Bir belediyenin gerçek sınavı, yaptığı asfaltın kalınlığıyla ya da diktiği ağacın sayısıyla değil; en savunmasız canlılara karşı gösterdiği vicdanla ölçülür.
Dikili’de günlerdir yükselen bir soru var. Cevabı ise hâlâ ortada yok.
Toplanan hayvanlar nerede?
Bu sorunun cevabı verilemiyorsa, geriye yalnızca kuşku kalır. Yönetimlerin en sevmediği şey de kuşkudur. Çünkü şeffaflık olmayan yerde söylentiler büyür, güven küçülür.
Hayvan hakları savunucuları belediye önünde seslerini duyurmaya çalışıyor. Talepleri ne ayrıcalık ne de imkânsız bir istek. İstedikleri tek şey bilgi. Toplanan hayvanların hangi bakımevlerine götürüldüğü, sağlık durumlarının ne olduğu ve sürecin nasıl yürütüldüğünün açıkça paylaşılması…
Demokrasilerde bu sorulara kızılmaz; bu sorular cevaplanır.
Ne yazık ki ülkemizde son yıllarda yöneticilerin önemli bir kısmı, eleştiriyi düşmanlık, soru sormayı ise saldırı olarak görmeye başladı. Oysa makamlar alkış almak için değil, hesap vermek için vardır.
Bir belediye, “Biz yaptık, siz sorgulamayın” anlayışıyla hareket edemez. Hele ki konu yaşam hakkıysa…
Sokakta konuşamayan, derdini anlatamayan, oy kullanamayan canlar söz konusu olduğunda sessizlik daha ağır bir anlam taşır. Çünkü onların sözcüsü olmak zorunda kalanlar gönüllülerdir. Bugün belediye önünde ses yükselten insanlar, aslında vicdanın duyulmasını isteyen vatandaşlardır.
Elbette belediyelerin yasal sorumlulukları vardır. Elbette kamu güvenliği de önemlidir. Ancak hukukun yanında vicdan da vardır. Şeffaflık da vardır. Topluma güven vermek de vardır.
Eğer her şey usulüne uygunsa, bunu belgeleriyle anlatmak neden bu kadar zor olsun?
Cevapsız bırakılan her soru, kamuoyunda yeni soru işaretleri doğurur.
Yerel yöneticiler şunu unutmamalıdır: Vatandaş sadece yolun neden yapılmadığını değil, sessizce ortadan kaybolan bir canın akıbetini de sorma hakkına sahiptir.
Bugün mesele sadece birkaç sokak hayvanı değildir.
Mesele; yönetim anlayışıdır.
Mesele; “Biz yaptık oldu” anlayışı mı, yoksa “Gelin birlikte konuşalım” anlayışı mı kazanacak sorusudur.
Vicdanın olmadığı yerde beton yükselir, güven ise çöker.
Bir belediye, vatandaşın sorusundan kaçtığı gün değil; o soruya cesaretle cevap verdiği gün güçlenir.
Çünkü unutulmamalıdır ki makamlar geçicidir.
Vicdanın verdiği hüküm ise kalıcıdır.