PAPAZDAN ŞAŞIRTICI AÇIKLAMA

Veda ve Reis filmlerinde rol alan tek oyuncu olma özelliğinin yanı sıra toplamda 200 e yakın dizi ve sinemada görev alan Aydan Çakır ekranlara verdiği arayı Payitaht dizisinde rol aldığı Papaz rolüyle bitirdi.

Afrin olmak üzere yurdumuz üzerinde oynanan, oynanmak istenen oyunlarla şu açıklamayı yaptı; "Dün nasıl ki Sultan 2. Abdülhamit Han Jöntürkler tarafından bir darbe ile tahttan indirildiğinde İttihat ve Terakki'ye bıraktığı devletin yüz ölçümü  Adriyatik' den Basra Körfezi'ne, Karadeniz'den Afrika'nın kum çöllerine kadar yaklaşık 6 milyon km kareye ulaşıyordu. İttihatçılara bir yangın, bir enkaz değil, 30 milyonu aşan  nüfusuyla büyük bir ülke ve modernleşme çalışmaları devam eden bir ordu bırakmıştı. Dış borçları azaltmış, devlet ekonomisini büyük ölçüde toparlamıştı.Vaktiyle Abdülhamid idaresine bayrak açan ve "Hürriyet Kahramanı" ilan edilen ittihatçılar ise 9 yılda koca imparatorluğu paramparça etmiş, Mondros Ateşkesi sonrası Kasım 1918 'de kaçarak ülkeyi terk etmişlerdi.Mayıs 1919 un 14 'ünde ise Yunanlılar İngilizlerin kışkırtma ve desteği ile İzmir'e çıkmıştı. Bu gelişme, son 10 yıldır sürekli kayıplar veren milletin ümitsizliğini iyice artırmıştı. Bitkin ve harap düşmüş halkı, yeniden harekete geçirecek, onları cepheye gönderecek azim ve inancın ortaya konulması kaçınılmazdı. Kısa süre sonra da Osmanlıyı Anadolu'ya hapsetme amaçlı işgaller başlamış, düşman iki yıl içerisinde Ankara yakınlarına kadar ilerlemişti. Tüm işaretlerin batılılaşmanın devam edeceğini göstermesi, dahası bunların dayatmaya dönüşeceğinin anlaşılması üzerine hayal kırıklıkları da git gide artacaktı. Milli Mücadele hareketi tüm hızıyla devam etmekte  Arzu Mevut,  "Büyük İsrail" hülyasına razı olmadığı için çıkarılan 1. Dünya Savaşı,  iktidardan indirilen bir lider, parçalanan bir devlet yetmedi,  2. Dünya Savaşı çıkarıldı. Arzu Mevut hayali daha da devam ediyor. Bu gün de "Dinler Arası Diyalog masalının Gargamel'i " Papanın önünde diz çöküp elini öpen, kelimeyi tevhidden "Muhammed Allah'ın kulu ve Resulüdür " cümlesini çıkaran O hain 15 temmuz darbe kalkışmasıyla yurdumuzu parçalama teşebbüsünde bulunmuştur. Mekanları cennet olsun birçok şehit vermemize rağmen hamd olsun başarılı olamamışlardır.

 

Halkına uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle bugün için açıkça orta da olan " ABD VE siyonist rejimin, işbirlikçilerinin taşeronları konumundaki DEAŞ'ın  bölgeye yerleştirilmesinin sorumlusu Esaddır. DEAŞ'ın başarısızlığı sonrasında güya Kürdistan hayaliyle kandırılan PYD, YPG  gibi yine siyonizm taşeronları Afrin ve Münbiçte binlerce tırla silahlandırılmış yurdumuza yönelik saldırı planlarına hız vermişler bizleri nefsi müdafaya zorlayıp Afrin'e girmek zorunda bırakmışlardır. Emperyalist, Evangalist  ABD ve İngiltere ile gayri meşru çocuğu İst rejim İsrail'in taktiği  "Tavşana kaç tazıya tut" olmuştur. Önce DEAŞ'ı kurup bölgeye yerleştirmiş,  bunlar yok denecek kadar azalıp ortadan kaldırılmış olmasına rağmen bunlarla mücadele bahanesiyle başkaca taşeronlar, PYD ve YPG silahlandırılmıştır ! Hayalleri  Kürdistan iken arkalarındaki güçlerin hedefi büyük İsraildir. Babası ve dedesi hamam olan Kral Marx'ın "Komünizm" tehlikesine karşı yurdumuzu korumak bahanesi ile girmiş olduğumuz "NATO"  ülkelerinin ve ABD'nin yurdumuzdaki üslerinin bulunduğu bölgelere baktığımızda adeta Büyük İsrail hayalinin sınırlarını koruyacak şekilde yerleşmiş olduklarını görürüz! Oysa bir komünizm tehlikesi varsa Karadeniz ve Doğu Karadeniz Bölgesi'ne  yerleştirilmiş olması gerekmez miydi? ABD'nin eliyle gerçekleştirilen 1980 darbesinden bu yana hız kazanan malum terör örgütünün silahlarına baktığımızda büyük bir kısmı bu NATO ülkelerine ve siyonist rejime aittir. Bugün bile bizlere satmadıkları silahları bu terör örgütlerinin elinde görmemiz mümkün. Son olarak yine NATO'da müttefik olduğumuz Çekya da göz altına alınan PYD başkanlarından Salih (gayri) Müslim ülkemize teslim edilmesi gerekirken serbest bırakılmıştır. Hani biz müttefiktik.

Şimdilerde zaman milli  mücadele yıllarının  ruhuyla içerideki ajan ve hainlerle dışarıdaki düşmanlarla mücadele etme o düşmanların oyunlarını bozma zamanıdır

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yaşam Haberleri