Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı, İzmir İl Başkanlığı tarafından Tarihi İzmir İktisat Kongresi Salonu’nda düzenlenen “Türkiye’nin Önündeki Büyük Karar” başlıklı konferansta, Türkiye’nin dünya dengeleri, bölgesel tehditler, üretim devrimi, NATO’dan çıkış, Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakı, PKK’nın silah bırakması ve milli bütünleşme süreci üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Bursalı’nın konuşması, yalnızca bir konferans değil; Türkiye’nin önündeki tarihsel yönelişi, Vatan Partisi’nin yıllardır savunduğu programın bugün devlet ve toplum hayatında karşılık bulduğunu anlatan manifesto niteliğinde bir siyasi metin olarak öne çıktı.
“TÜRKİYE BİR DEVRİME GİDİYOR”
Özgür Bursalı, Türkiye’nin sıradan bir dönemden geçmediğini vurgulayarak, ülkenin yeni bir sistemin eşiğinde olduğunu belirtti.
Bursalı’ya göre Türkiye’nin önündeki mesele yalnızca hükümet değişikliği ya da dönemsel bir dış politika tercihi değil; köklü bir sistem değişikliğidir.
“Türkiye bir devrime gidiyor. Bir üretim devrimine gidiyor. Dünya devrime gidiyor, bölge devrime gidiyor” diyen Bursalı, bu dönüşümün merkezinde Vatan Partisi’nin yıllardır savunduğu Atlantik sisteminden kopuş ve Asya’da yer alma stratejisinin bulunduğunu ifade etti.
“ATLANTİK DÖNEMİ BİTTİ, TÜRKİYE ASYA’DAKİ YERİNİ ALACAK”
Konuşmanın en önemli başlıklarından biri Türkiye’nin Atlantik sistemiyle ilişkisi oldu.
Bursalı, ekonomik, güvenlik ve kültürel açıdan Atlantik’e bağlı dönemin artık sona erdiğini söyledi. Türkiye’nin yeni yönelişinin Rusya, Çin ve İran’la kurulacak stratejik ittifak olduğunu vurguladı.
Bu hattın geçici bir dış politika tercihi olmadığını belirten Bursalı, “Bu bir taktik hedef değil, konjonktürel bir söylem değil. Her şeyi temelden etkileyecek köklü bir değişikliktir” ifadelerini kullandı.
“VATAN PARTİSİ’NİN 50 YILLIK PROGRAMI TÜRKİYE’NİN ÖNÜNE GELDİ”
Bursalı, Vatan Partisi’nin yarım asırdır Amerikan emperyalizmine, İsrail siyonizmine ve Atlantik hegemonyasına karşı Türkiye’nin bağımsızlıkçı programını savunduğunu hatırlattı.
Bugün Türkiye’yi yöneten güçlerin ve farklı siyasi çevrelerin Vatan Partisi’nin yıllardır dile getirdiği gerçeklerle buluşmaya başladığını söyledi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Amerika ve İsrail şer ittifakına karşı tek çare Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakıdır” sözlerini hatırlatan Bursalı, bunun tarihî önemde olduğunu vurguladı.
“SİSTEMİN İÇİNDE ÇÖZÜM KALMADI”
Bursalı’ya göre Türkiye’nin Atlantik sistemi içinde güvenlik, ekonomi ve kültürel bağımsızlık sorunlarını çözmesi mümkün değildir.
Türkiye’nin ağır borç yükü, üretimden kopuşu, sıcak para ve faiz ekonomisine mahkûm edilmesi, 1980 sonrası kurulan ekonomik modelin sonucudur.
Bursalı, İzmir İktisat Kongresi’nin tarihsel ruhuna atıf yaparak, Cumhuriyet’in üreticiyi milletin efendisi yaptığını; 1980 sonrası sistemin ise faizciyi, komisyoncuyu ve borsa vurguncusunu öne çıkardığını söyledi.
