Pankreas kanseri erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülüyor

Genellikle 60-80 yaş aralığında karşılaşılıyor.

Pankreas kanserinde en küçük belirtinin bile önemsenmesi gerektiğini belirten Genel Cerrah Prof. Dr. Alihan Gürkan, hastalığın erken evrede tanısının zor olduğunu söyledi. 
 
Nedeni tam olarak bilinmediğinden önlem almanın da zor olduğu pankreas kanseri ancak hastalık belirti vermeye başladıktan sonra, görüntüleme yöntemleriyle teşhis edilebiliyor.
 
Aile hikayesi, kalıtsal ya da pankreatit denen kronik pankreas iltihabı ve sigara kullanımı, hastalığın oluşumuna neden olan faktörlerden. 
 
ÖNCE TÜMÖR KÜÇÜLTÜLÜYOR, SONRA AMELİYAT YAPILIYOR
 
Tümörün yakın çevredeki damarları da tutması durumunda yapay damar yerleştirme ameliyatlarının ön planda olduğunu belirten Gürkan, “Onkolojideki çok etkili ilaç rejimleriyle "ameliyat edilemez" denilen pankreas kanserli ya da karaciğerinde metastaz olan vakalarda tümörü önceden küçültmek kaydıyla ameliyat gerçekleştirilebilmektedir. Tümörün küçültülmesinde nükleer tıp ile birlikte girişimsel radyoloji uygulamaları ile radyoaktif maddelerin küçültücü etkilerinden de ameliyat öncesinde yararlanılmakta" ifadelerini kullandı. 
 
BU BELİRTİLERE DİKKAT
 
Pankreas kanserine 10 belirtinin haber verdiğini kaydeden Gürkan, "Yoğun bulantı, iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı, idrar renginde koyulaşma, mide çıkışında tıkanıklık, yavaş gelişen sarılık, sırta vuran ağrı, ishal, diyabet hastalığı ve depresyon gibi belirtiler pankreas kanserini haber verebilir. Pankreas kanseri cerrahisi iki nedenle zor bir ameliyat türüdür. Pankreasın yerleşim olarak karaciğere giden çok büyük damarlara yakınlığı ve midenin arka tarafında derinde yerleşen bir bez olması ameliyat edilmesini zorlaştırır. Pankreas; mide, karaciğer, onikiparmak bağırsağı, dalak ve böbreklerle olan komşuluğu nedeniyle operasyon sırasında oldukça dikkat gerektiren bir organdır" diye konuştu.
 
"WHİPPLE YÖNTEMİ İLE ETKİLİ SONUÇ ALINIYOR"
 
"Pankreas başı, onikiparmak bağırsağı ve safra yollarının pankreas başına yakın bölümlerinde oluşan tümörleri, bu üç organ birbirlerine yapışık vaziyette oldukları için ayırmak mümkün olmamaktadır" diyen Prof. Dr. Gürkan, şu ifadeleri kaydetti:
 
"Bu yüzden bu organlarda meydana gelen tümörlerde o bölgeyi "whipple" adı verilen teknikle tamamen temizlemek çok daha etkin bir tedavi yöntemidir. Ameliyat şansını kaybetmiş olan hastalarda bile, kemoterapi, radyoterapi ve diğer bir takım özel tedavilerle tümörlerin küçültülüp ameliyata uygun hale getirilmesi ancak çok donanımlı merkezlerde mümkün olmaktadır. Özellikle Whipple ameliyatlarında cerrahi kadar; anestezi, yoğun bakım, kat bakımı gibi tedavi işlemlerinin yeri büyüktür.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri