Avukat Yusuf Akın
Boş Sadak...
Kıvrımlı yaylı çalgılar topluluğu, birazı düdüklü.
Ateşli dil destanları, kurtuluş martavalları yüklü.
Başı çeken şef av olmuş, sermayelerin oğluna.
Posttan hallice,saman dolu suretler sağ koluna.
Geviş getiriyor yıllar uzayıp giderken, belirsizlik.
Kurulan cümleler buradan gobiye yol,tam sizlik.
Yetmiş yol çıkar adalete, onlarda paraya tamah.
Yazları kurak ve sıcak, kışları buz ayaz ah ki ah.
Asalak sürüsü topluca seyahat halinde, azgın.
Gösterge farklı, mizaç aynı sayıyor, halk kızgın.
Nasıl ürediği bilinmeyen türün tez kuluçkaları.
Bataklıkta mukim, hak hukuk bilmeyen larvaları.
Üşüşmüşler tüm insanlığa ve doğaya, melunlar.
Boş lakırdıların kof propagandacısı, boş bunlar.
Karaya yazmış bir yazıya inandırılmış insanlık.
Hakikat iğnedir, medyada arama, ora samanlık.
Altın yaldızlı paslı boruyu öttüren olur tetanoz.
Beyinleri kütük gibi,bilgi çaksan girmez abanoz.
Aynı teraneleri tekrarla açılmaz hakikate bir yol.
Boş beygiri çekmek nafile nasipsiz kalır iki kol.
Bunca söz, bunca söylev tam bir katmerli yalan.
İmar gönülden doğar, hırsla dolu hal, tam talan.
Sadağınız içi boş, sırtta kibir, benlik dolu heybe.
Adalet işlemiş bir ruh, kötülüğe çalacak galebe.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.