Alzheimer’da hafızanın yanı sıra kan şekerine de dikkat!
Alzheimer hastalığı denildiğinde akla ilk olarak unutkanlık gelse de uzmanlar, hastaların bakımında yalnızca hafıza sorunlarına odaklanmanın yeterli olmadığına işaret ediyor.
Alzheimer hastalığı denildiğinde akla ilk olarak unutkanlık gelse de uzmanlar, hastaların bakımında yalnızca hafıza sorunlarına odaklanmanın yeterli olmadığına işaret ediyor. Beyin sağlığının vücudun genel metabolik durumundan ayrı düşünülemeyeceğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, kan şekeri dengesi, tansiyon kontrolü, uyku kalitesi, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin beyin dokusunu korumada önem arz ettiğini söyledi. Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, “Alzheimer hastasının kan şekeri ve tansiyonu önemsenmeli; hareket etmesi desteklemeli, uykusu ve beslenmesi gözden kaçırılmamalıdır” dedi.
‘Tip 3 Diyabet’ ifadesi resmi bir tanı değil
Son yıllarda bilim dünyasında Alzheimer ile insülin direnci ve diyabet arasındaki ilişkinin sıklıkla araştırıldığını belirten Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, kamuoyunda kafa karışıklığına yol açabilen ‘Tip 3 diyabet’ kavramına açıklık getirdi. Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, “Tip 3 diyabet, Alzheimer hastalığının resmi bir tıbbi adı ya da tanısı değil. Daha çok, beyindeki insülin sinyallemesi ve metabolik bozukluklarla Alzheimer arasındaki ilişkiye dikkat çekmek amacıyla kullanılan bir ifade. Dolayısıyla ‘Diyabetiniz varsa Alzheimer olacaksınız’ gibi bir sonuç çıkarmak kesinlikle doğru değildir” sözlerini kaydetti.
Yüksek kan şekeri beyin damarlarını etkiliyor
Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri ile insülin direncinin yalnızca pankreas veya kalp-damar sistemini değil, beyni besleyen hassas kılcal damarları da doğrudan olumsuz etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal; damar hasarı, yüksek tansiyon, obezite ve metabolik sorunların bir araya gelmesiyle beynin sağlıklı yaşlanma sürecinin zorlaştığını kaydetti. Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, “Beyni vücudun geri kalanından ayrı düşünemeyiz. Kalbimizi, damarlarımızı ve metabolik sağlığımızı korumak için yaptığımız pek çok şey aynı zamanda beynimizi korumaya da yardımcı oluyor” açıklamasında bulundu.
Bakımda amaç elde kalan sağlık kapasitesini korumak
Alzheimer hastalarına bakım verenlerin odak noktasının haklı olarak günlük yaşam yetilerinin kaybı veya unutkanlık üzerine yoğunlaştığını ifade eden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, genel sağlık takibinin ihmal edilmemesi gerektiğini bildirdi. Düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve lif açısından zengin beslenmenin bakıma dahil edilmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, sözlerini şöyle noktaladı: “Alzheimer hastasının kan şekeri ve tansiyonu önemsenmelidir. Hareket etmesi desteklemeli, uykusu ve beslenmesi gözden kaçırılmamalıdır. Alzheimer bakımında sadece ‘Kaybedilen hafızayı nasıl getireceğiz?’ diye düşünülmemelidir. Bazen çok daha önemli bir soru var; ‘Elimizde kalan sağlığı nasıl koruyacağız?’ Çünkü iyi Alzheimer bakımı yalnızca hafızayla değil, insanın bütünüyle ilgilenir.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.