1. YAZARLAR

  2. Pınar Yeşiltay Sevim

  3. EBEVEYNLİK TAHTEREVALLİSİ
Pınar Yeşiltay Sevim

Pınar Yeşiltay Sevim

Yazarın Tüm Yazıları >

EBEVEYNLİK TAHTEREVALLİSİ

A+A-

ekran-resmi-2020-02-10-03.11.32.pngNedendir bilinmez biz anneler kaygı bürünür ve büründüğümüz kaygılarımızla ısıtırız evlerimizi. Genellikle geçmiş pişmanlıklarımız, yaşanmışlıklarımız, geleceğe dair mükemmel beklenti ve hayallerimiz tahterevallide yer değiştirir durur ve bir türlü dengeyi kuramayız. Ve gün gelir sürekli hareket halindeki tahterevalli kırılıverir.

Babalarda anneler kadar sık görülmez ama onlarda da yok değildir aslında sadece anneler kadar korlu değildir alevleri. İçin için tüter durur babalar da. 

Ebeveyn kaygı bozukluğu 21.yy anne ve babalarının en muzdarip olduğu konuların başında geliyor. 

Doğal afetlerin sıklıkla görüldüğü, ekonomik kaygıların ülke kilometrekare alanını aştığı, küresel yörüngenin kaydığı, eğitimin ve sağlığın ne yazık ki ekonomi imkanlarla doğru orantılı olarak paylaşıldığı günümüz dünyasında en çok çocuklarının geleceğinden ve çocuklarının başına bir şey gelmesinden endişeli aileler. 

Gelecek kaygısı ile çocuk sayıları da giderek azalmakta ailelerde. İki çocuk görünce anne babaya dönüp “Nasıl idare ediyorsun?”, “Zor olmuyor mu?” diye sorar olduk.

Neredeyse çeyrek çocuk siparişi verecek duruma geldik. Neden mi? Çünkü günümüz koşullarında çeyrek çocuğa bile hakkı ile ebeveynlik edecek ne sabrımız, ne zamanımız ne de paramız var. 

Doğum öncesi yapılacak “Baby Shower” ve “Cinsiyet Partileri”nden tutun da doğum odası süslemesi, doğum fotoğrafçılığı ile başlayan doğum sürecinden itibaren sürekli her şeyin planlanması gerekiyor. Aynı zamanda doğum sonrası çocukla güvenli bağlanma ve çocuğun sosyalleşmesi için oyun gruplarının organizasyonu takip ediyor süreci. Ver elini anaokulu, ilkokul ve diğerleri… Sürekli kimseden geri kalmasın, en başarılı “o” olsun, en çok evladımız gülsün  istiyoruz haklı olarak. 

ekran-resmi-2020-02-10-03.10.35.pngTüketim çağı, dijital çağ, algı yönetimi derken işin içinden çıkamaz hale geldik. Günümüz anne babaları ama daha çok anneleri bir yandan çalışmak zorundayken, diğer yandan çocuğunun kursları, etkinlikleri ve sosyal hayatını düzenliyor diğer yandan da güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Sayısı her geçen gün artan ve bizim çocukluğumuzda esamesi bile olmayan materyal ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Sevgili anne babalar,

Sizce de artık sakin olmanın zamanı gelmedi mi? Artık sakin olup, yörüngesi kaymış tahterevalliye müdahale etmeli. Aşırı yoran beklenti ve kaygılar törpülenmeli…

Kiminle neden yarışıyoruz diye sorsak mı acaba artık kendimize? 

Daha fazla kendimize de çocuğumuza da haksızlık yapmadan, yormadan yorulmadan yolumuza baksak mesela… 

Israr etmesek ilgi ve yeteneği olmayan kurs ve etkinliklere katılması için. 

Oynasak onunla gerçekten zevk alarak, dinlesek çocuğumuzu! Cevap vermek için değil ama anlamak için kulak versek çocuğumuza. 

Kendi ulaşamadığımız hayallerden beslenerek çocuğumuz adına hayal kurup hedef önermesek. 

Daha fazla para, daha çok gösteriş ve etkinlik için extra mesai yapmak yerine onunla daha fazla iletişim kurmak için harcasak o vakti.

Gelecekte ne olacağı, okul başarısı yerine “mutluluğu”nu önemsesek! Gelecek sözcüğünü bir kenara bırakıp “şu an”a dönebilsek!

Tüm afetlere, tüm felaketlere biz insanların sorumsuzluğu, aşırı tüketimi ve hırsının neden olduğunu anlasak; doğaya sahip çıksak ve çocuğumuza doğa sevgisi aşılasak!

Sosyal medyadaki janjanlı içerik ve hikayelerle yarışmak, komşu akrama ile kendimizi kıyaslamak yerine sadece kendi çocuğumuza ve ailemize odaklansak.

Ailemizden getirdiğimiz genlerimiz, çocukluk travmalarımız ve eksiklerimizle kabullensek kendimizi geçmişe döne döne boyun ağrısı çekmesek. 

Geçmişten gelen pişmanlıklarımızla çocuğumuzu hata yapma lüksünden mahrum etmesek.

Hatalarımız ve çocuğumuzun hataları ile sevebilsek hem kendimizi hem de çocuğumuzu.

Belki diyorum,
Belki

O zaman onarabiliriz tahterevallileri.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum