Bazı sanatçılar vardır; şarkı söyler, alkış alır ve gider. Bazıları ise söyledikleri her sözle insanların hayatına dokunur, hatıralarına karışır ve zamanın ötesine geçer. Pau da işte o isimlerden biri.
Müzik dünyasında her geçen gün yeni isimler ortaya çıkıyor. Ancak kalıcı olmak, insanların kalbine yerleşmek kolay değil. Bunun için sadece güçlü bir ses yetmez; samimiyet gerekir, duygu gerekir, yaşanmışlık gerekir. Pau'nun eserlerinde hissedilen tam da budur. Onun şarkılarında yalnızca notalar değil, hayatın içinden gelen hikâyeler vardır.
Bir şarkıyı milyonlarca kişiye dinletebilirsiniz ama onu milyonlarca kişiye hissettirebilmek bambaşka bir şeydir. Pau'nın başarısı da tam burada saklı. Çünkü o, insanların kimi zaman mutluluğuna, kimi zaman yalnızlığına, kimi zaman da en derin özlemlerine tercüman olmayı başarıyor.
Sanat, insan ruhuna dokunabildiği ölçüde değerlidir. Pau'nun sesi de birçok insan için sadece bir müzik değil, zor zamanlarda sığınılan bir dost, uzun gecelerde eşlik eden bir yol arkadaşı gibi. Belki de bu yüzden dinleyicileri onun şarkılarında kendilerinden bir parça buluyor.
Bugün müzik dünyasında popüler olmak kolay, ancak iz bırakmak zordur. Pau'nun yaptığı ise tam olarak budur; iz bırakmak… Şarkıları bittiğinde geriye sadece bir melodi değil, insanın içinde yankılanan duygular kalıyor.
Her sanatçı sahneye çıkar. Ama çok azı insanların yüreğinde yer edinir. Pau, sesiyle olduğu kadar samimiyetiyle de bunu başaran isimlerden biri olarak müzik yolculuğunu sürdürüyor. Ve görünen o ki, onun şarkıları daha uzun yıllar insanların hayatlarına eşlik etmeye devam edecek.