'Anne... Başardım' diyebilmenin en ağır hali!
Arif Çayan yazdı; 'Anne... Başardım' diyebilmenin en ağır hali!
Hayatta bazı anlar vardır…
İnsan konuşamaz.
Boğazındaki düğüm kelimeleri susturur.
Çünkü o an, sadece bir başarı değil; yarım kalmış bir hasretin, yıllarca beklemiş bir duanın karşılığıdır…
Gazeteci dostum Haydar Koçak’ın o paylaşımına uzun uzun baktım bugün…
Ve inanın, insanın içini parçalayan şey elindeki diploma değildi.
Anne ve babasının mezarı arasında dimdik durmaya çalışırken gözlerindeki o eksiklikti…
Bir evlat düşünün…
Yıllarca okuyup emek veriyor…
Belki yoruluyor, belki vazgeçmenin eşiğine geliyor…
Ama içinde hep bir cümle taşıyor:
“Bir gün başaracağım anne…”
Sonra o gün geliyor…
Ama sarılmak istediği insanlar toprağın altında oluyor…
İşte insanı ağlatan tam da bu…
Çünkü bazı başarılar alkışla kutlanmaz.
Bazı başarılar mezar başında sessizce anlatılır…
Bir elinde diploma olur, diğer elinde çocukluğu...
O fotoğrafa dikkatli bakın…
Orada sadece bir adam yok.
Orada annesine hâlâ çocuk gibi hesap veren bir evlat var.
“Bak anne… Oldu…” demeye çalışan bir yürek var.
Belki o mezar taşlarının başında kimsenin duymadığı cümleler kurdu Haydar Koçak…
Belki sesi titredi…
Belki diplomasını gösterirken gözünden yaş süzüldü…
Çünkü insan, anne-babasını kaybettikten sonra kaç yaşına gelirse gelsin biraz yetim kalıyor…
Hele bir de başarı anında yanınızda değillerse…
İçinizde kapanmayan bir boşluk açılıyor.
Annesinin “nazik elleri”nden bahsetmiş…
İnsan o cümleyi okuyunca bile durup düşünüyor.
Demek ki bir anne bazen sadece eliyle bile evladının ömrüne merhamet bırakıyor…
Babası Âşık Süleyman Koçak…
Belki oğluna dürüst olmayı öğretti…
Belki dimdik durmayı…
Belki de “Adam olmak diploma almak değil, insan kalabilmektir” dedi yıllarca…
Ve bugün o evlat, anne-babasının mezarı başında sadece diplomasını değil; vefasını gösterdi.
Şimdi soruyorum size…
Bu dünyada hangi başarı, anneye “Başardım” diyebilmekten daha büyük olabilir?
Ama en acısı ne biliyor musunuz?
O cevabı artık sessizliğin vermesi…
Belki bugün gökyüzünde iki yürek vardı…
Bir anne gözyaşıyla bakıyordu oğluna…
Bir baba ise gururunu saklamaya çalışıyordu.
Ve Haydar Koçak o mezarların arasında aslında şunu söyledi hepimize:
“Bazı insanlar ölmez…
Evladının duasında yaşamaya devam eder…”


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.