Theseus’un Gemisi ve Aşkın Kalıcılığı

Dr. Taner Akman

Bir geminin üzerindeki tüm parçalar değiştiğinde, o gemi hâlâ aynı gemi midir?

Antik Yunan’dan günümüze ulaşan en ilginç düşünce deneylerinden biri, belki de Theseus’un Gemisi paradoksudur.

Hikâye basittir. Kahraman Theseus’un gemisi yıllarca korunur. Ancak zamanla çürüyen her tahta parçası tek tek yenisiyle değiştirilir. Bir süre sonra geminin üzerinde eski tahtalardan tek bir parça bile kalmaz.

Peki soru şudur:

Bu hâlâ Theseus’un aynı gemisi midir?

Paradoks burada da bitmez. Diyelim ki çıkarılan eski tahtaların tamamı bir depoda biriktirildi ve günün birinde tekrar birleştirilerek ikinci bir gemi yapıldı.

Hangisi gerçek Theseus’un gemisidir?

Tamamı değişmiş ama yolculuğu hiç kesilmemiş olan mı?

Yoksa orijinal parçaların tamamını taşıyan ama sonradan yeniden oluşturulan mı?

İki bin yıldır filozofların kesin cevap veremediği soru budur.

Fakat belki de asıl ilginç olan, bu paradoksun insan ilişkilerini açıklamakta ne kadar başarılı olduğudur.

Çoğumuz bir ilişkiye başlarken karşımızdaki insana âşık olduğumuzu söyleriz. Oysa birkaç yıl sonra o insan artık aynı insan değildir.

Yüzündeki çizgiler değişmiştir.

Düşünceleri değişmiştir.

Hayalleri değişmiştir.

Korkuları, alışkanlıkları, öncelikleri değişmiştir.

Belki şehir değişmiştir.

Belki işi.

Belki karakteri.

Belki de dünyaya bakışı.

Aslında sadece o değil, siz de değişmişsinizdir.

İlişkinin başındaki iki insan çoktan ortadan kaybolmuştur.

Yerlerine bambaşka iki insan gelmiştir.

Tıpkı Theseus’un gemisi gibi…

Parçalar tek tek değişmiştir.

Fakat yolculuk devam etmiştir.

İşte burada evliliklerin en büyük yanılgısı ortaya çıkar.

Birçok insan, yıllar sonra karşısındaki kişinin artık “eskisi gibi olmadığını” söyler.

Haklıdır.

Zaten olmaması gerekir.

Çünkü insan yaşayan bir organizmadır; değişmemesi, gelişmemesi ve dönüşmemesi mümkün değildir.

Sorulması gereken soru şu değildir:

“Neden değiştin?”

Asıl soru şudur:

“Sen değişirken ben seninle birlikte yeniden âşık olabildim mi?”

Uzun ömürlü ilişkilerin sırrı belki de ilk günkü kişiyi korumaya çalışmak değildir.

Çünkü o kişi artık yoktur.

Sırrı, her yeni versiyonuyla yeniden tanışabilmektedir.

Her birkaç yılda bir karşınızdaki insanı yeniden keşfetmektir.

Yeniden arkadaş olmak…

Yeniden flört etmek…

Yeniden güvenmek…

Ve bazen yeniden âşık olmak.

Belki de kırk yıllık mutlu evliliklerin sırrı, tek bir kez âşık olmak değildir.

Aynı insana, artık aynı insan olmadığı hâlde, defalarca âşık olabilmektir.

İşte bu yüzden Theseus’un Gemisi paradoksunun cevabı gemide değil, tek bir seçimde saklıdır:

Kalmak.

Değişimin ortasında kalmak.

Tanıdığın insan kaybolduğunda bile, karşındaki yabancıyla yeniden tanışmayı seçmek.

Çünkü aşk, aynı kalabilmek değil; değişen iki insanın, her şeye rağmen birbirini yeniden seçmeye devam etmesidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.