Bir kapağı kapatmak için yine bir can mı yanmalı?

Bir kapağı kapatmak için yine bir can mı yanmalı?

Arif Çayan yazdı... Bir kapağı kapatmak için yine bir can mı yanmalı?

İzmir’in en yoğun noktalarından biri…

Mavişehir ile Bostanlı arasındaki hatta insanlar yürüyor, çocuklar oynuyor, aileler vakit geçiriyor.

Ve bugün önümüzde rahatsız edici görüntüler var.

Bazı aydınlatma direklerinin koruyucu kapaklarının açık ya da yerinde olmadığı, elektrik kabloları ve sigorta bölümlerinin dışarıdan erişilebilir durumda bulunduğu görülüyor.

Üstelik bazıları çocukların dahi ulaşabileceği yükseklikte.

Şimdi soruyoruz:

Bir kapağı kapatmak için illa birinin başına bir şey mi gelmesi gerekiyor?

9b971a14-b3f4-4c8b-b529-e4dc4009b4b6-002.jpeg

Bu soru İzmir için sıradan bir soru değil.

Çünkü bu kent elektrik tehlikesinin nelere yol açabileceğini çok acı bir şekilde gördü.

650x344-izmirdeki-elektrik-akimi-faciada-inanc-oktemay-hayatini-kaybetmisti-ailesinin-mahkemeye-sundugu-dilekce-soke-e-1742807410117-002.webp

ALSANCAK’I NE ÇABUK UNUTTUK?

Tarih 12 Temmuz 2024…

Alsancak’ta sağanak yağış sırasında sokaktaki su birikintisinde elektrik akımına kapılan 23 yaşındaki Özge Ceren Deniz ile 44 yaşındaki İnanç Öktemay yaşamını yitirdi.

Bir kent iki insanını kaybetti.

Sonrasında soruşturmalar başladı, bilirkişi raporları hazırlandı, dava açıldı.

Yargılama kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında elektrik kabloları ile yağmur suyu altyapısına ilişkin teknik sorunlar ve kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği üzerinde duruldu.

Aradan zaman geçti.

Ama Özge Ceren Deniz ile İnanç Öktemay’ın başına gelenleri unutmak mümkün mü?

Unutmamak gerekiyor.

Çünkü böylesine ağır bir olay yaşamış bir şehirde elektrik tesisatına ilişkin en küçük güvenlik riski bile “sonra bakarız” denilecek bir mesele değildir.

Bugün Mavişehir-Bostanlı hattındaki görüntülere tam da bu nedenle daha büyük bir hassasiyetle bakmak gerekiyor.

Burada kimse hakkında peşinen “suçlu” ya da “ihmalkâr” hükmü vermiyoruz.

Direklerin hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğu, kapakların neden açık olduğu ve elektrik aksamının mevcut durumunun teknik açıdan risk oluşturup oluşturmadığı yetkili kurumlar tarafından belirlenmeli.

Ama vatandaşın gördüğü görüntü ortada.

Ve vatandaş doğal olarak soruyor:

Alsancak’tan hiç mi ders çıkarmadık?

8a93639d-1f1b-41ff-b5c4-127ba6cff1ba-002.jpeg

KAZA OLDUKTAN SONRA DEĞİL, OLMADAN ÖNCE!

Belediyecilik ve kamu hizmeti yalnızca yol yapmak, park açmak, temel atmak değildir.

Kamu hizmetinin en temel görevlerinden biri vatandaşın kullandığı alanların güvenliğini sağlamaktır.

Bir çocuk merak edip o direğin içerisine elini uzatırsa ne olacak?

Bir vatandaş farkında olmadan elektrik aksamına temas ederse ne olacak?

Yağmur yağdığında ne olacak?

Bunları sormak için bir kazanın meydana gelmesini bekleyemeyiz.

Önlem dediğimiz şey zaten olay yaşanmadan önce alınır.

Olay yaşandıktan sonra yapılacak açıklamalar, gerçekleştirilecek incelemeler ve söylenecek “keşke”ler kaybedilen bir canı geri getirmiyor.

Alsancak bunun en acı örneğini bize gösterdi.

1e4d8ac8-6660-448f-9377-d64f51a68377.jpeg

NE BEKLENİYOR?

Belki yapılması gereken yalnızca birkaç kapağın yerine takılmasıdır.

Belki tesisatın teknik kontrolden geçirilmesi gerekir.

Belki daha kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.

Bunun kararını uzmanlar verecek.

Ama vatandaşın gördüğü açık elektrik aksamının kontrol edilmesini istemesi için daha ne olması gerekiyor?

Yetkili kurum veya kurumlara çağrımız çok açık:

Mavişehir-Bostanlı hattındaki aydınlatma direklerini tek tek kontrol edin.

Açık veya korumasız bölümler varsa güvenli hale getirin.

Elektrik tesisatını teknik olarak inceleyin.

Vatandaşların daha önce yaptığı bildirimler varsa bunları araştırın.

Ve sonuç konusunda kamuoyunu bilgilendirin.

Çünkü İzmir bu konuda bir kez çok ağır bir bedel ödedi.

Özge Ceren Deniz’i unutmadık.

İnanç Öktemay’ı unutmadık.

Onların ardından yapılabilecek en doğru şeylerden biri, aynı şehirde benzer güvenlik endişelerinin tekrar ortaya çıkmasına izin vermemektir.

Bir çocuğun elini uzatmasını beklemeyin.

Bir vatandaşın başına bir şey gelmesini beklemeyin.

Yeni bir acının ardından “keşke” demek zorunda kalmayalım.

O kapakları kontrol edin.

Gereken önlemi bugün alın.

Çünkü insan hayatının söz konusu olduğu yerde “yarın bakarız” deme lüksü yoktur.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.