Öğrencisiyle Evlenen Öğretmenin, Türkiye'ye Verdiği Büyük Ders

Eylül Ayça Karakuş

Delirmemek elde değil.

Öğrencisiyle Evlenen öğretmenin , Türkiye’ye verdiği büyük ders diyorum çünkü kendini savunmasını dinlediğiniz öğretmenlikten anladığı neymiş anlayacaksınız!

ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programının sosyal medya paylaşımlarında gördüklerime inanamadım ve defalarca paylaşımları izledim.

İnanılır gibi değil, izahı edilebilir bir durum hiç değil. Devletin öğretmeni, öğrencisine nikah kıyıyor! Şimdi bu nikah kıyma işlemini biraz açalım...

Kendisinden 32 yaş küçük lise son sınıf öğrencisine nikah kıyan bir adamdan bahsediyoruz ve bu adam sözüm ona (öğretmen)

Eşinden boşandığı tarihte belediye gidip nikah baş vurusunu yapıyor ve nasıl bir tesadüf ise karnelerin verildiği tarihe nikah günü veriliyor ve karne günü üniversiteye girecek bir genç kızın hayatı ne yazık ki balon misali sönüyor.

Konuyu hangi yönden incelersem inceleyim elimde kalıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın acilen bu öğretmen ile ilgili soruşturma başlatması gerekirken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da acilen bu tür evliliklere evlilik iptali getirmesi gerektiğini bir vatandaş , bir kadın ve bir anne olarak rica da bulunuyorum.

Bu ülkenin maalesef her geçen gün çürüyen değerleri artıyor. Evli kadınlar bu internetten tanıştığı evli adamlara kaçıyor. Evli adamlar yine aynı şekilde internet üzerinden tanıştığı evli kadınlarla birlikte bir yaşam sürüyor ve bunun adı ise aşk oluyor. Kusura bakmayın ama ya da siz bir zahmet kusura bakın tüküreyim sizin aşk diye savunduğunuz mide bulantısı, içi çürümüş duygularınıza... Her gün televizyonlara çıkan yüzlerce adam ya da kadın aynı sorunları dile getiriyor. Karım çocuklarımı ve beni terk edip bir adama kaçtı.

Kadın gözü yaşlı televizyona çıkıyor, kocam borçların içine beni ve çocukları bırakıp başka bir kadına ev açtı.

Şahit olduklarımız ve duyduklarımız karşısında artık kaba bir tabir olacak ama oha demek istiyoruz!

Bizler çocuklarımızı okullara gönderirken, çocuklarımızın orayı ikinci evleri bilmesini isterken demek istediğimiz bu değildi tabii ki... Bir öğretmenin böylesine şuursuz bir evlilik karşısında başına neler gelebileceğini bilmemesi akıl karı değil. Bu adam meslekten men edilmeli ve men edilmekle de kalmayıp adalet karşısında hesap vermeli diye düşünüyorum.

Ne yani her 18 yaşına giren çocuğumuza isteyen dilediği gibi nikah mı kıyacak? 18 yaşına giren bir genç kız, reşit olunca aklının, fikrinin de reşit olmadığını bunu fazlasıyla örneklerle gördük...

Şimdi ne gerekiyorsa devlet büyükleri tarafından yapılmalı ve gerekiyorsa yeni kanunlar getirilmeli. Ve benim bir sorum da ,o nikahın kıyılmasına izin veren belediyeye ve nikahı kıyan memura; pardon da sizler nikahı koyarken şöyle bir cümle kuruyorsunuz:

“Belediyemiz tarafından yapılan incelemelere göre evliliğinizde bir engel görülmemektedir!”

Siz bir nikahın kıyılmaması için ne gibi bir engel olmasını istiyorsunuz? % 90 engeli olan kişilerin bile aile onayı olmadan kıyılan nikahları da gördük televizyon ekranlarında...

Kendisinden 32 yaş küçük biriyle yeni 18 yaşına girmiş bir kızın nikahı kıyılırken vicdan olarak nasıl içiniz rahat etti de o imzayı atıp nikah defterini kızın eline verdiniz? Bu sorunun cevabı büyük muamma!

Nikah memuru başta olmak üzere nikah şahitlerinin bile bu konu hakkında soruşturma açılması gerektiği kanaatindeyim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.