Uğur Mumcu katledilişinin 33.yılında Seferihisar'da anıldı
Usta gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında Seferihisar’da sergi ve panelle anıldı.
Demokrasi, aydınlanma ve basın özgürlüğü mücadelesinin simge ismi; korkusuz kalemiyle gerçeğin peşinden yürüyen gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında Seferihisar’da düzenlenen anlamlı bir etkinlikle anıldı. Seferihisar Belediyesi ile Seferihisar Gazeteciler Cemiyeti iş birliğiyle gerçekleştirilen “Sönmeyen Işık: Uğur Mumcu” anma programı, duygu dolu anların yanı sıra basın özgürlüğüne dair güçlü mesajlara sahne oldu.
Etkinliğe Seferihisar Belediye Başkanvekili Gökhan Pehlivan, Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı ve Seferihisar Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İnanç Karabulut, yerel basın mensupları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

SÖNMEYEN IŞIK FOTOĞRAFLARLA ANLATILDI
Gazeteci-fotoğrafçı Gürsel Gökçe’nin objektifinden yansıyan karelerden oluşan fotoğraf sergisi, Uğur Mumcu’nun düşünsel mirasını ve Türkiye’nin aydınlanma mücadelesini güçlü bir görsel hafızaya dönüştürdü. Sergide, son 33 yılın her bir dönemine tanıklık eden kareler yer aldı.
Program kapsamında düzenlenen panelde, 26. ve 27. Dönem Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili ve gazeteci Atila Sertel ile gazeteci Dinç Çoban, Uğur Mumcu’nun yaşamını, gazetecilik anlayışını ve demokrasiye adanmış mücadelesini anlattı. Panelde basın özgürlüğünün önemi ve gerçek gazeteciliğin ödediği bedeller bir kez daha vurgulandı.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DİYE BİR ŞEY KALMADI”
Anma programında konuşan Seferihisar Belediye Başkanvekili Gökhan Pehlivan, Türkiye’de demokrasi mücadelesi veren gazetecilerin sistematik biçimde hedef alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“1993’te Uğur Mumcu’yu, 1996’da Metin Göktepe’yi, 2007’de Hrant Dink’i kaybettik. Hepsini saygıyla, özlemle anıyorum. Bu ülkede demokrasi mücadelesi veren gazeteciler hep katledildi. Ne yazık ki bugün geldiğimiz nokta geçmişten daha iyi değil, aksine çok daha kötü. Değerli gazeteci Fatih Altaylı bunun en güncel örneklerinden biri, Barış Pehlivan da aynı şekilde. Basın özgürlüğü diye bir şey kalmadı. Bu ülkede barış isteyen, gerçeği yazan, halkın haber alma hakkını savunan kim varsa cezalandırılıyor.”
Pehlivan, tüm baskılara rağmen mücadelenin süreceğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sergide 33 yılın her bir anısı var. Gürsel hocamız her yılı tek tek belgeledi. Milletvekillerimizin, belediye başkanımızın ve bizlerin gerçekleştirdiği tüm etkinlikler burada. Bu hafıza çok kıymetli. Özgür basın için, demokrasi için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

Etkinlik boyunca Uğur Mumcu’nun “sönmeyen ışığının” bugün de yol göstermeye devam ettiği ifade edilirken, görevleri başında katledilen tüm gazeteciler saygı ve özlemle anıldı.
Seferihisar’da gerçekleşen bu anlamlı buluşma, Uğur Mumcu’nun düşüncelerinin, cesaretinin ve aydınlanma mücadelesinin hafızalarda ve kalplerde yaşamaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.












Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.