Bir İlçe Başkanı Gitti… Peki CHP’nin Kalbinden Ne Eksildi?

Bir İlçe Başkanı Gitti… Peki CHP’nin Kalbinden Ne Eksildi?

Arif Çayan yazdı; Bir İlçe Başkanı Gitti… Peki CHP’nin Kalbinden Ne Eksildi?

Bazen bir isim gider…
Ama asıl giden, o ismin temsil ettiği duygudur.
Bazen bir koltuk boşalır…
Ama asıl boşluk, örgütün içinde açılır.

Bugün CHP’de olan tam da bu.

Bir ilçe başkanı gitti.
Sessizce.
Resmî yazı bile gelmeden.
“Örgüt yıpranmasın” diyerek.

Ne kadar tanıdık bir cümle değil mi?
Hep yükü çekenlerin ağzından dökülen o cümle…

Çağdaş Kaya, tartışmayı büyütmedi.
Kırgınlığını bağırarak anlatmadı.
Kapıları çarpmadı.
Sadece çekildi.

Ama örgüt çekilmedi.
Vicdan çekilmedi.
Sorular yerinde duruyor.

Çünkü bu gidiş, sıradan bir gidiş değildi.
Bu, bir idari işlem gibi okunmadı.
Okunamazdı.

Çağdaş Kaya; bir tabeladan, bir imzadan, bir görev tanımından ibaret değildi.
O, Buca’da sandık başında sabahlayan yüzlerce partilinin hafızasıydı.
Üç seçim…
Üç zafer…
Ve her seferinde örgütün omzunda taşıdığı bir yük vardı.

Sahada vardı.
Sandıkta vardı.
Yeri geldiğinde eleştirildi, yeri geldiğinde alkışlandı.
Ama hep oradaydı.

Ve sonra bir gün…
Seçilmiş bir ilçe başkanı,
Merkezden gelen tek bir kararla,
Bir imzayla,
Tarihten silinir gibi gönderildi.

İşte can acıtan tam olarak burası.

CHP yıllardır ne söylüyor?
“Seçimle gelen, seçimle gider.”

Peki bugün ne oldu?
Sandığın sözü, imzanın gölgesinde mi kaldı?
Örgütün iradesi, merkezin takdirine mi yenildi?

Bu sorular sorulmadan geçilemez.
Çünkü bu sorular sadece Buca’yı ilgilendirmiyor.
Bu sorular, CHP’nin yarınını ilgilendiriyor.

Bir parti, kendi iç demokrasisini örseleyerek dışarıya demokrasi anlatabilir mi?
Sokağa “adalet” diye haykırırken, örgüte “sus” demek hangi vicdana sığar?
Birlikten söz edip, kırgınlıkları görmezden gelerek hangi birlik korunur?

Bugün “sorun çıkmasın” diye üstü örtülen her karar,
Yarın daha büyük yaralar açar.

CHP eski Milletvekili Atilla Sertel’in söylediği o cümle bu yüzden ağırdır:
“Yargısız infaz…”

Bu bir öfke cümlesi değildir.
Bu, partinin kendi genetiğine yapılan bir hatırlatmadır.

Çünkü CHP, yargısız infazlara karşı kurulmuş bir siyasi hafızadır.
Çünkü CHP, seçilmişlerin bir imzayla silindiği bir yer olmamalıdır.

Bugün mesele sadece Çağdaş Kaya değildir.
Bugün mesele şudur:

Bir parti, kendi vicdanını susturursa,
Kime demokrasi anlatacaktır?

Eğer bu yaşananlar doğruysa,
Kaybedilen sadece bir ilçe başkanı değildir.
Kaybedilen, “örgüt iradesi” duygusudur.
Kaybedilen, “biz birlikteyiz” inancıdır.

Ve en acısı şudur:
Totaliterliğe karşı mücadele ettiğini söyleyenlerin,
Kendi içlerinde totaliter refleksler üretmeye başlamasıdır.

Bu yazı bir temenni değil.
Bir uyarıdır.

CHP, kendi vicdanını kaybederse,
Başkalarına demokrasi dersi veremez.

Bu kadar açık.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.