Yurt Dışında Gezmek Güzel, Yaşamak (?)

Yurt Dışında Gezmek Güzel, Yaşamak (?)

Ali Eyce yazdı; Yurt Dışında Gezmek Güzel, Yaşamak (?)

Bir araştırma şirketinin Türkiye’de yaşayan gençler üzerinde yaptığı araştırma ciddi şekilde tehlikeli.

Tehlikeli çünkü Türkiye olarak beyin göçüyle daha beter karşı karşıya kalmamız söz konusu olabilir.

Tehlikeli çünkü Türkiye dışında ve özellikle Avrupa ülkelerinde her şeyin güllük, gülistanlık gösterilmesi yalanı git gide büyüyor.

Tehlikeli çünkü Türkiye’nin dışında bir ülkeye gezmek için dahi gitmeyen, gidemeyen gençlerimizin aklında değil hayallerinde daha Türkiye’den daha iyi imkânlara sahip ülkelerin varlığı var.

Yıllar, yıllar önce yurt dışına ilk çıkışımı gazeteci olarak, TBMM heyetiyle birlikte yapmıştım.

Sırasıyla Balkan ve Avrupa ülkelerini o dönemin milletvekilleri dostluk elçileri olarak ziyaret ederken, biz de gazeteci meslektaşlarımızla onlara eşlik ediyorduk.

Arada bir Türkiye’deki basın merkezlerimize haber geçiyor ama araların çok olduğu zamanlarda ülkelerde makamları, müzeleri ve kalabalık ticari merkezlerini geziyorduk.

İlk şoku Bulgaristan’a geldiğimizde yaşadık.

Sofya’da gezerken tuvalet ihtiyacımız oldu ama Bulgaristan’da yaşayanların kullandığı tuvaletleri kullanmaya hiç birimiz cesaret edemedik.

Çünkü tuvaletlerinde su yoktu.

Bu da girmememiz, kullanmamız için yeterli sebepti.

Ancak saatler ilerledikçe tuvalet ihtiyacı olan insanların sayısı da çoğalınca iki otobüs, şimdiler de hala var mı bilemiyorum, o dönem Sofya’da İzmir Balçova’daki Prenses Otelin Bulgaristan versiyonuna doğru yola çıktık.

Türkler tarafından yapılan otelin tuvaletlerinin bizim usule göre, yani içinde su olan, su akan, su bulunan oteldi.

İki otobüs insan, otobüsten indiğimiz gibi otelin içine doğru, tuvaletlerin olduğu yere doğru koştuk ve rahatladık.

İkinci şoku Yunanistan’a geldiğimizde yaşadık.

Öğleden sonraları Selanik’teydik. Atatürk’ün doğduğu ve büyüdüğü evi ziyaret ettikten sonra Selanik caddeleri ve sokaklarında gezmek üzere dağıldık.

İzmir’in Kordon’u gibi yolu olan ve bir nevi İzmir’in kopyası gibi olan şehirde öğlen saatlerinde her yer neredeyse kapalıydı.

Caddelerde ve sokaklarda insan yoktu.

Selanik sanki ölü bir şehir gibiydi.

Sebebini sorduk, öğleden sonra Yunanlıların sieasta saati diye bir şeyleri varmış.

Öğlenin belirli saatte herkes öğlen uykusuna uyumak üzere, dinlenmek üzere işyerlerini kapatıp, evlerine gidiyorlarmış.

Üçüncü şoku Makedonya’ya geldiğimiz de yaşadık.

Üsküp’ün merkezinde tamamen Türk usullerine göre hamurlu yiyecekler ve tamamen Türk geleneklerini yaşadığı çarşıları gördük, heyecanlandık, burkulandık.

Bunlar yurt dışının manevi anlamda eksiklikleri.

Maddi anlamda eksikliklerine gelince o dönemin Bulgaristan Meclis Başkanı heyet toplantısında ülkelerinin Avrupa Birliği’ne girmesinden sonra beyin göçü yaşadığını, milyonlarca gencin Avrupa ülkelerine gittiğini ve ülkelerinde ciddi şekilde genç nüfus ve çalışan nüfus sıkıntısı yaşadıklarını belirtti.

Bir başka ülkenin milletvekili ise genç nüfuslarını gün geçtikçe azaldığını, evlilik ve aile kavramının her gün daha da zayıfladığını, bunun da ülkenin gelecekte yaşayan ve yaşayabilen bir ülke olmasında büyük sorun yarattığını söyledi.

Bir başka ülkenin milletvekili ise gençlerin Avrupa’nın ülkelerine gitmelerini sorun olarak görmediklerini ama çoğu gencin Avrupa ülkelerinde mutsuz yaşadıklarını veya mutsuz olarak geri ülkelerine dönmek zorunda kaldıklarını, gençlerin yaşam enerjisinin bu gitmeler, kalmalar ve gelmelerle yok olduğuna dikkat çekti.

Yurt dışındaki ülkeler güzel!

Turist olarak gidip, yiyip, içip, gezip, yeniden ülkenizi, işinizin, eşinizin, ailenizin, dostlarınızın yanına dönerseniz, dönebilirseniz.

Çalışmak için, yaşamak için gittiğinizde manevi olarak çok şey kaybettiğinizi gibi çok şeyi de bulamayacağınızı bilin gençler.

Çalışmak için, yaşamak için gittiğinizde diğer giden milyonlardan beyin olarak, iş olarak bir farkındalığınızı yoksa sıradan bir çalışma ortasında kazandığınızı yerken bile aynı tadı alamayacağınızı bilin gençler.

Fransa’da kalınca, yaşayınca, çalışınca Fransız.

Almanya’da kalınca, yaşayınca, çalışınca Alman.

İngiltere’de kalınca, yaşayınca, çalışınca İngiliz olamayacağınızı bilin gençler.

Yıllar, yıllar sonra Türkiye’ye gelenlerin uçaktan indiklerinde yere eğilip, Anadolu toprağını, vatan toprağını öpmesinin sebebinin cebindeki paraların düşmemesi olmadığını bilin gençler.

Gerçekleri bu kadar kötü hissetmeye razıyım diyorsanız hayat sizin, hayal ettiğiniz iyiliklerle yaşayın derim.

Gençlik bayramınız kutlu olsun!

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.