“DOLAR SALTANATI YIKILIYOR, ÇOK KUTUPLU DÜNYA KURULUYOR”
Konuşmada dünya sistemi de geniş biçimde değerlendirildi.
Bursalı, ABD hegemonyasının çöktüğünü, dolar saltanatının sarsıldığını, çok kutuplu dünyanın yükseldiğini belirtti.
Çin’in ekonomik yükselişi, Rusya’nın direnci, İran’ın Batı Asya’daki konumu ve Avrupa’daki krizlerin yeni dünya dengelerini ortaya koyduğunu ifade etti.
“İRAN SADECE KENDİNİ DEĞİL, TÜRKİYE’Yİ VE BATI ASYA’YI SAVUNDU”
Bursalı, İran’a yönelik savaş ve tehditleri değerlendirirken, İran’ın direnişini Batı Asya açısından tarihî bir kırılma olarak nitelendirdi.
ABD ve İsrail’in İran’ı içeriden çökerteceği beklentisinin boşa çıktığını belirten Bursalı, İran halkının milli birlik içinde hareket ettiğini söyledi.
“İran sadece kendisini savunmadı, Türkiye’yi savundu, Batı Asya’yı savundu, insanlığı savundu” ifadeleri konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
“SIRA TÜRKİYE’YE GELMEYECEK, SIRA ZATEN TÜRKİYE’DE”
Bursalı, Türkiye’ye yönelik tehditlerin ertelenmiş ya da uzak ihtimaller olmadığını vurguladı.
Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs hattının kurumsallaştığını, Ege adalarındaki Amerikan üslerinin Türkiye’ye yönelen tehdit tablosunun parçası olduğunu belirtti.
“NATO üyesi Türkiye’ye karşı NATO ülkeleri tatbikat yapıyor. Türkiye’nin önündeki tehditler masal değil, gerçektir” dedi.
“NATO TÜRKİYE’YE GÜVENLİK DEĞİL, TEHDİT GETİRDİ”
Bursalı, NATO’nun Türkiye için güvenlik şemsiyesi olduğu iddiasını reddetti.
Türkiye’nin NATO üyesiyken darbeler yaşadığını, aydınlarının katledildiğini, 15 Temmuz’da bombalandığını, ekonomisinin borca battığını ve Ege ile Doğu Akdeniz’de kuşatıldığını söyledi.
“NATO yandaşlığı bugün Türkiye’de Amerikancılığın yansımasıdır” diyen Bursalı, Türkiye’nin geleceğinde Atlantik güdümlü hükümetlerin yerinin olmadığını ifade etti.
“Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı Mecburiyettir”
Bursalı, Türkiye’nin enerji güvenliği, ekonomik geleceği ve savunma stratejisi bakımından Rusya, Çin ve İran’la ittifaka mecbur olduğunu belirtti.
NATO’da gaz, elektrik, doğal kaynak ve güvenlik olmadığını söyleyen Bursalı, Türkiye’nin enerji ve üretim geleceğinin Asya’da olduğunu vurguladı.
“ÜRETİCİLERİN MİLLİ HÜKÜMETİ UFUKTA GÖRÜNDÜ”
Konuşmanın iç siyasete dönük en önemli mesajlarından biri “üreticilerin milli hükümeti” vurgusu oldu.
Bursalı, Türkiye’nin mevcut sistemle sorunlarını çözemeyeceğini, ülkenin önünde üretimden yana, emekten yana, milli bağımsızlıktan yana bir hükümet seçeneğinin belirdiğini söyledi.
Bu hükümetin merkezinde Vatan Partisi’nin bulunacağını belirten Bursalı, AK Parti, MHP, CHP (Kemal Kılıçdaroğlu ) ve diğer siyasi partilerin tabanındaki milli güçlerle birlikte Türkiye’nin yeni yönetim seçeneğinin oluşacağını ifade etti.
“VATAN PARTİSİ TÜRKİYE’NİN KURMAY MERKEZİDİR”
Bursalı, Vatan Partisi’nin yalnızca bir muhalefet partisi değil, Türkiye’nin önündeki tarihsel çözümün kurmay merkezi olduğunu vurguladı.
