Dr. Taner Akman

Dr. Taner Akman

Her yudumda bir dilek

Bir bakır cezve…

İçinde ağır ağır pişen kahve…

Ve karşımızda Konjic Köprüsü…

Yüzyıllardır suya düşen gölgesi hiç değişmemiş.

Nice savaşlar, nice ayrılıklar, nice barışlar geçmiş üzerinden.

Ve şimdi biz buradayız.

Bir yudum kahveyle, geçmişin acısını, bugünün sessizliğini yavaşça içimize çekiyoruz.

Bir minare yıkılmış…

Ama bu topraklarda hâlâ yüzlercesinden ezan duyuluyor.

Ve kilise çanları da susmamış, hâlâ çalıyor.

Aynı gökyüzü altında farklı dualar yükseliyor.

Kulağa ne kadar güzel geliyor, değil mi?

Birbirine karışmadan, birbirini bastırmadan…

Ama insan kalbi öyle değil işte.

İçimizde hâlâ patlamaya hazır bombalar var.

Bir söz, bir bakış, bir öğreti…

Ve her şey bir anda yeniden başlayabilir.

Neticede tüm etnik gruplar iç içe geçmiş, barut dolu bir coğrafya,

Birinci Dünya Savaşı da buralardan bir kıvılcımla başlamadı mı?

İşte bu yüzden, bu kahveyi öylece içmiyorum.

Her yudumda bir dilek tutuyorum:

Bir daha hiçbir çocuk ağlamasın diye.

Hiçbir köprü, bir daha insanların nefretini taşımasın diye.

Minareler, çan kuleleriyle birlikte göğe yükselsin,

Ama insanlar birbirine eğilsin, baş kaldırsın diye değil; saygı duysun diye.

Çünkü geçmişte çok acı gördük.

Ama hâlâ şansımız var.

Bu kahve gibi… Acı ama sıcak.

Bu köprü gibi… Yaralı ama ayakta.

Ve bizler de öyle olalım istiyorum.

Unutmayalım ama içimizdeki kini büyüterek değil, insanlık eleğinde süzerek hatırlayalım.

image5.jpeg

image4.jpeg

image3.jpeg

image2.jpeg

image1.jpeg

image0-001.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.