İNSANLARI KÜÇÜCÜK BEYNİYLE AŞAĞILAMAYA ÇALIŞAN TİPLER

İnsanoğlu şükretmeyi bilmez...

Ya da bilir de o an için şükür çok geçerli oluyor.

Nedense bu şükretmeler zaman aşımına uğruyor..

Hastalanırız hastaneye gideriz ya da bir yakınımızın hastalığı için acile gideriz.

O an için hayat ve durum üzerimize üzerimize gelir... Bütün hayatımızı gözden geçiririz.

Şükretmeye başlarız ham dolsun deriz... İki günlük dünya deriz kimseyi üzmemeye değmez deriz...

Zaman kaç günse o sıkıntılı süreç, işte o kadar gün boyunca ölür ölür diriliriz.

Yapılan iyiliği unuturuz...

Bize adeta ders veren olayları unuturuz...

En güzel sözlerden biri de  benimde çok sevdiğim..

İKİ GÜNLÜK DÜNYA BİR BİRİMİZİ ÜZMEYE DEĞMEZ

Geçenlerde sosyal medyada çok güzel bir yazı okudum ve alıntı yapmak istiyorum..

Okuduktan sonra sanırsam ne demek istediğimi çok daha anlamış olacaksınız...

Öldükten yaklaşık 30 dakika içerisinde vücutta refleks diye bir şey kalmıyor.

Gevşeyen kaslar dolayısıyla ağız ve göz kapakları açık kalıyor. Boşaltım sistemi tamamen gevşiyor, idrar akıntısı oluşuyor.

Ölümün gerçekleşmesinden 24 saat sonra vücut çürümeye başlıyor. Solunumun durması bakteriler için işaret oluyor ve çalışmaya başlıyorlar.

İlk çürüyen organlar ise göz, beyin, mide ve bağırsaklar.

Ceset şişman ise daha çabuk çürürken, tuzlu suda boğulanlar daha geç çürüyor.

En geç çürüyen kısımlar ise kalp, mesane, böbrek .

İlk çürüyen yer olan mide ve bağırsaklarda bakteriler yoğun çalıştıkları için hızla gaz ortaya çıkıyor. Bu gaz, karın bölgesinin şişmesine sebep oluyor. Derinin üstü yanık gibi su toplarken, vücutta biriken sülfür yüzünden renk siyaha dönmeye başlıyor.

Günden güne şişen karın patlıyor ve göğüs çöküyor. Bu olay mezar üstünden duyulabilecek kadar sesli olabiliyor.

Ortalama 4 yıl sonra insan tamamen kemik haline dönüşüyor.

Güzelliğin, yakışıklılığın, zenginliğin, kibrin, malın mülkün, makamın mevkin nerede?Yeryüzünde kasıntı bir şekilde gezen, küçük dağları ben yarattım egosuna sahip olan, insanları küçücük beyniyle aşağılamaya çalışan, hayatı statü ve dünyada kazanacağı geçici başarılara odaklayan her o kibirlinin sonu budur.

Paranın satın aldığı insanların sonu budur. Mevkiye gelmek için karakterini satan, çevresini ezen, zulme uğrayan insanların üzerine basarak bir şeyler elde etmeye çalışanların sonu budur.

Güzelliğiyle, hayatı boyunca makyaj/süse adanan, cildi kurumasın diye her gün özenle kremlenip yumuşatılan bedenin sonu budur.

Hayatını fitness salonlarında ayna karşısında kaslarına bakarak geçiren, tek hedefi vücut büyütüp bununla Instagrama fotoğraf atan kişilerin de sonu budur.

Çalışın, başarılı olun, insanlığa fayda verin ama hayatı büyütmeyin. Kendinizi büyütmeyin. Zira elimizde yaptığımız erdemlerden ve amellerden başka bir şey kalmaycak...

Allah Hepimize Hayırlı Ömürler Verip Ölümümüzü de Hayırlı Eylesin.

Vesselâm. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum