1. YAZARLAR

  2. Tuba Yılbaş

  3. Türk Ajan Çiçero
Tuba Yılbaş

Tuba Yılbaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk Ajan Çiçero

A+A-

Erdal Beşikçioğlu ve Burcu Biricik’in başrolde olduğu “Çiçero” filmi, geçtiğimiz hafta vizyona girdi ve Türk ajan İlyas Bazna’nın hayatını ele almasıyla da  dikkatleri çekti. Yönetmenliğini Serdar Akar’ın yaptığı filmin yapımcısı da Mustafa Uslu. “Ayla” filmiyle dünya çapında başarıya ulaşan Mustafa Uslu, son yapımı Müslüm filmiyle de büyük bir başarı kazanmıştı. “Çiçero”  filmini yapmasındaki en büyük etkende Erdal Beşikçioğlu olmuş.

cicero.jpg

Erdal Beşikçioğlu bir süredir Türk Ajan İlyas Bazna’nın  nam-ı diğer Çiçero’nun hayatıyla ilgili araştırmalar yapar ve yakın arkadaşı ödüllü yönetmen Serdar Akar’a bu karakterin filmini yapsak nasıl olur diye danışır. Aynı günün akşamı yapımcı Mustafa Uslu’yla görüşmesi olan Serdar Akar bu konudan bahseder ve Mustafa Uslu üç gün sonra filmle ilgili yapım aşamasına başlar. Filmin çekimleri İstanbul, Ankara, İzmir ve İzmit’ de 8 haftada tamamlanmış. Dönem filmi olması ve  tarihte bu konuyu ele alan tek yerli yapım olması da filmi ayrıcalıklı kılan bir diğer etken. Peki kimdir bu Çiçero ? Aslında izleyicilerin birçoğu filmi izledikten sonra, Türk ajanımız Çiçero lakaplı İlyas Bazna hakkında daha kapsamlı bir bilgiye ulaşabilmek için, internetten araştırmalar yapar ve geçtiğimiz günlerin en çok araştırılan konusu olur. İkinci Dünya Savaşı sırasında konsolosluklar arası yaptığı casusluk faaliyetleri ile adından söz ettiren ve “Yüzyılın Ajanı” lakabıyla anılan İlyas Bazna, oldukça ilginç bir hayat hikayesine sahip. O dönemde, Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak görev yapar ve kod adı Çiçero olur. İlyas Bazna İngiltere’nin gizli belge ve bilgilerini Almanya’ya sızdırmaya başlar ve olaylar gelişir. İkinci Dünya Savaşının seyrini değiştirebilecek çok değerli ve gizli bilgileri Almanlara sızdırır. Çiçero’nun, özel uşaklığını yaptığı İngiltere Büyükelçisinin kişisel kasasından aldığı çok önemli belgelerin fotoğraflarını, belirli aralıklarla Almanya Büyükelçiliğine ulaştırdığı ve tüm bu teslimatlar sonucunda yüklü miktarda maddi gelir elde ettiği de bilinmektedir. Almanya’ya verdiği belgeler çok önemli bilgileri içermesine rağmen zaman zaman bu bilgiler ciddiye alınmamış çünkü,  Çiçero’nun çift yönlü çalışan bir ajan olduğu düşünülmüştür. Güzel sesi ve operaya olan tutkusu nedeniyle de kısa sürede büyükelçi ile yakınlaşır ve hatta elçilik banyosunda bir yandan büyükelçinin sırtını ovarken, bir yandan da elçiye opera aryaları söylediği de bilgiler arasında. Ama, tüm bu olan bitenlerin sonuna geldiğimizde Çiçero’nun sızdırdığı değerli bilgiler karşılığında, Almanlardan aldığı paralar sahte çıkar ve Almanlar tarafından dolandırılmış olur. Yoksulluk içinde geçen senelerden sonra 1962 yılında anılarını yazdığı kitaptan bir miktar maddi gelir elde eder ve daha sonra Almanya’da yoksulluk içerisinde 66 yaşında hayata veda ettiği bilinmektedir. Hikayenin sonu biraz trajikomik bitmiş. Gelgelelim yıllar sonra Yüzyılın Ajanı Çiçero, Erdal Beşikçioğlu performansıyla can buldu. İzlemek ise drama tarzında unutulmaz bir film seyri olacaktır. 

Tuba YILBAŞ

Önceki ve Sonraki Yazılar