İneklerde Rahim Yangıları ve Besleme

Rahim yangıları (metritis)) sığırcılık işletmelerinin en büyük sorunlarından biridir. Çiftliklerde “eksik buzağı “sorununa yol açar. Sorun devam ederse ineğin erkenden sürüyü terk etmesine sebep olur.

Metritis birbiriyle ilgili birçok sorunun biraraya gelmesiyle oluşur. Temel olarak sorunlar “eksikliklerden” dolayı meydana gelir. Kuru ve temiz sistemindeki eksikliklere ve konfor eksikliklerine bir de yemlerdeki eksiklikler eklenince metritis kaçınılmaz bir biçimde karşımıza çıkar. Besleme hataları metritise davetiye çıkarır.

Temel eksikliklerin ortaya çıkış sebebi iki konuda kendini gösterir. Enerji eksikliği ve kalsiyum yetmezliği (hipokalsemi). Bu iki konunun da arkasında kuru dönem ve geçiş döneminde yapılan besleme hataları vardır. Her iki eksikliğin de ilk olarak yaratacağı sorun bağışıklık sisteminin baskı altına girmesidir. Enerjisi ve kalsiyumu eksik olan ineğin savunma sistemi çöker. İnek rahimdeki bakterilerle mücadele edemez. Akyuvarlar özellikle de nötrofiller bakterilerle mücadele gücünü yitirirler.

Bu iki eksikliğin ortaya çıkardığı diğer bir sorun ise uterusun eski haline dönmesinde yaşanan gecikmedir. Kalsiyum ve enerji eksikliği olduğunda uterus tonusunu kaybeder. İnvolüsyon ve yani uterusun eski haline dönmesi uzun zaman alır. Uterus içi boş ve kasılmaları kısıtlanmış bir organ olarak yangılanmaya hazır hale gelir.

Kuru dönem ineklerin sağılmadıkları kısa bir dönem olduğu için, sağılmakta oldukları günlerden daha az enerjiye ve daha az kalsiyuma ihtiyaçları vardır. Fazla enerji ineğin şişmanlamasına, fazla kalsiyum ise kalsiyum metabolizmasını ayarlayan parathormonun, dengeyi sağlamak için, idrarla kalsiyum atmasına yol açar. Kuru dönemde enerji ve kalsiyumu kısıtlamak, ona göre yemleme yapmak gerekir.

Şişman inek doğumdan sonra hızla zayıflar ve yağlar eriyerek ketozise, giderek karaciğer yağlanmasına yol açar. Kanda keton cisimcikleri (BHB, aseton) dolaşması ve hipokalsemi metabolik strese, dolayısıyla da bağışıklık sisteminin baskılanmasına neden olur.

Besleme konusunda kuru dönem kadar geçiş dönemi de büyük önem taşır. Gebeliğin son günleri ile lohusalığın ilk günleri ineklerin en stresli ve en fazla desteğe ihtiyaç duydukları günlerdir. Kalabalık, konforsuz, sıkışık barınaklar, ani yem değişiklikleri ve doğumla birlikte ineğin yaşadığı hormonal değişiklikler strese, stres de savunma sisteminin çökmesine sebep olur. Savunma sistemi çöktüğünde her türlü yangısal reaksiyon ve bunlar arasında da metritis baş gösterir.

Besleme hatalarını gözden geçirirken küf toksinlerinin, asidozun ve yazın oluşan sıcak stresi dolayısıyla iştahsızlığın kötü sonuçlarını da değerlendirmek gerekir.

Koruyucu hekimlik:

Metritis ile besleme arasındaki ilişkiyi ele alırken doğru beslemenin bir “koruyucu hekimlik” hizmeti olduğunu unutmayalım.

Yukarıda açıklamaya çalışılanları özetlersek; besleme ile metritis ilişkisi hipokalsemi, enerji yetmezliği, iz mineral, vitamin, aminoasit eksiklikleri ile paralellik gösterir. Öyleyse; kuru dönem ve geçiş dönemi beslemesine özen göstermeliyiz. Özellikle geçiş döneminde selenyum, E vitamini, çinko, bakır gibi destekleri ve ek olarak ve betakaroteni ihmal etmemeliyiz.

Kuru dönemdeki ineklerin yemlik mesafesi mutlaka laktasyondaki ineklerin yemlik mesafesinden daha fazla olmalıdır. Bu genişlik 76 cm’den daha az olmamalıdır.

Şişman ineklerin doğumdan sonra sorunlar çıkaracağı akılda tutulmalıdır. Kuru dönemde laktasyonda verilen yem katkıları verilmemeli, kuru dönem için hazırlanmış yem katkıları verilmelidir.

Geçiş döneminde esansiyel aminoasitlerin, özellikle, metiyonin desteklerinin verilmesi doğum sonrası için büyük yararlar sağlayacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.