Uzmanı böbrek taşı hakkında uyardı!

Ekol Hastanesi Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Tansu Turgut böbrek taş hastalıkları ile ilgili bilgi verdi.

Bir insanın hayatı boyunca böbrek taş hastalığına yakalanma sıklığı dünyada yüzde 3-5 iken, Türkiye’de bu oranın yüzde 15 civarında olduğunu belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Taş hastalığının çok sık yaşandığı bir coğrafyadayız. Ülkemizde doğu illerine gidildiğinde bu olasılık yüzde 40’a çıkabilmektedir. Taş hastalığı yaşa, cinse, ırka göre değişebilmektedir. En çok 20-40 yaş arasında, erkeklerde, beyaz ırkta, Asyalılarda, soğuk coğrafyada yaşayanlarda, hayvansal gıdalarla beslenmenin artmış olduğu yerlerde sıkça görülür” dedi.

Böbrek taş hastalığının tekrar eden bir hastalık olduğunu belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Bir kişi hayatında taş hastalığı geçirdiyse gelecek 10 yıl içerisinde yüzde 50 olasılıkla taş hastalığı tekrar edecektir” dedi. 

Gıdalar oluşumu etkiler

Oksalattan zengin gıdaların (fındık, koyu çay, kahve, ıspanak, patates, pancar, brokoli) fazla tüketimi, günlük sıvı tüketiminin az olması, asidik içeceklerin fazla tüketilmesi taş oluşumunu arttırdığını belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Taş riskini azaltmak için idrarı alkali hale getirmek ve idrar miktarını arttırmak ana prensibimizdir. Bu sebeple taş hastalarına günde 2,5-3 litre su tüketmelerini öneririz. İdrarı alkali hale getirmek için karbonat (yemek sodası) kullanımı, limonlu su kullanımını öneririz. Bu maddeler idrardaki sitrat atılımını arttırarak taş olasılığını azaltır. Sitrat içeren bazı ilaçları da taş hastalığında öneririz. Böbrek taşlarında yüzde 60 oranında kalsiyum oksalat içermekte, yüzde 26’sı kalsiyum fosfat içerir. Daha düşük oranlarda ürik asit taşları, magnezyum amonyum fosfat taşları (üriner sistem enfeksiyon taşları), sistin taşları da görülür.

İlk Belirti Şiddetli Ağrı

Hastaların doktora genellikle ciddi ağrı yakınması ile başvurduğunu belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Genelde böğür dediğimiz bölgede olan yan ağrısı, kasıklarda ağrı, idrarda yanma sancı, idrarda kanama, idrar yapamama, bulantı, kusma gibi şikayetlerle başvurabilirler. Genellikle bu ağrının hayatları boyunca yaşadıkları en şiddetli ağrı olduğunu ifade ederler.

Tanı ve Tedavi

Üriner sisteme yönelik batın ultrasonu, röntgen (ilaçlı-ilaçsız batın filmleri), idrar tahlili ama en önemlisi batın tomografisi ile tanı konduğunu belirten Opr. Dr. Tansu Turgut, “Taşın yerine, büyüklüğüne, böbrekten idrar akışını tıkayıp tıkamamasına, böbreğe zarar verip vermemesine, hastanın diğer böbreğinin durumuna bakarak farklı tedaviler önerilir. Bazı taşlara hiçbir müdahale gerekmezken, bazı taşların kendiliğinden düşmesi için ilaç tedavisi düzenlenir. İdrar akışını engelleyen, böbrek kanalı veya üreteri tıkayan taşlarda ise ESWL (Ses dalgası ile taş kırma) veya ameliyat gerekmektedir. Son yıllarda ameliyatları genellikle kapalı (endoskopik) ameliyat şeklinde yapmaktayız. URS, RIRS yöntemleri ile taşlar kapalı olarak alınmakta veya lazer ile kırılarak tedavi edilmektedir. PNL yöntemi ile böbrek içi taşları kapalı olarak alabiliriz. Açık ameliyata artık nadiren ihtiyaç duyulmaktadır” dedi. 


 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri