Tire Süt Kooperatifi seçim sürecine girerken dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor. Dört yıldır sahada pek görünmeyen mevcut Başkan Osman Öztürk, seçim atmosferinin başlamasıyla birlikte yeniden ortaya çıkarak sanki ilk kez aday oluyormuş gibi yeni vaatler açıklıyor. Oysa Tire’deki üreticilerin hafızası oldukça taze. Çünkü bugün söylenen sözlerin büyük bölümü, aslında dört yıl önce verilen ama yerine getirilmeyen vaatlerin neredeyse aynısı.
Gelinen noktada Tire Süt’teki tartışmaların merkezinde de tam olarak bu soru yer alıyor: Dört yıl önce verilen sözler neden tutulmadı?
Osman Öztürk’ün seçim kazanmasındaki en büyük etkenlerden biri, ortaklara kar payı dağıtılacağı vaadiydi. Ekonomik baskılar altında üretim yapmaya çalışan kooperatif ortakları, yıl sonunda kar payı alacaklarını düşünerek bu vaade destek verdi. Ancak Öztürk göreve geldikten kısa bir süre sonra bunun hukuksal açıdan mümkün olmadığını açıkladı. Çünkü kooperatiflerin devlet desteklerinden yararlanabilmesi için mevzuat gereği kar payı dağıtmaması gerekiyor. Yani seçimden önce ortakların önüne konulan bu vaat, bilerek ya da bilmeyerek baştan uygulanması mümkün olmayan bir söz olarak kaldı.
Bir diğer önemli vaat ise yem fiyatlarıydı. Seçim döneminde ortaklara yemin piyasadan daha ucuza verileceği söylenmişti. Ancak bugün gelinen noktada kooperatif ortaklarının önemli bir bölümü yem fiyatlarının piyasadan daha pahalı olduğunu dile getiriyor. Ortakların iddialarına göre kooperatif şu anda yemleri çuval başına 50 ila 130 lira arasında piyasadan daha pahalı satıyor.
Süt fiyatları konusunda verilen sözler de tartışmaların bir başka başlığı. Öztürk seçim döneminde kooperatifin sütü piyasadan daha yüksek fiyata alacağını söylemişti. Ancak görüştüğümüz Tire Süt ortakları bambaşka bir tablo anlatıyor. Üreticiler, bırakın sütü piyasadan daha pahalıya satmayı, Aralık 2025 tarihinde verdikleri sütün ücretini ancak Şubat ayının ortasında alabildiklerini ifade ediyor. Üstelik birçok üretici, bu ödemenin de seçim sürecinin başlamasıyla birlikte hızlandırıldığını söylüyor.
Kooperatif ortaklarının bir diğer önemli gelir kalemi olan kesimlik hayvanlarda da benzer bir memnuniyetsizlik söz konusu. Özel celeplere hayvan satan üreticiler ödemelerini genellikle 5 ila 10 gün içinde alırken, kooperatifte bu sürenin yaklaşık 40 güne kadar uzadığı ifade ediliyor. Üreticiler, kooperatifin kendilerine piyasadan daha avantajlı şartlar sunması gerekirken tam tersinin yaşandığını dile getiriyor.
Tire’de görüştüğümüz kooperatif ortakları bunun gibi birçok sorunu sıralarken, Türkiye’nin en büyük kooperatiflerinden biri olarak gösterilen Tire Süt’ten beklentilerini sorduğumuzda aldığımız cevap ise oldukça çarpıcıydı. İsmini yayınlamamızı istemeyen ve 1996 yılından bu yana kooperatif ortağı olduğunu söyleyen bir üretici şunları anlattı:
“Seçim sürecine girilmesiyle birlikte mevcut yönetimin açıklamalarında kelime oyunlarıyla gerçek durum farklı gösteriliyor. Osman Başkan dün açıklama yapmış, 42 milyon liralık araç yatırımı yaptıklarını söylüyor. Ama alınan araçların büyük bölümünün üretimle ilgisi yok. Çeşitli yöneticilerin şahsi ulaşımı için alınmış araçlar bunlar. Kooperatif çalışanı eve gidip gelirken düz vitesli araba kullanmıyormuş diye otomatik vitesli son model araçlar alınıyor. Biz sabahın beşinde kalkıp bir litre daha fazla süt sağmak için uğraşıyoruz. Ama süt kamyonu eksik olduğu için bazen saatlerce kamyonun gelmesini bekliyoruz, kamyon eksikliğinden bazen sütlerimiz bir gün sonra alınmaya kalıyor. Asıl yatırım üreticinin ihtiyacına yapılmalı. Tire’nin birçok sokağında kooperatife ait binek araç var ama üreticiye faydası yok. Sonra bakınca büyük yatırım yapılmış gibi anlatılıyor. Bunun ne kadarı üreticiye yansıdı, onu anlatsınlar.”
Tire Süt Kooperatifi yıllar içinde Türkiye’de kooperatifçilik açısından örnek gösterilen kurumlardan biri oldu. Ancak bugün sahadaki üreticilerin anlattıkları, bu güçlü markanın ciddi bir güven tartışmasıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Seçim yaklaştıkça Tire’deki üreticiler artık vaatlerden çok, geçmiş dört yılın hesabını soruyor.