Neyse ki, uzaklarda bir kayalığın üstünde zılgıt.
Metalar üstünde şımarmış sarı asalak, aklı kıt.
Günaşırı BM kayıtlı ruhsatlara el koyma hevesi.
Çubuğa sürecek bilinçten yoksun kahve telvesi.
Deniz üstü demirlerle bütün yaşama göz koyan.
Gözü doymaz bakteri, ölmüş eşek uyluğu oyan.
Sekiz galaksi insan büyüklüğündeki güç sessiz.
Bir sarı çıyan tüm gezegeni kirletiyor, sebepsiz.
İnsanlıktan nema yok varsa yoksa neft ve silah.
Soyları kurumadan farenin, insanlık olmaz iflah.
Ciğerleri dökülmüş binlerce anne son yüzyılda.
Yedi kıta bıçak sırtı, onun kıt aklı bir tutam kılda.
Gölge bile tutarlı, sabahı uzun öğleni kısa sabit.
Saat başı değişen bir ruh algı, küçük yavşak bit.
Adamlıktan nasiplenen oturmaz çivili divanına.
Erdemleri tam olan varmaz uyuz katırın yanına.
Tarih kaydetmemiştir böyle şirret, şer kuyusu.
Bin yılda bir tebelleş olurlar, onun bunun busu.
Bütün güzelliklerin celladı, canlı yaşama kıyım.
Ben senin akıl ve edebine bir tutam ot sokayım.
Ne doymaz bir çiğ karın tüm dünya size amade.
Arzunuz biz köle olalım siz kokuşmuş asilzade.
Hayır çiyan! Yedi kıta, bu dünya bütün canların.
Hakikat şimdi ayakta,seni kurtarmaz yalanların.