1. YAZARLAR

  2. Kerem Yalçın

  3. Ebeveynler ile çocukları arasındaki “özgürlük” ve “sınır” kavramları
Kerem Yalçın

Kerem Yalçın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ebeveynler ile çocukları arasındaki “özgürlük” ve “sınır” kavramları

A+A-

Bu hafta yazımda ebeveynler ile çocukları arasındaki “özgürlük” ve “sınır” kavramlarından kısaca bahsetmek istiyorum. Bu iki kavram, yani özgürlükler ya da onlara getirdiğimiz sınırlamalar çocuğumuzun gerek bizlerle, gerekse sosyal hayat içinde başkalarıyla ilişkilerini doğrudan etkileyen unsurlardır.

Genel itibari ile ebeveynlerin sorunlar karşında çocuklarına karşı tutumlarını kısaca birkaç ana başlık altında toplayabiliriz.

Bunlardan birincisi; aşırı baskıya dayanan otoriter tutum olacaktır. Bu tutum kendini çocukların her hareketine getirilen sınırlamalarla gösterir. Ne yazık ki bu  “disiplin” kavramı ile karıştırılmaktadır. Çoğu aile bunu “ ceza ile eğitim verme” olarak algılıyor. Cezanın hatta dayağın kullanıldığı bu tutumda aile; söz dinleyen, verilen görevleri yerine getiren bir çocuk yetiştireceğine inanmaktadır. Hâlbuki aşırı sınırlamaların olduğu, baskı ile çocuğa eğitim verilmeye çalışıldığı ailelerde çocuklar istenilenin tam tersine; yanlış yapmaktan korkan, öz güveni olmayan, içine kapanık, asosyal ve kimi zamansa saldırgan tutumlar sergilemektedirler.

İkinci aile tutumu olan, bunun tam tersi bir anlayış ise aşırı serbestliğe ve özgürlüğe dayanan, sınırlamaların olmadığı veya çoğunlukla ebeveynlerin sınırları çocuğa bıraktığı tutumdur. Bu tutum genellikle tek çocuklu ailelerde görülür. Ebeveynler bu tutumda kayıtsız şartsız çocuğun isteklerini kabul ederler. Sevgi ve ilgi kavramlarının özgürlük ve sınır kavramları ile karıştırıldığı bu ebeveyn yönelişinde yetişen çocuklar ne yazık ki;  kural tanımaz, doyumsuz bireyler olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Bir diğer yanlış tutum ise dengesiz ve tutarsız tutumlardır. Bu tutum genellikle kalabalık ailelerde veya ebeveynlerin her ikisinin de çalıştığı ailelerde karşımıza çıkmaktadır. Bu tip tutumlarda  ebeveynler  ve aile büyükleri (anneanne, babaanne, dede…gibi)  arasında birlik şeklinde bir eğitim modeli olmadan, sorunlar karşısında aile bireylerinin çocuğa farklı tutumlarla yaklaştıkları gözlemlenir. Ne yazık ki bu tutumda çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenemezler. Çocuğa aile bireyleri tarafından farklı özgürlükler tanınır. Ona farklı bireyler tarafından tanınan her farklı özgürlük, çocuğun özgürlük kavramının sağlıksız bir gelişim göstermesine sebep olur. Aynı şekilde her aile bireyi tarafından çocuğa farklı sınırlamalar getirilir. Bu tip dengesiz tutumlar çocuğun kafası karışmasına sebep olur. Çocuk kendi sınırlarını belirlemek için diretmeye, inat etmeye ve gereksiz isteklerde bulunmaya yönelir.

Bir diğer ebeveyn tutumu da aşırı koruyucu aile tutumudur. Bu tutumda çocuk adına bütün sorumluluğu ebeveynler almaktadır. Çocuk için tüm kararları ebeveynlerin verdiği bu tutumda çocuğun neredeyse tüm özgürlükleri elinden alınmış olur. Zaman içerisinde bu duruma alışan çocuk; sorumluluk almayı reddeder, bireyliğini geliştiremez ve her fırsatta sorumluluğunu bir başka bireye yükleme ihtiyacı duyar. Kişilik gelişiminin son derece sağlıksız olduğu bu tutum çocuklarda sosyal ilişkilerde kaygı ve yetersiz iletişime, bencilliğe ve sorumluluklardan kaçınmaya sebep olur. Problem çözme becerilerinde eksiklik, kendi fikirlerini ortaya koyamama ve özgüven eksikliği, bu tip tutumlarla yetişen çocuklarda çoğunlukla karşımıza çıkar. 

Peki ama doğru sınırlamalar veya özgürlükler nasıl olmalıdır?

Çocuğumuza bu sınırları oluştururken veya özgürlükleri verirken ondan beklediğimiz şüphesiz, en basit tanımıyla iyi bir birey olmasıdır. Çocuğumuz sevgi, şefkat, yardımlaşma, sadakat, işbirliği, sorumluluk ve güven kavramlarını öncelikle aile içinde edinmektedir. Bu öğrendikleri onun karakterini şekillendiren en önemli özelliklerdir. Bu noktada çocuklarımıza sınır koyarken kızmak, bağırmak ve ilişkilerini engellemek yerine ona doğru davranışları örnek olarak gösterip, sorunlar karşısında kendi yöntemlerini bulması için özgür bırakmak, onu desteklemek en doğru tutumu oluşturacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.