Her sabah kahve içenlerin bilimsel araştırmalarda ortaya çıkan 4 özelliği

Her sabah kahve içenlerin bilimsel araştırmalarda ortaya çıkan 4 özelliği

Sabah uyanır uyanmaz kahve kokusu arıyorsanız, kahveden başka hiçbir şeyle ayılamıyorsanız sebebini öğrenmek üzeresiniz!

Sabah uyanır uyanmaz kahve kokusu arıyorsanız, kahveden başka hiçbir şeyle ayılamıyorsanız sebebini öğrenmek üzeresiniz! Bilim dünyasına göre yalnız değilsiniz ve bu alışkanlığınız tesadüf değil. Sizin için derlediğimiz iki bilimsel araştırma, her sabah kahve içen insanların genetiğinden karakterine uzanan şaşırtıcı ortak özelliklerini ortaya koyuyor.

Peki, her sabah kahve içenlerin ortak özelliği ne?

1. KAFEİNİ NASIL İŞLEDİĞİNİZ GENLERİNİZLE İLGİLİ

İlk olarak bilmelisiniz ki kahve içtikten sonra saatlerce kendinize gelemezken bazı insanların akşam saatlerinde bile kahve içebilmesinin bir nedeni genleriniz olabilir.

Vücudumuzun kafeini parçalamasında önemli rol oynayan CYP1A2 enziminin çalışma hızındaki genetik farklılıklar, kafeinin vücutta ne kadar süre kaldığını etkileyebiliyor.

Yani aynı fincan kahve iki farklı kişide aynı etkiyi yaratmayabiliyor. Bazı insanlar kafeini daha hızlı metabolize ederken bazıları daha yavaş işliyor. Bu nedenle kahvenin sizde yarattığı etki yalnızca ne kadar kahve içtiğinizle değil, vücudunuzun kafeini nasıl işlediğiyle de bağlantılı olabilir.

cccccc.jpg

2. KAHVENİN BÖBREKLERLE İLİŞKİSİ GENLERİNİZE GÖRE DEĞİŞEBİLİR

İşin şaşırtıcı kısmı ise burada başlıyor. Araştırmacılar, kafeini metabolize etme hızının kahve tüketimi ile bazı böbrek sonuçları arasındaki ilişkiyi değiştirebildiğini ortaya koydu.

NIH arşivinde yayımlanan ve JAMA Network Open'da yer alan çalışmada, kafeini daha yavaş metabolize eden ve günde üç fincandan fazla kahve tüketen kişilerde albuminüri, hiperfiltrasyon ve hipertansiyon gibi bazı böbrek sonuçlarının görülme olasılığı daha yüksek bulundu.

Kafeini hızlı metabolize edenlerde ise aynı ilişki gözlenmedi. Yani konu yalnızca “kahve iyi mi, kötü mü?” sorusundan ibaret değil; kahveyi vücudunuzun nasıl işlediği de önemli olabilir.

3. YENİ ŞEYLER DENEMEYE DAHA AÇIK OLABİLİRLER

Kahve alışkanlığının bir de psikolojik tarafı var! Lindenwood Üniversitesi'nde yapılan küçük ölçekli bir araştırmada, kahve tüketimi ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelendi.

Araştırmada özellikle “yeniliğe açıklık” (openness) özelliği dikkat çekti. Bu kişilik özelliği; yeni deneyimlere meraklı olma, farklı fikirleri keşfetme ve rutinin dışına çıkmaya daha istekli olma gibi özelliklerle ilişkilendiriliyor.

Araştırmada kahve tüketimi ile yeniliğe açıklık arasında pozitif yönde bir ilişki bulundu. Ancak bu, “kahve içen herkes yeniliklere açıktır” anlamına gelmiyor; çalışma yalnızca bu iki özellik arasında bir ilişkiolduğunu gösteriyor

.vvvvv.jpg

4. RUTİNLERİNE DAHA BAĞLI OLABİLİRLER

Her sabah kahve içmek, yalnızca kafein almakla ilgili değil; bazı insanlar için güne başlamanın değişmez bir parçası. Lindenwood Üniversitesi'ndeki araştırmada kahve tüketimi ile kişiliğin “sorumluluk” (conscientiousness) boyutu arasındaki ilişki de incelendi. Bu özellik ise düzenli olma, planlı hareket etme, sorumluluklarını yerine getirme ve belirli alışkanlıkları sürdürme eğilimiyle ilişkilendiriliyor.

Bu nedenle sabah kahvesini her gün aynı saatte içmek, kahve molasını gününün vazgeçilmez bir parçası haline getirmek veya belirli bir kahve rutinini istikrarlı biçimde sürdürmek, kişiliğin bu yönüyle birlikte düşünülebilir. Ancak araştırma, “her sabah kahve içen herkes düzenlidir” sonucunu ortaya koymuyor. Buradaki dikkat çekici nokta, kahve tüketimi ile kişiliğin sorumluluk boyutu arasında araştırmacıların incelediği bir ilişki bulunması.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.