Bornova’da, Bayraklı’da gir koluma, gezelim. Kim yürüyor, kim yürüyemiyor. Haydi, yüreğin yetiyorsa çıkalım sokağa" sözlerine ve Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin "İzmir’in çok üstüne gelmeye başladılar, İzmir sizin parmak sallayacağınız bir yer değil. İzmir efelerin kentidir. İzmir Mustafa Kemal’in şehridir, bu şehre parmak sallayanlara had bildireceğiz" şeklindeki ifadelerine yönelik sert açıklamalarda bulundu.

Ünal yapmış olduğu açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Öncelikle şunu açıkça ifade ediyorum:

Biz Karşıyaka’dayız.

Gerçek Karşıyaka’nın içindeyiz.

Emekçinin yanındayız.

Hizmet bekleyen vatandaşın yanındayız.

Karşıyaka üzerinden cesaret testi yapmaya kalkmayın.

Karşıyaka, şov yapanı da hizmet edeni de ayırt edecek kadar bilinçlidir.

Sayın Ali Mahir Başarır “Ben Karşıyaka’dayım” diyor.

Madem Karşıyaka’dasınız…

Yedi aydır maaşını alamayan emekçinin karşısına çıkın.

Yüreğiniz yetiyorsa Karşıyaka Kent A.Ş. işçilerinin gözünün içine bakın.

Çöpleri toplanmadığı için tepki gösteren Karşıyakalı hemşehrilerimizin karşısına çıkın.

Karşıyaka’da işçi maaşları ödenmiyorsa, Karşıyaka’da çöpler konuşuluyorsa, Karşıyaka’da hizmet aksıyorsa, önce bunların hesabını verin.

Sonra meydan okumaktan bahsedin.

“Yüreğin yetiyorsa çıkalım sokağa” diyorsunuz ya;

Biz zaten sokaktayız.

Ama biz bağırmak için değil, çözüm üretmek için oradayız.

İzmir Milletvekilimiz ve Ak Parti Genel Sekreterimiz Sayın Eyyüp Kadir İnan da İzmir’in her sokağındadır.

Çarşıda, pazarda, esnafın yanında, gençlerin arasında, milletin içindedir.

Bizim siyaset anlayışımız kürsüden meydan okumak değil; sahada milletle yürümektir.

Sokak çağrısı yapmadan önce, sokağın gerçek sorunlarına cevap verin.

Bornova’da bir gençlik merkezi açılışının siyasi meydan okuma kürsüsüne çevrilmesini ise ibretle izledik.

Gençlere umut vermek yerine slogan dağıtmak, belediyecilik değil siyasi gösteridir.

Sayın Ömer Eşki’nin “had bildiririz” çıkışı, belediye başkanlığı vakarından çok, mikrofonla yükselen bir öfke siyasetidir. İzmir’e kimse parmak sallamıyor. Ama İzmir’in gerçek sorunlarını dile getirdiğimizde rahatsız olan bir anlayış var.

İzmir’in üstüne gelen yok; İzmir’in üzerini örtmeye çalışanlar var.

“İzmir Mustafa Kemal’in şehridir” diyerek her eleştiriyi bastırmaya çalışmak artık bir siyasi refleks haline gelmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu milletin ortak değeridir. Cumhuriyet kimsenin siyasi tekelinde değildir.

Atatürk’ü siyasi siper yapmaktan vazgeçin. Atatürk bu milletin ortak değeridir; kimsenin siyasi zırhı değildir.

Belediyecilikteki eksikleri Atatürk’ün arkasına saklanarak örtemezsiniz.

Atatürk’ün sırtından inin artık; onun mirasına yakışır icraat üretin.

Ayrıca şunu da açıkça ifade etmek isterim:

Daha düne kadar kendi partisinde son derece temkinli duran bir siyasi profilin, bugün meydanı boş bulmuş gibi efelik yarışına girmesi düşündürücüdür.

Partinizin kurultay salonunda zıplayabilirsiniz; ama İzmir, zıplanacak bir yer değildir.

Dikkat edin… Siyaseti sadece sıçrayarak yapmaya kalkarsanız, İzmir’in yüksek tavanına kafanızı çarpabilirsiniz.

Sizin partiniz içinde meydan boş olabilir.

Ama bizim Ak Parti olarak İzmir için yaptıklarımızla ilgili heybemiz doludur.

Biz icraatla konuşuruz.

Yatırımla konuşuruz.

Altyapıyla, ulaşımla, sağlık yatırımlarıyla konuşuruz.

Anlaşılan o ki, son memnuniyet anketlerinde CHP’li belediyelere duyulan memnuniyet oranlarının gerilemesi bazı çevreleri telaşlandırmış durumda.

Bağırarak, meydan okuyarak, efelik taslayarak bu tabloyu örtemezsiniz.

Efeliğin ölçüsü bağırmak değil, hesap verebilmektir.

Cesaret tehdit dili kullanmak değildir; kriz yönetebilmektir.

Cesaret polemik üretmek değil, maaş ödeyebilmektir.

Bu ülke sokak atışmasıyla değil, sandıkla yönetilir.

Sokak çağrısı yapanlar önce sandığın iradesine saygı duymayı öğrensin.

İzmir’i tehdit diliyle değil, vizyonla yönetebilirsiniz.

İzmir bağıranların değil, çalışanların şehridir."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yerel Haberleri