Selçuk Özdağ, Erdoğan-Trump görüşmesini kaleme aldı

AK Parti’nin akademisyen kökenli Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ Türkiye-Amerika ilişkileri açısından büyük öneme sahip bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Amerika Devlet Başkanı Trump’un buluşmasını köşe yazısında kaleme aldı.

 

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ  kaleme aldığı yazısında, özgürlük ve demokrasiden bahseden ABD'nin bu değerlere ne kadar saygılı olduğunun ve dostluklarına ne derece bağlı olduğunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Amerika Devlet Başkanı Trump görüşmesinde ortaya çıkacağını kaydederek, “Gerçi devletlerarası münasebetleri belirleyen dostluklar değil, menfaatlerdir. Ülkeler arasındaki ilişkiler buna bağlıdır. Çıkar çatışması olmadığı müddetçe -dost ve müttefik- görünmek kolaydır. ABD'nin YPG'ye yaptığı silah yardımı dostlukla bağdaşmadığı gibi uluslararası hukukla da bağdaşmaz. Bölgeye DAEŞ’i temizlemek için geldiğini söyleyen bu süper gücün başka bir terör örgütü ile iş birliğine girişmesi- mücadelenin terörle mücadele olmadığı, ancak bu şekilde maskelendiğini- akla getirmektedir. Söz konusu olan terör ise YPG de terör örgütüdür üstelik türevi olduğu PKK Amerika tarafından da terör örgütü olarak değerlendirilmektedir” dedi.

“ABD'nin de Rusya'nın da bölgeye gelişinin nedeni tamamen milli menfaatleridir. İkisi de dünyanın enerji merkezi olan bu bölgede söz sahibi olmak istemektedir” diyen Özdağ yazısına şöyle devam etti, “ABD'nin bölgeye hâkim olması ve Rusya'nın yegâne geçim kaynağı olan petrol fiyatları üzerinde belirleyici bir mevkiye yükselmesi Rusya'nın işine gelmemektedir. Kırım'ın ilhakından sonra Rusya'ya uygulanan ambargo petrol fiyatlarını düşürmüş, Rusya'yı ekonomik bir krizin eşiğine getirmiştir. İki ülke arasındaki güç ve menfaat çatışması bölgeyi bir barut fıçısına çevirmiştir. DAEŞ, kanlı bir terör örgütüdür. Terörle mücadele uluslararası hukukun cevaz verdiği bir mücadeledir. Ancak şunu unutmamak gerekir, DAEŞ'in anası da Batı'dır. Irak'a Batı'nın müdahalesi oluncaya kadar bölgede IŞİD diye bir örgüt var olamamıştır. Emperyalist amaçlarla İslam dünyasına yapılan müdahaleler radikal, tepkici hareketlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. DAEŞ, Irak'a müdahalenin ortaya çıkardığı bir örgüttür. Keza, Esat Suriye'yi kontrol altında tuttuğu müddetçe YPG Suriye'de nefes alacak alan bulamamıştır. Merkezi otoritenin sarsılması ile birlikte -dış güçlerin de pohpohlaması ile- bir sürü ayrılıkçı, bölücü, terörist hareket ortaya çıkmıştır. Bu yönüyle DAEŞ de, YPG de Batı'nın bölgeye müdahalesinin bir sonucudur.”

Yazısında ABD’nin tüm Dünyaca tanınan bir süper güç olduğunu kaydeden Özdağ, “Ancak bu milli menfaatlerimizi, çıkarlarımızı koruyamayacağımız anlamına gelmez. Türkiye bölgede oluşturulmaya çalışılan yapıları kendi açısından zararsız bir noktaya çekmediği ve zamanında müdahale etmediği takdirde bu sorunlar sırasıyla Türkiye ve İran'ı da etkisi altına alacaktır. Akla, itidale, rasyonel düşünceye en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Küserek, diyalogları keserek bu problemleri çözmek mümkün değildir. Ağır başlı, ikna edici bir siyasetle pekâlâ muhatapların bazı konularda ikna edilmesi mümkündür. ABD' ye şimdiye kadar savunduğu değerleri, propaganda mevzuu ettiği söylemleri hatırlatmakta fayda var. Zor bir dönemden geçiyoruz. Farklı siyasi tercihlerimiz olabilir. Ama milli meseleler söz konusu olunca farkları bir tarafa bırakarak aynı sipere girmeyi ihmal etmemeliyiz. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Trump'a karşı kendi şahsi çıkarlarını savunmayacak, bu ülkenin menfaatlerini savunacak. Hepimizin çıkarları üzerine konuşacak. Bu tip platformlarda ülkeyi yönetenlere destek olmak onların elini güçlendirir. Sayın Cumhurbaşkanının arkasında durarak hep beraber milli menfaatlerimizin arkasında durmalıyız” dedi.


 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri