RUH AĞRISI

Banu Pirinçcioğlu

Çok seviyorum eğitici öğretici programları.

Boş boş bakışmalı silahlı bombalı dizilerden ziyade birşeyler anlatan hikayeleri seviyorum.

Son haftalarda psikiyatrist kitabından uyarlanmış dizileri izliyorum.

Yaşarken nelere maruz kalmışlar, yaşamak zorunda kaldıkları şeyler insanları neye dönüştürmüş hayretle izliyorum.

Bugüne kadar kızdığım kim varsa farklı bir gözle bakmaya başladım bu nedenle.

Nasıl bir çocukluk yaşadıysa artık diyorum...

Keşke herkes farkında olabilse. Keşke insanlar kendilerinde bir bozukluk olduğunu kendileri anlasa ve kendilerini tedavi etmek için bir adım atsa.

Nasıl dişi ağrıyınca doktora gidiyorsa, ruhu ağrıyınca da gidebilse.

Önce farkında olmak. Önce bilinç.

Her zaman birisi uyarmak zorunda kalmadan da farkına varıp kendisi için birşey yapsa herkes.

Çok mu normal olurduk o zaman? Çok mu mükemmel?

Yaşadığım yerde, 10 yaşlarında bir çocuk, yeni doğan yavru kediyi kuyruğundan sallayıp havada çevirip yola fırlattı. Annesi üzüldü ağladı, doktora götüreceğim dedi. Götürdü mü dersiniz?

Oldukça normal görünen bir aile. Anne modern, büyükanne modern, bir de köpekleri var. Bu çocuk içindeki kötülük çıkana kadar hiçbirşey yapmadı mı evde? Evde melek sokakta canavar mı?

Her zaman aileler suçludur, her zaman.

Bütün çocuklar aynı doğar.

Onu iyi veya kötü insan yapmak annenin babanın elindedir.

Aslan oğlum prenses kızım demekle olmuyor malesef.

Çeşit çeşit hastalar var aramızda. Son zamanlarda ruh hali normal olmayan çocukları fazlaca görmeye başladım. Fena halde endişeliyim.

Geleceğin katilleri sessizce yetişiyor olmasın sakın?

Anneler babalar çocuklarınızın farkında mısınız?

Sorumlu sizsiniz çünkü.

Bir kere henüz ergen bile olmamış çocuklar çok gergin, çok sinirli. Neden olabilir?

Farklı, sorunlu ruh halleri görüp de uyarabileceğiniz kişiler varsa uyarın. Bazı insanlar kendilerinde sorun olduğunu anlamaz. Uyarmanız gerekir. Sizi dinleyecek olgunluk ve bilinçte olması halinde belki de bir insan kurtarabilirsiniz.

Etrafınızda görebileceğiniz bazı davranış sorunları örneklerini vermek istedim. Benim de sıklıkla çevremde gözlemlediğim sorunlu kişiler ve muhtemel rahatsızlıkları;

(bilgiler tıp dergi ve makalelerinden alınmıştır, siz de ulaşabilirsiniz)

Şizofren;

Sürekli şüphe duyma, aşırı tepkiler verme,depresyon,halüsinasyonlar.

Örneğin paranoid şizofrenikler zulüm gördükleri veya birileri tarafından cezalandırıldıklarını düşünürler. Konuşmaları düşünce ve duyguları gayet normaldir.

Paranoya;

Başkalarına karşı aşırı şüphe ve güvensizlik. Eleştiriye öfkeyle tepki verme ve inkar etme. İnsanların sözlerinde başka anlamlar arama, tüm tartışmalarda haklı olduğuna inanma.

Obsesif kompulsif bozukluk;

Kontrol edemedikleri düşünceleri, korkuları saplantı halinde yaşarlar. Bu düşüncelerin ürettiği kaygı gerginlik, kendini tekrar eden davranışları, ritüeller veya ritüellerin zorunlu hale gelmesine neden olur. Kirlenme korkusu,simetrik olma,mikroplardan korkma,sürekli kontrol ihtiyacı(ocaklar, kapı kilitleri gibi)

Anksiyete;

Gelecek hakkında düzenli olarak düşünüp kaygı duyma durumu.

Ben çevremde en çok anksiyete ve paranoya gözlemliyorum. Son zamanlarda şizofreni yaşayanlar da gördüm.

Kendi hayal dünyasında yaşayanlar, kurduğu hayale inananlar. Çok üzücü.

Siz de gözlemleyin. Farklı bir gözle bakınca gördüğünüzden başka hikayeler göreceksiniz eminim.