Mesane kanserinde erken tanı önemli!

Medical Park Gaziantep Hastanesi Üroloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Solakhan mesane kanseri hakkında bilgi vererek, erken tanının tedavideki önemine değindi.

Hastaların yüzde 90’nının idrarda kanama nedeniyle doktora başvurduğunu söyleyen Solakhan, “Bu durum bazen idrarın kahverengi ya da çay rengi gibi olması diye ifade edilir. Genellikle ağrısız bir kanamadır. Bazen de gözle görülmeyen idrar tahlilinde saptanan gizli bir kanamadır. İdrar yaparken yanma ve ağrı özellikle başka bir hastalıkla açıklanamıyorsa bir belirti olabilir. Kanama aralıklı olabilir, yani kendiliğinden yok olup haftalar veya aylar sonra tekrar ortaya çıkabilir. Daha az görülen yakınmalar sık işeme, acil işeme ihtiyacı, idrarı varmış gibi hissetmek ve işeyememedir. Kasıklarda ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı, kemik ağrısı ilerlemiş hastalığın belirtileri olabilir. Ancak kanama dahil tüm bu yakınmaların iyi veya kötü huylu pek çok hastalıkta da görüldüğü unutulmamalıdır” şeklinde konuştu. 


Bütün kanserlerde olduğu gibi mesane kanserinde de erken tanının esas olduğunu kaydeden Solakhan, “Bahsedilen yakınmalarda özellikle risk faktörlerinin varlığında zaman geçirmeden doktora başvurulmalıdır. Önce ayrıntılı olarak hastalığın hikayesinin öğrenilmesi ve hastanın muayene edilmesi esastır. İdrar tahlili, idrarda kanser hücrelerini tespit etmeye yönelik idrar sitolojisi ve idrar yollarının ultrasonu genellikle ilk yapılan tetkiklerdir. Bu aşamada küçük mesane ve üst idrar yolları tümörlerini görememe olasılığı olan ultrason yerine damardan kontrast madde verilerek çekilen bilgisayarlı batın tomografisi tercih edilebilir. Mesane kanserinde kesin tanı her zaman sistoskopi ve biyopsi ile konulur. Mesanede farklı hücre tiplerine sahip tümörler vardır. İkincisi tümörlerin saldırganlık dereceleri (yani hızlı ya da yavaş seyirli olabilir) hakkında bilgi verir. Bu başka organlara sıçrama hızını, tedavini seçimini ve tedavinin başarısını etkiler. En önemlisi de hastalığın evresi yani yayılım durumu hakkında bilgi verir. Bir kanser hastalığında tedavi hastalığın evresine göre belirlenir. Evrelendirme yapılmadan tedaviye başlanamaz” ifadelerine yer verdi. 

 


Solakhan, “Mesane kanserinde evrelendirme standart olarak biyopsi, bilgisayarlı tüm batın tomografisi ya da magnetik rezonans, akciğer grafisi ve/veya bilgisayarlı akciğer tomografisi ile yapılır. Bazı özel durumlarda bunlara tüm vücut kemik sintigrafisi, bilgisayarlı beyin tomografisi ve pet scan eklenebilir. Pet Scan rutin olarak her hasta da kullanılmaz. Biyopsi ile kanserin kas tabakasına geçmediği kanıtlanırsa bu tetkiklerin hiçbirini yaptırmaya gerek yoktur. Bu nedenle tümörden biyopsi alınırken tümör tabanından kas dokusu içeren örneklerin alınması çok önemlidir. Kas dokusunun alınamadığı bazı durumlarda işlem mutlaka tekrarlanmalıdır” diye konuştu. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri