DAVUL MU? TOKMAK MI?

Dün bir doktor, bir tıbbı sekreter ve bir avukat hayatlarını kaybettiler.

Karşılarında şiddete meyilli insanların ellerindeki silahlardan çıkan kurşunlarla.

Neresinden baksanız üzücü olay.

Hiç birinin ölmeyi hak etmediği gerçekliği içinde hepimiz, doktorlarımıza, avukatlarımıza, tıbbı sekreterlerimize yapılan bu saldırıyı kınadık.

Kınadık da nedense içinden insan unsurunu, insanın şiddet konusundaki eğilimi görmemezlikten gelerek.

Şiddet, bir doktora, bir tıbbı sekretere, bir avukat yani toplumda önemli bir mesleği icra edene yapıldığında daha çok fark edilmesi gereken bir şey değil.

Sadece Türkiye’de mi, haberleri yakından takip edenler bilir, Amerika’da, Avrupa ülkelerinde ve özellikle AVM ve okullarda yaşanan şiddet olayları, ölüler ve yaralılar gün geçmiyor ki karşımıza çıkıyor.

Peki, insan olarak ne oluyor bize?

Peki, toplum olarak nereye gidiyoruz?

41-ah3rb4zl-ac-sy350.jpg

Şiddet bu kadar kolay uygulandığına göre insanlarımızda veya toplumumuzda ciddi ciddi bir sorun var demektir.

Yakın zamanda ünlülerin edindiği gibi sıradan insanlar bile ölüm korkusuyla ama kendilerini, ama yakınlarına koruma tutmak zorunda mı kalacak?

Bir dönem olmayan ama şimdilerde hemen hemen her yerde olan özel güvenlikler gibi, kişiye özel güvenlik görevlileri mi hayatımıza girecek.

Yaşayabilmek için değil, yaşamda kalabilmek için mi mücadele edeceğiz?

Şiddet konusunu konuşmaya kadınlarla, çocuklarla başlamışken, şimdilerde şiddeti artık her yaşta ve her yerde konuşuyor olmak gerçekten çok üzücü.

Hukuk ve adaleti savunurken, bu kadar savunmasız şekilde şiddete maruz kalmak gerçekten çok ürkütücü.

Şiddet olaylarına polisiye ve hukuksal olarak bakmak yerine artık bilimsel olarak bakmanın zamanı geldi diye düşünüyorum?

İnsan psikolojisi ve toplum psikolojisi konusunda kendini geliştirmiş bilim insanları dinlemek ve yönlendirmelerine uymak gerekiyor.

‘Sinirlendiğinizde kendisine beş dakika ayırın, sakin bir yere gidin ve derin nefes alın’ diyen bilim insanlarının, şiddeti önlemedeki bu basit yöntemini daha da geliştirerek insan olarak, toplum olarak öğrenmemiz gerekiyor.

‘Sadece şiddet bastırmak değil, şiddet gösteren insandan uzak durmayı bilmek’ gerekir diyen bilim insanlarının, şiddet eğilimdeki insanlara karşı neler yapılabileceği konusundaki önerilerini okumak ve anlamak gerekiyor.

Şiddet insanlığın giderek yayılan salgın rahatsızlığı haline geldi.

Tıbbi veya ilmi tedavisi gerekli olan bir salgın.

Hem salgına yakalananlar için hem de salgına yakalananlardan kendini korumaya çalışanlar için.

Olayların vahim hallere geldiğinde hukuksal süreçlerin, adli süreçlerin, polise süreçlerin başlamasına oldum olası anlamsız bulmuşumdur.

Önemli şiddetin olmamasını önlemek!

Şiddet eğilimi içinde olan insanları tespit edip, tedavi sürecine almak ve toplum içinde etiketlemek.

Davula sormuşlar ‘Sesi sen mi çıkartıyorsun?

‘Tokmak’ demiş.

Tokmağa sormuşlar, ‘Sesi sen mi çıkartıyorsun?

‘Davul’ demiş.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.