Türkiye’de her üç kişiden biri obez

Türkiye’de her üç kişiden biri obez

Doç. Dr. Emre Bozkırlı, Türkiye’de 2013 yılında yayınlanan bir çalışmanın erişkinlerde obezitenin 12 yıllık bir dönemde yaklaşık olarak yüzde 70 oranında arttığını ortaya koyduğunu belirtti

Acıbadem Adana Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkırlı, obezitenin başta; diyabet, hipertansiyon, kan yağlarında yükseklik ve bunların sonucunda yükselen kalp krizi oranı ve inme gibi kalp-damar hastalıklarına yol açabildiğini söyledi. 

Doç. Dr. Emre Bozkırlı obeziteye karşı uyarı ve önerilerde bulundu. Obezitenin genetik, metabolik, çevresel ve davranışsal faktörlerin etkileşimleri sonucu ortaya çıkan ve yaşam kalitesini düşüren birçok ek hastalığa neden olabilen kronik bir rahatsızlık olarak kabul edildiğini, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre obezitenin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaygın ve yetişkinlerin yanı sıra çocukları da tehdit ettiğini ifade etti. 

Doç. Dr. Emre Bozkırlı, Türkiye’de 2013 yılında yayınlanan bir çalışmanın erişkinlerde obezitenin 12 yıllık bir dönemde yaklaşık olarak yüzde 70 oranında arttığını ortaya koyduğunu söyleyerek, “Yine aynı çalışmanın sonuçlarına göre Türkiye genelinde erişkinlerin yüzde 72’den fazlasının 'fazla kilolu', yüzde 36’sının da obez olduğu görülüyor. Obezite başta; diyabet, hipertansiyon, kan yağlarında yükseklik ve bunların sonucunda yükselen kalp krizi oranı ve inme gibi kalp-damar hastalıklarına yol açabiliyor. Obeziteden muzdarip hastaların yakındığı sorunlar bunlarla da bitmiyor. Obez hastalar ayrıca karaciğer yağlanması, akciğer hastalıklarına bağlı solunum güçlüğü, uykuda nefesin durması ve horlama ile karakterize uyku apnesi sendromu, depresyon ve kaygı bozuklukları, diz eklemlerinde kireçlenme ve ortopedik rahatsızlıklar, adet dönemi bozuklukları, çocuk sahibi olmakta güçlük ve safra kesesinde taş gibi birçok ciddi hastalıkla da karşı karşıya kalabiliyorlar. Kanser de obeziteye bağlı olarak görülme sıklığı artan hastalıklar arasında. Yapılan çalışmalar vücutta yağ dokusunun artışının başta meme ve kalın bağırsak kanseri olmak üzere birçok kanser türü ile de ilişkili olduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu. 

Kontrol altına alınabilir 

Obezitenin kontrol altına alınabilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Bozkırlı, kilosunu kontrol etmekte sorun yaşayan bireylerin öncelikle bu konuda uzman bir hekime başvurarak bu sıkıntıya yol açabilecek metabolizma kaynaklı problemlerin tespiti için muayene olmalarını ve ilgili tetkikleri yaptırmalarını öneriyor. İncelemeler sonrasında tedavi gerektiren bir durum saptanması halinde medikal tedavi ile duruma müdahale edilebiliyor. 

Her insanın mutlaka doğru ve dengeli beslenmeyi öğrenmesi ve uygulaması gerektiğini belirten Bozkırlı, az yiyecek tüketmenin kilo verme anlamına gelmediğine, bu şekilde kilo verilmesinin de düşünülenin aksine kişinin sağlığında olumsuz sonuçlara neden olabildiğini ve kilo vermenin kas dokusundan değil yağ dokusundan gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Bozkırlı, “Bunun için sağlıklı beslenmenin öğrenilmesi şart” dedi. 

Bitkisel ilaçlara dikkat 

Obezite tedavisinde dengeli beslenme ve hareketli yaşamın yanı sıra tedaviye destek amaçlı kullanılabilecek ilaç alternatiflerinin de mevcut olduğunu belirten Doç. Dr. Emre Bozkırlı, bu ilaçların mutlaka bir endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini belirtti. Kilo verme amacı ile internetten veya diğer pazarlama yöntemleri ile temin edilen bitkisel ilaçlar konusunda dikkatli olmak gerektiğini söyleyen Bozkırlı, “Etkileri bilimsel olarak bilinmeyen bu ürünlerin kullanılması çok tehlikeli olup hayati risk bile yaratabiliyor. Bu nedenle hastalarımızın ilgili doktorlarının önermediği, satış esnasında bitkisel-zararsız olarak lanse edilen ürünleri bile kullanmamaları gerekli” uyarısında bulundu. 

Obezitenin değerlendirilmesi 

Obezitenin iki şekilde değerlendirilebildiğini kaydeden Bozkırlı, şunları kaydetti: 

“Birincisi kilogram cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesi (vücut ağırlığı / boy x boy) ile hesaplanan vücut kitle indeksine (VKİ) bakılarak yapılır. Bunun dışında göbek deliği etrafından ölçülen bel çevresi de obezitenin değerlendirilmesinde kullanılabilir.” 

Vücut kitle endeksine göre obezite: 

VKİ < 18.5 düşük kilolu, 18.5 ile < 25 normal kilolu, VKİ 25 ile < 30 fazla kilolu, VKİ 30 ile < 35 Sınıf I Obezite, VKİ 35 ile < 40 Sınıf II Obezite, VKİ 40 Morbid Obezite 

Bel çevresine göre obezite: 

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından kilo fazlalığı ve obezite tanısı için ülkemizde kullanılması önerilen bel çevresi değerleri aşağıdaki gibidir. 

Kadınlarda fazla kilolu > 80 cm, kadınlarda obez > 90 cm, erkeklerde fazla kilolu > 90 cm, erkeklerde obez > 100 cm 

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.