UMUDUNUZ VAR MI?

Banu Pirinçcioğlu

Çok afedersiniz ama hiçbirşey değişmeyecek.

Beklemeyin yani boşuna.

Ben bizzat kendim el kadar çocukların üstelik ülkemin vatandaşı bile olmayan çocukların saldırısına uğramışım, polis gelmemiş.

Evet, ben İzmir’de, Alsancak’ın göbeğinde, birinci kordonda, gündüz vakti saldırıya uğradım. Yanımda kız arkadaşım, vapur iskelesine yürürken sayısını hatırlamadığım ama tahminen 7-8 tane Suriyeli çocuğumsu canavarın ellerinde sopalarla üstümüze saldırması üzerine 155 polis imdat telefonunu aradık. Durumu açıkladık, polis amca bize hemen ekip göndereceğini söyledi. Arka fonda da suriyelinin “hadi çağır gelsin polis, polisten mi korkacaz be” diye bağırması konuşmamıza eşlik etti.

Koşar adım uzaklaşıp iskeleye geldik. Tam on dakika bekledik. Polis veya sivil polis gelmedi.

Durumu merak eden araştırmak isteyen bir yetkili varsa eğer, gününe saatine kadar bildiririm.

Ama gelmedi işte. Ya birşey olsaydı? Ya bize zarar verselerdi?

Dağın başında değil, Alsancak’ın göbeğindeydik biz.

Arkamızda karakol, önümüzde karakol olan biryerdi.

Yürüyerek, koşarak gelseler beş dakika alırdı. Motoruna binip gelse bir dakika. Ama gelmedi.

Şaşırıyorsunuz kadın cinayetlerine ya, şaşırmayın diye anlatıyorum.

Kadın bir değil yüz kere arayıp şikayet etse nafile. Gelmiyorlar, korumuyorlar. Gelmeyecekler de.

Neden bilmiyorum, ama böyle.

Her olayda ayağa kalkıyoruz, isyan ediyoruz, yeter diye bağırıyoruz, çıkıyoruz yürüyoruz, yazıyoruz, bağırıyoruz. Daha çığlığımız susmadan ikinci cinayet haberi önümüze düşüyor.

Sizi bilemiyorum, ama ben ülkeden umudumu yitirdim.

Hiçbirşey değişmeyecek. Çünkü değişecek olsaydı değişirdi.

Sesimiz duyulmuyor diyorsunuz, yanlış. Herkes herşeyi duyuyor ve görüyor. Herkes herşeyin farkında.

Sadece değiştirilmek istenmiyor. Neden olduğunu bilmiyorum, anlamakta zorlanıyorum. Ama böyle.

Seyirci kalmak, normalleştirmek iyi geliyor birilerine.

Bir kalem ve bir imza uzaklığında herşey.

Kalem de var, imzayı atacak olanlar da orada olduğuna göre, sizce umut var mı hala?