Silivri sürecinden FETÖ temizliğine, Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı süreçlerinden Türkiye’nin Atlantik’ten kopuşuna kadar pek çok başlıkta Vatan Partisi’nin tarihsel rol oynadığını belirtti.
“PKK’nın Silah Bırakması Bütünleşme Sürecidir”
Konuşmada PKK’nın silah bırakması ve feshedilmesi süreci de geniş yer tuttu.
Bursalı, bu sürecin yalnızca “terörsüz Türkiye” olarak tanımlanmasının eksik olduğunu söyledi. Vatan Partisi’nin bu süreci “devletle ve milletle bütünleşme süreci” olarak tarif ettiğini belirtti.
Mesele yalnızca eldeki silahların bırakılması değil; zihinlerdeki ayrılıkçılığın da temizlenmesidir dedi.
“TÜRK DE BİZİZ, KÜRT DE BİZİZ”
Bursalı, Türkiye’nin anayasal bütünlüğüne yönelik tartışmalara karşı net mesaj verdi.
Anayasa’nın 66. maddesiyle oynanmasına izin verilmeyeceğini belirten Bursalı, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” formülünün en doğru ve birleştirici tarif olduğunu söyledi.
Kürt vatandaşların Türkiye milletinin asli unsuru olduğunu belirterek, emperyalizmin Kürtleri petrol bekçisi yapma planının bozulduğunu ifade etti.
“TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ NEFRETÇİ DEĞİL, BİRLEŞTİRİCİDİR”
Bursalı, Türk milliyetçiliğinin intikamcı, kavmiyetçi ve nefretçi olmadığını vurguladı.
Talat Paşa’dan Enver Paşa’ya, Yusuf Akçura’dan Ziya Gökalp’e ve Mustafa Kemal Atatürk’e uzanan çizginin birleştirici, akılcı, bilimsel ve antiemperyalist bir milliyetçilik olduğunu söyledi.
“Uyuşturucu, Kumar, LGBT Dayatması ve Mafyalaşma Türkiye’nin Kültür Hayatını Tehdit Ediyor”
Bursalı, Türkiye’nin yalnızca ekonomik ve güvenlik sorunlarıyla değil, kültürel ve toplumsal çürüme sorunuyla da karşı karşıya olduğunu belirtti.
Uyuşturucu, sanal bahis, kumar, mafyalaşma, liyakatsizlik, rüşvet, torpil ve Batı kaynaklı yabancılaşma ideolojilerinin Türk toplumunu hedef aldığını söyledi.
Devletin, gençliği ve toplumu koruyacak kamucu, halkçı, üretici ve Cumhuriyetçi kültür politikalarına yönelmesi gerektiğini vurguladı.
“TÜRKİYE’Yİ ÇOK GÜZEL YÖNETİRİZ”
Konuşmasının sonunda Bursalı, Vatan Partisi’nin Türkiye’yi yönetmeye hazır olduğunu söyledi.
Partinin medya araçları, genç kadroları, tecrübeli liderliği, sendikalarla ilişkileri, üretici sınıflarla bağı ve uluslararası bağlantılarıyla Türkiye’nin geleceğinde belirleyici konuma geldiğini belirtti.
“Türkiye’yi çok güzel yönetiriz ve yöneteceğiz. Türkiye’yi ayağa kaldırırız ve kaldıracağız” sözleri salonda büyük alkış aldı.
“VATAN PARTİSİ’NİN GÜNLERİ GELDİ”
Bursalı, konuşmasını umut ve görev çağrısıyla tamamladı.
Türkiye’nin önündeki büyük kararın artık ertelenemeyeceğini belirten Bursalı, Vatan Partililere sahaya çıkma, halkın içinde olma, üreticilerle birleşme ve Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu hatırlattı.
“Güneş doğmak üzere. Saat yediye beş var. Vatan Partisi’nin günleri geldi” sözleri, konferansın ana mesajı olarak öne çıktı.